Salı 22 Mayıs 2012 - 13:40

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۱۰

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Güçlünün Degil Haklinin Sözü

     
      .Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)
    Yüce Allah'in ‘Adil' sifati tüm yasamimizin, insan haklarinin ve Islam ahlakinin en önde gelen kurallarindandir. Bundan dolayi her hangi bir durumda ve insan iliskilerinde vazgeçilmez kural olarak, haklinin kabul görmesi karsimiza çikmaktadir. Bunun tam tersi olan, güçlünün kabul gördügü topluluklarda ise; kavga, terör, aile içi siddet, hatta sosyal patlamalar yasanmaktadir.

     Aile içinde adalet
    Toplum olarak, istemeden bilinçaltimiza yerlesen bir kural olan, aile içinde erkek egemenligini veya halkin deyimiyle kazak erkek modelini, bazi erkekler bilinçli olarak bu rolü üstlenirken, bazilari da çocuklarina karsiotorite kurmak için, evlerinde bu karakteri sergilemeye kendilerini zorlarlar. Evin reisi olarak kabul gören babalar, kendilerini bu unvana adapte edebilmek için, kendi içlerinde yasamadiklari bu duygulari, istemeden ailelerine yasatma çabasini gösterebilirler.

   Söz büyügündür anlayisi her zaman geçerli olmayabilir. Bilgi çagini yasadigimiz günümüzde, gençlerin çok kolay kavradiklari yenilikleri, anne babalar hemen algilayamayabiliyorlar. Bundan dolayi aileler arasinda istemeden kopukluklar yasanabiliyor. Tüm bu aile içi yasanan kusak çatismalarini önleyebilmemiz için, güçlünün degil haklinin sözünün geçmesi kuralini, bazi ailelerin benimsemeleri gerekiyor.

     Esler arasindaki adalet
    Kadinin saçi uzun akli kisa mantigiyla aile kuran erkekler, evliliklerinin daha en basinda olumsuzluklara ve kopuk aile ortamlarina zemin hazirlarlar. Bu kopuk aile modeli ise, kendi egolari ve gururlari sayesinde sadece esleri degil, dogacak çocuklarinin da tüm hayatini etkileyeceginin henüz farkinda degildirler.
    Diger yandan, hakliyi ön planda tutan babalar ise, mutlu aile olabilmenin kurallarini en basinda insa ederek, hem kendileri, hem de aileleri için huzuru ve güveni yakalayabilmektedirler. Uyumlu olmanin basi istisare yapmaktir. Bu istisareler ise, küçük büyük demeden, aile içinde sikça yapilan toplantilarla olmalidir.

     Hz. Muhammed (saa)'in örnek adaleti
    Peygamberimiz Hz. Muhammed (saa) yasadigi dönem boyunca farkli irktan halklara karsi, adaletle davranmistir. Insanlarin irklari nedeniyle farkli muamele görmesini her zaman siddetle elestirmis ve karsi çikmistir.
    Bundan 1400 yil önce Peygamberimiz Hz. Muhammed (saa) araciligiyla insanlara bir rahmet olarak gönderilen Kuran'da, dönemin tüm ilkel mantiklarini ortadan kaldirilmis, tüm insanlarin, rengi, irki, dili ne olursa olsun esit oldugu bildirilmistir. Peygamberimiz (saa) insanlari irka ve renge göre degerlendirme anlayisinin basitligi üzerinde durmustur. Son konusmasi olan Veda Hutbesinde Arap toplumuna ve tüm insanliga hitaben söyle söylemistir:

   Soylarla övünülmez. Araplar, Arap olduklarindan Acemlerden; Acemler de, Acem olduklarindan Araplardan üstün sayilamazlar. Çünkü Allah Katinda en yüce olaniniz, ona karsi gelmekten en fazla kaçinaniniz (en takvaliniz)dir. Hz. Muhammed (saa)

    Peygamberimiz (saa)'in, Allah'in insanlari yoktan var ettigini, herkesin esit olarak yaratildigini ve herkesin Allah Katinda tek basina, yalin bir sekilde hesaba çekilecegini, bu nedenle kisilerin soylarina ya da cinsiyetine bakarak, bir üstünlük arayisi içerisinde olmalarinin, çok büyük bir yanlis oldugunu da açiklamistir.

    Peygamberimiz (saa)'den önce yasanan devire cahiliye devri deniyor. Bu devirde kadinlar köle gibi alip satilirken, küçük kizlar diri-diri topraga gömülürken, Peygamberimiz cenneti kadinin ayaginin altinda oldugunun müjdesini vererek, kadinlari hak ettikleri yere getirmistir.

   

Total Visit: 345
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.