| FELEKİ-Yİ ŞİRVANİ Necmeddîn Ebû’n-Nizâm Muhammed Felekî-yi Şîrvânî, VI/XII. yüz¬yıl son¬larının büyük şairlerindendir. Doğum yeri, Şîrvânşahlarının yer¬leşmiş ol¬dukları Şemâhî şehridir. Felekî, başta astronomi bilimini öğren¬mekle uğraştığı için bu mahlası almıştır. Nitekim tezkire yazarlarının yaz¬dıkla-rına göre, bu alanda ba¬şa¬rılıydı. Şîrvânşahların medhiyecisi olup bunlar arasın¬dan Büyük ha¬kan Menûçihr b. Ferîdûn ve onun oğlu Ahistân’ın çağdaşıydı. Felekî, edebiyat ve şiir ilmini Hâkânî gibi Ebû’l-‘Alâ-i Gencevî’den öğrendi. Buna göre, kendisini Hâkânî’nin üstadı olarak görenler yanılmakta-dırlar. Ölüm tarihi, 587/1191 yılı olarak zikre¬dilmiştir. Felekî’nin Dî¬vân’ın beyit sayısı yedi bin beyte kadar söylenmiştir. Fakat elde mev¬cut olan Dîvân’ı iki bin beyte ulaşmamakta¬dır. Bu şiirlerinden de onun ince hayal ve tatlı sözlü bir şair olduğu ve Şîrvân ve Âzerbaycan’daki çağdaşları¬nın tarzı olan muğlak, anlaşılması zor sözlerden uzak dur¬duğu, sözün açık, akıcı ve kolaylığına eğilim duyduğu anlaşılmaktadır. Şiirleri arasından Şîrvânşâh hap¬sinde söylemiş oldukları, özgün bir le¬tafet ve et¬kiye sa-hiptir. Zira o da Hâkânî gibi Şîrvânşah zindanına düştü ve birkaç sırrı açıkladığı ithamıyla demirparmaklıklar arkasına atıldı. Nihayet so¬nunda padişah onu ba¬ğışladı ve zindandan kurtardı. |