Müslümanlar arasında, muharrem ayı âdabı ve âyinleri özel bir konuma ve değere sahiptir. Bu ayın 10. gününde yani Aşura gününde hak ve islamın hakikati yolunda şehitlerin serveri hz. İmam Hüseyin -İbni Ali -as- şehit edildiler. Hz. Peygamber efendimiz -sav-in torununun başlattığı hareket, tarih boyunca tüm Müslümanlar ve hür insanlar tarafından sürdürülmekte olup, her yıl muharrem ayında, hz. İmam Hüseyin'in -as- anısına, matemler tutulur, ağıtlar yakılır. Gilan eyaletinde de, İran'ın başka eyaletlerinde olduğu gibi, bu ayda, hz. İmam Hüseyin İbni Ali -as- ve 72 vefalı yarenlerinin şehadeti nedeniyle özel âyinler düzenlenmektedir. Muharrem ayının başlamasıyla birlikte şehrin her köşesinde matem rüzgarları eser, camiler ve dergâhların yeşil ve matemi simgeleyen siyah kumaşlarla kaplanır, sokaklara siyah bayraklar asılır, ve halk siyah giymeyi kendine görev bilir. Mahalle gençleri de toplanıp, gruplar halinde ağıtlar yakar ve Aşura gününün hedefini yaşatırlar. Mersiye okumak, matem gruplar oluşturmak ve taziye okumak bu ayda düzenlenen âyinlerin başında gelmektedir. Mersiye daha çok camilerde okunmaktadır. Tabi dergâhlarda veya hüseyniyelerde hatta bazı evlerde adak sebebiyle de ağıtlar yakılır. Gilan'ın büyük şehirlerinden sayılan Reşt'te esnaflar tarafından pazarın büyük hanları bu merasim için hazırlanır. Bu âyin özellikle muharrem ayının ilk 10 gününde ve daha çok hz. Muhammed'in -sav- torunları için yapılmaktadır. Bu toplulukların hâtibi daha çok yerel ruhaniler olup, mersiye okumanın yanı sıra toplumsal sorunlar ve problemleri için halktan yardım istemektedirler. Okunan ağıtlarda hz. İmam Hüseyin'in -as- hür düşünceleri ve eşsiz cesareti anlatılmaktadır. Seyyid-üş Şüheda'nın inkılabçı ruhu, gençleri onun yolunu izlemeye teşvik etmektedir. Hz. İmam Hüseyin İbni Ali'nin -as- hâmasi ruhunda etkilenen İran halkı, dünya istikbarın himayesinde olan zalim pehlevi rejimin aleyhine ayaklanarak, İslam inkılabını zafere ulaştırdılar. Dünya emperyalizmi tarafından desteklenen Irak'ın, İran'a karşı yıkıcı savaşı sırasında da İmam Hüseyin'in -as- islam'ın yolunda gösterdiği fedakârlıkları örnek alan İran halkı, mütecavizler karşısında sergiledikleri cesaretleriyle onları büyük yenilgilere uğrattılar. Matem grupları oluşması ve bu grupların sokaklarda yürüyüşler düzenlemeleri, hareket etmeleri, muharrem ayının en belirgin merasimidir. Bu yaslı cemaat, Müslümanların muazzam vahdetinin ve düşmanlara karşı nasıl saf aldıklarının en mükemmel bir göstergesidir. Matem gruplarının belirli güzergahları vardır ve genelde çok sayıda kadın ve erkek tarafından da eşlik edilir. Hareket sırasında iki grubun karşılaşmaları halinde birbirlerine karşı özel saygı gösterisinde bulunarak bir diğerine yol verirler. Cemaatin en çok toplandıkları yer imamzadeler ve türbelerdir. Bu gruplara davul, borazan ve harekete ritim veren çalpara eşlik eder. Gilan'ın şehirleri ve köylerinde matem gruplarının en yaygın ve en eski tarzı "sine zeni" gruplarıdır. Bu gruplar bazen toplu olarak, bazen de düzgün iki sıra şeklinde hareket etmekte olup, ağıt yakanlar da onlara eşlik ederler. Hareket sırasında, ak sakallılar ve yaşlılar kendilerine duyulan saygıdan dolayı, grubun önünde, bayanlar ise sine zen topluluğun arkasında yer alırlar. Aşura'nın gecesi "Şam-ı Gariban" yani "garibanların gecesi" diye adlandırılır. Bu gecede, Hz. Muhammed -sav-in mutahhar ehli beytinin esaretinin nasıl olduğu ve onların nelere katlandığı bildirilmektedir. Gilan'da da İran'ın başka eyaletleri gibi Aşura günün öğlen ezanında, hz. İmam Hüseyin'in şehadeti dolaysıyla devam eden matemler ve ağıtlar susup, Şam-ı Gariban'da tekrar başlamaktadır. Yalnız bir fakla, öğlene kadar okunan ağıtlar sürekli hz. İmam Hüseyin'in cesaretini ve savaşçı ruhunu anlatmakta olup, matemli gruplar daha coşkulu hareket ederler, ama Şam-ı Garibanda, artık bayrak taşımazlar, fakat daha küçük gruplar halinde ellerindeki mumlarla daha mahzun mersiyeler okuyarak yürürler. Bu küçük gruplar hareket esnasında sırasıyla bağdaş kurup, mersiyelerin nakarat bölümünü hep birlikte söylerler. Muharrem ayındaki matem merasimine bu aydan sonraki safer ayın 28. gününe kadar yani Peygamber efendimizin -sav- ve hz. İmam Hasan İbni Ali as'nın şehadet gününe kadar, camilerde mersiyeler okunarak, devam edilir. Bu dönemde mersiye okumanın yanı sıra sinezeni grupları da oluşturulur ve adağı olanlar camilerde yemek, helva, şerbet ve hurma dağıtırlar. Muharrem ve Safer aylarında Gilan'da düğün yapılmaz. Maten ayinlerinin en ilginç, ve en eski olanı tiyatro biçiminde oynanan ve aşura olayını anlatan "taziye" merasimidir. |