Pazartesi 21 Mayıs 2012 - 17:44

الإثنين ١ رجب ١٤٣٣

دوشنبه ۱ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۹:۱۴

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Evliligin Dünya ve Ahiret Eserleri

                       

Imam Cafer Sadik (a.s) söyle buyuruyor:     

"Ensardan genç bir erkek, Resul-i Ekrem (s.a.a)'in mübarek huzuruna varip kendi yoksullugu için sikâyette bulundu. Resul-i Ekrem derdinin derman bulmasi için Ensardan olan gence; 'Git, evlen!' buyurdu."     

"O vakit Ensardan bir baskasi gence yanasip yavasça; 'Benim de genç ve güzel bir kizim vardir, diye fisildadi. Eger arzu edersen onu seninle evlendirmek isterim.' Bir an evvel Resul-i Ekrem (s.a.a)'in buyrugunu yerine getirmek isteyen genç, sahsina gelen bu teklifi memnuniyetle kabul edip yüce Rahman'in bol rizkina mazhar olanlara katildi. Haberi Resul-i Ekrem'e iletilince de, her kelâmi inciler saçan Allah Resulü diger gençlere de; 'Kendinizi evlilige hazirlayiniz.' diye buyurdu."     

Bir baska hadiste Resulullah (s.a.a) efendimiz söyle buyuruyor:     

Evlenip aile olusturunuz ki, rizkinizin çogalmasina vesiledir.

      Evlilik, vücudun sagligini koruma açisindan, çok önemli bir etkendir. Tipta birçok hastaliklarin, ister bedensel ve ister ruhsal olsun, evlenmemekten kaynaklandigi tespit edilmistir.           

Evliligin ahiret eserlerine gelince; manevî âlemde insanlari tamamen olgunlastiran evlilik, dairesi içerisine aldigi kisileri her türlü fesat ve fuhustan korudugu gibi yüce insaniyet makamina eristirmede de en mühim rolü ifa etmektedir. Baska bir deyisle evlilik, Allah katinda "efdal'ul-ibadet" yani ibadetlerin en güzelidir. Bakiniz bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.a) ne buyurmustur:     

Kim Allah'la bütün günahlardan arinmis, tertemiz bir hâlde mülakat etmek istiyorsa evlenmis ve bir ese sahip hâlde Allah'in huzuruna çikmalidir.     

Görüldügü gibi evlilikte ilâhî felsefe ve ilâhî degerler tahmin edilemeyecek kadar çoktur. Resul-i Ekrem'in (s.a.a) sözlerinden de anlasilacagi üzere, hidayete açilan kapilardan biri evlilikten geçmektedir.     

Hayirli bir akibet, temiz bir kalp ve tam bir iman sahibi olabilmek için evlilik sarttir.     

Evlilikten kaçinanlar iyi insanlar olsalar bile, ahirette evlilerin derecelerine varamazlar.     

Konuyla ilgili kisa bir öyküyü anlatmakta yarar vardir:

     

Besir b. Haris, yasinin bir hayli ilerlemis olmasina ragmen evlenmemisti. Söylentilerin yugun oldugu bir dönemde halktan biri yanina gelip; "Ey Besir, halk hakkinda konusur, seni çekistirip durur olmustur. Bekârligindan dolayi Resul-i Ekrem'in mübarek sünnetini terk ettigini söyleyip dururlar. Simdi vaktidir ki bizleri affedip hakkinda söylenenlerin dogruluguna kanaat gösteresin."

     

Besir onca sözü dinledikten sonra söyle dedi: "Gidiniz Arkamdan konusanlara, müstehap amelleri terk ettigimi ama farz amellerle mesgul oldugumu bildiriniz."     

Zamanla Besir hastalandi ve kisa bir müddet sonra da ebedi âleme irtihal etti. Onu çekistirip arkasindan konusanlar o gün Besir'i rüyalarinda gördüler: "Ey Besir!" diye sordular. "Yüce Allah sana neler bahsetti?" Besir söyle cevap verdi: "Simdi yüce Allah'in benim için verdigi yüksek derecelerdeyim. Ancak, dünyadayken evli olanlarin mevkilerine erismis degilim.!"           

Yüce Allah, evlilikle ilgili olarak söyle buyuruyor:

Yine O'nun (Rabbinizin) delillerindendir ki onda sükûn bulmaniz için (kendilerine meyil ve ülfet edesiniz diye) size kendi nefsinizden (cinsinizden) esler yaratti ve aranizda bir sevgi ve bir merhamet kildi. Hiç süphe yok ki bunda düsünen bir topluluk için deliller (ibretler) vardir. Ayet-i kerimeden anlasildigi kadariyla, Nebevi sünnet olan evlilikten kaçinanlar, çok sey kaybetmektedirler. Ayette geçen sükûnet, hem bedensel, hem ruhsal, hem kisisel ve hem de toplumsal açilardan gerçeklesir. Bu arada, evliligi terkten dolayi karsi karsiya gelinen bedensel hastaliklari da göz ardi etmemek gerekir.

Bununla birlikte bekârlarin bedensel ve ruhsal huzursuzluklarla karsi karsiya olduklari herkes tarafindan az-çok bilinmektedir.     

Toplumsal meselelerde bekâr kesimlerin sorumluluk duygusu, diger kesimlere nazaran daha azdir. Bu yüzden bekârlar arasinda intihar olaylari daha fazladir. Çogu cinayetler de yine bekârlar tarafindan islenmektedir.     

Gerçekte evlilik hayatina atilan bir sahis, ailevi meseleleriyle iç içe kaldigi vakit toplum içerisinde yeni bir sahsiyet kazanir. Topluma nazaran sorumluluk duygusu da artar.     

Sevgi ve rahmete gelince: Toplum, fert ve onun çogu-luyla meydana gelir. Ayni sekilde büyük bir bina da tugla ve onun çoguluyla örülür. Dolayisiyla toplumu meydana getiren fertler ve binayi olusturan tuglalar arasinda irtibat bulunmadikça, yikilmaya ve çökmeye maruz kalirlar. Iste yüce Allah (c.c) da, insani bu yüzden toplumsal yasayis üzerine ve birbirlerine karsi bag görevini yapacak esler yaratmistir.     

Anlatilanlar, uzunca arastirmadan sonra satirlara dökülen bunca belgeler, hepsi birer yoldur degerli okuyucular. Yalniz, görünen yolu görmezlikten gelmenin mümkün olmayacagini bilmek gerekir. hâl böyleyken tek yol olan Islâmî sinirlar çevresinde yüce Allah'in faziletlendirdigi, Resul-i Ekrem (s.a.a) efendimizin de yüce degerler verdigi bu sünneti görmezlikten gelmek "neden?" diye sorabiliyoruz ancak. Cevabiysa, size bagli; siz anne ve babalar ve siz genç erkekler ve kizlara.

     

Total Visit: 329
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.