Cuma 25 Temmuz 2014 - 09:39

الجمعة ٢٨ رمضان ١٤٣٥

جمعه ۳ مرداد ۱۳۹۳ - ۱۱:۰۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    


GÜNLÜK NAMAZLARDAN SONRA OKUNAN DUÂLAR [1]

Misbah-ul Müteheccid ve diğer duâ kitaplarında şöyle naklolunmuştur: Namazın selamından sonra üç defa elleri kulakların hizasına kadar kaldırıp “Allah-u Ekber” dedikten sonra şöyle de:

Allah'tan başka ilah yoktur, yegane mabut Odur ve biz Onun hükümlerine teslimiz. Allah'tan başka tapılacak ilah yoktur, sadece Ona ibadet ederiz, itaatimiz ihlasla Onadır, müşrikler istemeseler bile. Allah'tan başka tapılacak îlah yoktur, O bizim Rabbimiz ve atalarımızın Rabbidir. Allah'tan başka ilah yoktur. O birdir, O birdir, O birdir; ahdine vefâ etti, kuluna yardım etti, ordusuna izzet ve zafer verdi, tek başına düşmanları bozguna uğrattı.

Bütün mülk, saltanat ve tüm övgüler Ona mahsustur. Diriltir ve öldürür, öldürür de diriltir; O, diridir, hiç bir zaman ölmez. Her hayır Onun elindedir ve O her şeye kadirdir.

Sonra şöyle de: Allah'tan mağfiret talep ediyorum; O Allah'tan ki Ondan başka ilah yoktur; diridir ve her şey Onunla varlığını sürdürebilmektedir ve ben tövbe ederek Ona yöneliyorum.

Sonra şöyle duâ et: Allah'ım! Bana kendi katından bir hidayet ver. Kendi lütuf ve ihsanını bana ulaştır. Rahmet kapını üzerime aç. Bereketini bana indir; Sen her şeyden münezzehsin. Senden başka tapılacak bir ilah yoktur. Allah'ım; tüm günahlarımı bağışla, çünkü Senden başka tüm günahlarımı bağışlayacak kimse yoktur.

Allah'ım; Senin ilminin kuşattığı her hayırdan talep ediyorum, Senin ilminin ihata ettiği her şerden sana sığınıyorum.

Allah'ım; tüm işlerimde Senden afiyet diliyorum. Dünyada zilletten ve ahiret azabından sana sığınıyorum. Dünya ve ahiret şerrinden ve tüm ağrıların şerrinden ve senin gücüne boyun eğen her canlının şerrinden senin keremli yüzünün nuruna, her şeye galebe eden izzetine ve hiç bir şeyin boyun kaçıramayacağı kudretine sığınıyorum. Gerçekten benim Rabbim doğru yol üzeredir (kullarına adaletle muamele edendir.) Yüce ve azamet sahibi olan Allah'tan başka güç ve kudret sahibi yoktur. Ölmeyen diriye tevekkül ettim. Hamt, kendine evlat edinmeyen, mülk ve saltanatında ortağı olmayan, zillet ve zââftan dolayı kimseyi dost edinmeyen (yardımcıya ihtiyacı olmayan) Allah'a mahsustur. Onu büyüklükle an ve yücelt.

Hz. Zehra'nın (s.a) tesbihini yerine getirdikten sonra olduğun yerden kalkmadan on defa şöyle de:

Şahadet ederim ki, bir ve tek olan Allah'tan başka tapılacak bir mabut yoktur. Ortağı yoktur, yegane mabut Odur; birdir; ihtiyaçsızdır; kendisine ne eş edinmiştir ve ne de evlat.

On defa okunması vurgulanan bu zikrin çok faziletli olduğu rivayet olunmuştur; özellikle, sabah ve akşam namazından sonra ve güneş doğarken ve batarken okunması tavsiye edilmiştir.

Sonra şöyle devam et:

Allah'ı tesbih ederim o zamana kadar ki alemde bir şey Onu tesbih eder, Allah'ın kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve Onun keremli yüzüne ve zatının azamet, ve celalına uygun olan biçimde.

Allah'a Hamt ederim o zamana kadar ki alemde bir şey Onu hamt eder, Allah'ın kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve Onun keremli yüzüne ve zatının azamet, ve celaline uygun olan biçimde.

Allah'tan başka tapılacak bir mabut yoktur. o zamana kadar ki alemde bir şey Onu böylece anar, Allah'ın kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve Onun keremli yüzüne ve zatının azamet, ve celaline uygun olan biçimde.

Allah büyüktür; o zamana kadar ki alemde bir şey Onu böylece anar. Onun kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve keremli yüzüne ve zatının azamet, ve celaline uygun olan biçimde.

Allah her eksiklikten münezzehtir. Hamt Allah'a mahsustur. Ondan başka bir ilah yoktur. Allah büyüktür. Bana ve mahlukatından bu anda mevcut olana ve kıyamete kadar varolacaklara verdiği her bir nimet karşısında Onu böylece anarım.

Allah'ım Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine özel rahmetinle rahmet et. Senden ümit ettiğim ve ümit etmediğim her hayrı senden talep ediyorum. Korktuğum ve korkmadığım her şeyin şerrinden sana sığınıyorum.

Sonra, Fatiha suresini, Ayet-el Kürsü'yü ve Âl-i İmran suresinin 18 ve 19. ayetlerini oku. Âl-i İmran suresinin 18 ve 19. ayetlerinin meali şöyledir:

"Allah, adalet ve hak üzere, kendinden başka ibadete müstahak bir varlık olmadığını delillerle açıkladı. Meleklerle ilim sahipleri de adalete ve hak üzere buna şahadet verdiler. Ondan başka bir ilah yoktur. O galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir."

"Doğrusu Allah katında makbul olan din, İslam'dır. Kendilerine kitap verilen Hıristiyan ve Yahudiler hakikati bildikten sonra, aralarındaki haset ve ihtirastan dolayı İslam dini hakkında ihtilafa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkâr ederse şüphe yok ki Allah onun cezasını vermekte çok çabuk hesap görücüdür."

Sonra Âl-i İmran suresinin 26 ve 27. ayeti okunur. Bu ayetlerin tercümesi şöyledir:

"Ey mülkün sahibi Allah! Sen dilediğine mülk verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini de zelil edersin, hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye kadirsin. Geceyi gündüze sokarsın ve gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarısın, dilediğine de sayısız rızık verirsin."

Sonra A'raf suresinin 54-55 ve 56'ıncı ayetleri okunur. Bu ayetlerin tercemesi şöyledir:

"Muhakkak Rabbiniz O Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde (altı zaman ve dönemde) yarattı. Sonra arşı (varlık alemini) istila etti (hükmü altına aldı). Allah gündüzü gece ile örter ve süratle gece gündüzü kovalar. Güneşi, ayı ve yıldızları kendi emrine bağlı kıldı. Biliniz ki hem yaratmak, hem de emretmek Ona mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne kadar yüce ve bol bereket sahibidir."

"Rabbi'nize yalvararak ve gizlice duâ edin. Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez." "Yeryüzü (iman ve adaletle) ıslah ettikten sonra orada fesat çıkarmayın ve Allah'ı, hem korku hem de ümitle çağırın. Muhakkak ki iyilik yapanlara Allah'ın rahmeti pek yakındır."

Sonra üç defa şöyle de:

"İzzet sahibi olan Rabbin onların (müşriklerin) nitelendirmesinden münezzehtir. Bütün peygamberlere selam olsun. Alemlerin Rabbı olan Allah'a da Hamt olsun."

Sonra üç defa şu duâyı oku:

“Allah'ım; Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine özel rahmetinle rahmet et. İşimde bir kolaylık ve kurtuluş yolu nasip eyle. Umduğum ve ummadığım yerden bana rızık ver.”

Bu duâyı Cebrail aleyhisselam, Hz. Yusuf aleyhisselam'a hapisdeyken öğretmiştir

Ve yine her namazdan sonra şu duâyı oku:

Allah'ım; bu benim namazımdır, Senin buna ihtiyacın ve rağbetin var diye kılmadım. Sadece sana tazim, itaat, ve emrine icabet etmiş olmak için kıldım. Allah'ım; eğer kıldığım bu namazın rüku ve secdelerinde noksanlık veya halel varsa, ondan dolayı beni hesaba çekme, kabul eyle ve mağfiretinle bana lütuf ve ihsanda bulun.

Sabah namazInDan sonra Okunan Dua

Sabah ve akşam namazından sonra okunan duâ:

Allah'ım, Muhammed ve Ehl-i Beyt'inin hürmetine senden istiyorum ki Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine özel rahmetinle rahmet et, gözümde ışık, dinimde basiret, kalbimde yakin, amelimde ihlas, bedenimde sıhhat nasip eyle ve beni yaşattığın müddetçe sana şükür etmeğe muvaffak kıl.

Allah'ın adıyla, Allah'ın salat ve rahmeti Muhammed ve Ehl-i Beyt'inin üzerine olsun.

“Ben işimi Allah'a bırakıyorum, muhakkak ki, Allah kulların bütün yaptıklarını görendir. Nihayet Allah onu, onların (Firavun'un taraftarlarının hilesinden) korudu.

Senden başka hiç bir ilah yoktur, Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben nefsime zülmedenlerden oldum. Biz de duâsını kabul ettik, kendisini kederden kurtardık. İşte biz müminleri böyle kurtarırız.

Bize Allah yeter, ve ne güzel vekildir O. (Buna inananlar) kendilerine hiç bir keder dokunmaksızın Allah'tan bir nimet ve kazançla döndüler. Allah'ın dediği olur. Bütün güç ve kuvvet yalnız Allah'tandır.”

Allah'ın dediği olur, halkın dediği değil. Allah'ın dediği olur, halk hoşlanmasa bile.

Kullar yerine Rabbim bana yeter;Yaratıklar yerine Yaratıcı bana yeter; Rızka muhtaç olanlar yerine rızık veren bana yeter; Alemlerin Rabbi olan Allah bana yeter; Bana yeten Allah, ezelden beri bana yeten var oluşumdan beri bana yeten kimse yine de bana yeter. Kendisinden başka bir ilah olmayan Allah bana yeter. Onu kendime sahip biliyorum ; O büyük arşın sahibidir.

ÖğLE NAMAZINDan Sonra Okunan Dua

Azim ve Halim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Arşın Rabbi olan Kerim Allah'tan başka ilah yoktur. Tüm övgüler âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

Allah'ım; senden rahmet ve mağfiretine sebep olan şeyleri, her hayırdan faydalanmayı ve her günahtan korunmayı istiyorum.

Allah'ım; benim için, affetmediğin günah, sevince çevirmediğin keder, iyileştirmediğin hastalık, örtmediğin kusur, yüzüme açmadığın rızık kapısı, amana çevirmediğin korku, ve uzaklaştırmadığın fenalık bırakma. Allah'ım! Yararıma olan ve senin de rızana uygun olan her hacetimi yerine getir, ey merhametlilerin en merhametlisi. Duâmı kabul buyur, ey âlemlerin Rabbi!

Peşinden on defa şöyle de:

Benim koruyucum Allah'tır. Allah'a güveniyorum ve Allah'a tevekkül ediyorum.

Sonra şöyle de:

Allah'ım; eğer günahlarım büyükse, Sen her şeyden daha büyüksün (senin affın günahlarımdan büyüktür). Eğer gevşekliğim çoksa Sen rahmetin daha çoktur; ve eğer cimrilikte ısrar ediyorsam Senin bahşişin sonsuzdur.

Allah'ım! Büyük günahlarımı, kendi affının büyüklüğüne ve gevşekliğimin çokluğunu aşikâr olan keremine bağışla. Allah'ım! Cimriliğimi bahşişinin üstünlüğü ile benden gider. Allah'ım! Bütün nimetlerimiz Sendendir. Senden başka tapılacak bir mabut yoktur. Senden mağfiret talep ediyorum ve tövbe ederek sana yöneliyorum.

İKİNDİ NAMAZINDan Sonra Okunan Dua

Allah'tan bağışlanma diliyorum; Ondan başka ilah yoktur, diridir, her şey onunla kâimdir, Rahman ve Rahimdir, celal ve ikram sahibidir. Allah'ım! Acizane Senden istiyorum ki, bu aciz, zelil, fakir, perişan, miskin, düşkün, sana sığınan, kendisi için hiç bir fayda elde etmek ve hiç bir zararı önlemek gücüne sahip olmayan, ölüm, hayat ve tekrar dirilmek ihtiyar ve iradesinin dışında olan şu kulunun tövbesini kabul buyur.

Sonra şu duâyı oku:

Allah'ım! Doymayan nefisten, huşu etmeyen kalpten, faydası olmayan ilimden, yükselmeyen (kabul olunmayan) namazdan, ve icabete ulaşmayan duâdan sana sığınıyorum. Allah'ım; senden, zorluktan sonra kolaylık, kederden sonra ferahlık ve sıkıntıdan sonra bolluk talep ediyorum. Allah'ım; elimizde bulunan her nimet sendendir. Senden başka tapılacak bir mabut yoktur. istiğfar ve tövbe ederek sana yöneliyorum.

AKŞAM NAMAZINDan Sonra Okunan Dua

Allah'ım; senden rahmet ve mağfiretine sebep olan şeyleri, her türlü bela ve ateşten kurtuluşu, cennetine ulaşmayı, selam yurdunda (katındaki cennette) hoşnutluğunu ve peygamberin Hz. Muhammed'e (ona ve Ehl-i Beyt'ine selam olsun) komşu olmayı diliyorum. Allah'ım; Bizdeki her nimet sendendir. Senden başka bir ilah yoktur. İstiğfar ve tövbe ederek sana yöneliyorum.

YATSI NAMAZINDan Sonra Okunan Dua

Allah'ım! Rızkımın nerde olduğunu bilmiyorum. Ancak, kalbimden geçenlere göre rızıkımın peşindeyim. Rızık elde etmek için şehirleri dolaşıyorum. Peşinde dolaştığım şey hususunda şaşkın bir şahıs gibiyim. Bilmiyorum rızkım, çölde midir, dağda mıdır, yerde midir, gökte midir, karada mıdır, denizde midir, kimin elindedir ve kimin yanındadır?

Ama şunu biliyorum ki, rızkımla ilgili bilgi senin yanındadır, ve rızkımı temin etmek sebepleri senin elindedir. Sensin lütfünle rızıkları taksim eden ve sensin kendi rahmetinle sebepleri var eden.

Allah'ım; Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine özel rahmetinle rahmet et; ey Rabbim; bana vereceğin rızkı bol , onu, elde etmeği kolay et; onu yakın yerden bana ulaştır. Rızık olarak mukadder etmediğin şeyin peşine gitmek zahmetine beni düşürme. Çünkü sen, beni azap etmekten ve zahmete düşürmekten müstağnisin, ben ise senin rahmetine muhtacım. Öyleyse Allah'ım; Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine özel rahmetinle rahmet et ve kendi lütuf ve rahmetinle kuluna bahşişte bulun; muhakkak ki sen sonsuz lütuf ve kerem sahibisin.


[1] -Bu duaları emredilen şekilde yani Arapça olarak okumak gerekir. Ancak okurken anlamlarını bilmek insanın bu dualardaki manevi feyizden daha fazla istifade etmesine yardımcı olur.



Total Visit: 28429
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.