Gilan Yöresinin Gelenekleri -2 11-10-2007 İran'ın kuzeyinde bulunan Gilan bölgesinde eski zamandan beri ipek sanayi için ipek böceği yetiştiriliyor. Yerli halkın birbirine verdiği desteklerden bir başkası ise,yöresel değişiyle "kaj çini" yani ipek koza toplamasıdır. İpek böceği yumurtası belirli dönem ve özel şartlar altında yetişmekte, belirli dönemler arasında uyuyup, uyanmakta, yapraklardan beslenerek gelişmekte ve kozasını örnektedir. Bu kozalar belirli zamanda toplanıp, güneş veya fabrikadaki özel sistemler yardımıyla kurutulup, böcekler öldürülüyor. Bu işlem geciktiği takdirde, böcek kelebeğe dönüşerek, kozayı delip, ipek telini zedeler. İpek böceği yetiştirenler kozaları toplamak amacıyla belirli günlerde eş dostu çağırıp, onları ağırlayarak, onlardan yardım istemekte. Bu arada çağrılanlar ise koza sahiplerinin yardımına koşup, heyecan ve mutluluk içinde işlerini bitirirler. Gilan köy halkının diğer yardımlaşma örneklerinden, çiftçilerin yetiştirdiği ineklerin sütü, köy halkının ihtiyaçlarını gidermeyecek kadar az olduğu zamanda görmekteyiz. Bu çiftçiler sağdıkları günlük sütü birbirlerine sırayla borç vererek, tüm köy halkının yoğurt, tereyağı gibi süt mamülleri ihtiyaçlarını gidermekteler. Yöre halkının birbirlerine verdikleri destek, söylenen örneklerle kısıtlanmamakta bu yardımlaşmayı ev yapımı ve düğün merasimi gibi başka alanlarda da görülmekte. Genel olarak Gilan köy halkının hayatındaki en büyük iki etken zaman ve ortak iş gücüdür ve bu bölgede genelde yapılacak olan işler en kısa zamanda bitirilmeli. Bu yüzden uyum içinde çalışan insanlar, verimliliği arttırmaktalar. Evlilik merasiminde yapılan yardımlardan söz açılmışken, düğün geleneklerine değinmek de yerinde olacaktır... Aile insanlık toplumunun temelidir, evlilik ise bir ailenin doğuşunu ve topluma yeni ekip katılma olayıdır. Bu sebepten dolayı iki insanın birleşmesi ve aile kurması dünyanın her yerinde özel saygı ve önem taşımaktadır. Gilan köy ve hatta küçük şehirleri ekime uygun bir yapıya sahip olduğundan dolayı tüm halk, kadın ve erkek, gün boyunca omuz omuza verip, tarlalarda birlikte çalışmaktalar. Gilan bölgesinde bulunan köy ve kasabalarda, büyük şehirlerin tam tersine, genelde düğüne tüm köy halkı davetlidirler. Evlenmenin ilk ve en önemli aşaması eş seçimidir. Bu nedenden dolayı genelde eşler bu karşılaşmalarda, nevruz gibi bayram merasiminde veya düğünlerde beğeniliyor. Eş seçiminde, damat adayı esas role sahiptir. Anne, babalar ise çocuklarına bu konuda belirleyici olaraktan daha çok, danışman ve onaylayan kişiler olarak görev yapmaktadırlar. Yardımlaşma konusunda da değindiğimiz gibi, Gilan'da özellikle köy bölgelerinde evlilik merasiminin en ilginç konularından biri iki ailenin birleşmesi olayında onların birbirine yaptıkları yardımlaşmadır. Bu olay dikkate alındığında, aileler arasında yapılan alış verişler, hediye adı altında yapıldığı halde, yeni gelin ve damada yardım amacıyla yapıldığı ve bu konuda değişik dayanışmalar görünmektedir. Damat adayı, erkeklere ait görevler olan çeltiklik, çeltik ve buğday biçmesinde çatı tamirinde, ziraat, besicilik, ipek böceği yetiştirmesi ve bunlara benzer işlerde mustakbel kayın pederlerine yardım etmektedirler. Gelin adayı ise damat ailesine yardım etme geleneğini çelteklik ve çay toplama gibi alanlarda ve genelde kız arkadaşlarıyla birlikte yerine getirmektedir. Bu yardımlaşma çok neşeli bir atmosferde yapılıp, geline verilen bir hediyeyle son bulmaktadır. Gilan'da halk arasındaki dayanışmanın başka bir örneği, düğün merasimi için odun toplamaktır. Çoğu zaman damat ve arkadaşları binek hayvanları yanlarına alarak, odun toplamak için orman yolunu alırlar. Odunların bir kısmı gelin evine ve gerisi damat evine gönderiliyor. Dağlık bölgelerde birbiriyle eletişim ve dayanışma halinde olan köy ve kasabalar halkı odun toplama işleminde birbirlerine yardım etmekteler. Binek hayvanların boynuna asılan çıngırakların sesi ormandan dönüşlerini haber vererek, köyde ayrı bir mutluluk ve neşe havası yaratmakta. Düğünde kadınlara has işlerden pirinç ayıklamak gibi iki ailenin tüm kadınları akraba ve komşular yardımıyla yapılmaktadır. Eş adayı belirlenip, büyükler tarafından onaylandıktan sonra görücülük merasimi resmen büyükler ve ak sakallılar tarafından yapılmaktadır. Bu merasimde düğün tarihi ve ilgili işleri konusunda kararlar alınır. Nikah merasim malzemeleri yani Kur'an, ayna ve şamdan, çeşitli tatlı ve şeker, gelinlik ve gelin ayakkabısı, neşeli bir atmosferde, yöresel muzik eşliğinde gelin evine götürülür. Nikah hutbesi okunduktan sonra, gelin evinde damat ailesini daha iyi tanımak amacıyla bir davet düzenlenir. Nikah ve düğün töreni arasındaki zaman diliminde gelin ailesi çeyiz hazırlıkları yapmakta, milli ve mezhebi bayramlarda aileler birbirlerine hediye göndermekteler. Düğünden bir gece önce düzenlenen Kına gecesi, en önemli merasimlerden biri olup, Gilan'daki köy ve kentleri arasında az farkla yapılmaktadır. Mutluluğun en büyük simgesi kına yakmaktır, bu yüzden matemlerde kına yakmaktan sakınılır, ama birinin matemine son vermek istenildiğinde ona kına götürülür. Kına gecesinde, büyük bir tepsi içinde, tatlı kına ve mum konulup, gelin ile damadın el ve ayaklarına kına yakılır. Bu gelenek neşe ve sevinç içinde icra olunup, yine aynı hava içinde son bulur. En son sıra en heyecanlı bölüme, yani gelini damat evine yolcu etmeye gelir. Bu arada tüm mahallede yöresel muzik sesi dinlenmekte, gerçi günümüzde Gilan kentlerinde araba kornaları bu güzel muziğin yerini almaktadır, ama çoğu köylerde hala gelin eski geleneklere göre damat evine gider. Gelinin damat evine gitmesi çok sayıda geleneğe ve göreneğe göre yapılır, ve her sefer damat ailesi gelini bir hediye ile karşılar. |