Salı 22 Mayıs 2012 - 13:39

الثلاثاء ٢ رجب ١٤٣٣

سه شنبه ۲ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۰۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Gerçek Zühd

          

   Amr Ibn-i As'in Abdullah ve Muhammed adlarinda iki oglu vardi. Bunlardan birisi tipki babasina çekmisti; dünya malina, mevki ve makama tapardi. Amr Ibn-i As Muaviye ve Hz. Ali (a.s) hususunda ogullariyla mesverette bulundugunda Abdullah "Ali'yi destekle, o hak üzeredir" der, Muhammed ise "Ali'den hayir yok, iyisi sen Muaviye'den yana çik" diye tavsiyede bulunurdu ona.

   Abdullah'in ibadete asiri düskünlügü vardi. Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) döneminde Abdullah bir gün peygamberle yolda karsilasti; Hz. Resulullah (s.a.a) "Abdullah" buyurdular "Senin geceleri sabaha kadar ibadetle geçirdigini, gündüzleri de hep oruçlu oldugunu söylediler bana, ne dersin?" Abdullah " Evet ya Resulullah, dogru söylemisler, öyledir" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.a) "Ama ben böyle yapmiyorum, bunu kabul etmiyorum, dogru degildir." buyurdular.

   Toplum kimi zaman da zühde kayar ve bu boyuta asiri temayül gösterir. Evet, zühdün Islami degerlerden biri oldugunda süphe yok, son derece faydali ve fevkalade müsbet etkileri bulunan bir deger oldugu da su götürmez bir gerçek... Bir toplumun, bu degere sahip olmaksizin saadete kavusmasi, ya da bu degeri tasimaksizin Islami bir toplum sayilabilmesi mümkün degildir. Ancak, bizzat bu deger de kimi zaman bütün toplumu her seyiyle kendisine müteveccih kilarak diger bütün degerleri unutturmakta ve her seyi kendisine münhasir kilip kendisinden baska hiçbir degere hayat sansi taninmamasina sebep olabilmektedir. Takvada asiriya kaçmanin bir neticesidir bu.



Total Visit: 289
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.