Pazartesi 21 Mayıs 2012 - 17:13

الإثنين ١ رجب ١٤٣٣

دوشنبه ۱ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۸:۴۳

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

EVHADİ

 

21- Evhadî: Şeyh Evhaduddîn (veya Ruknuddîn) b. Hüseyin Evhadî-yi Marâgaî VII/XIII. ile VIII/XIV. yüzyılların tanınmış şairlerinden, za­manının ünlü ariflerindendir. Evhadî ismi veya lakabı bazı kaynaklarda Evhaduddîn, diğer bazılarında da Ruknuddîn, nisbesi de bazen İsfahânî bazen de Marâgaî şeklinde gelmiştir. Şairin mahlası başlangıçta “Sâfî” idi. Fakat bir süre sonra “Evhadî”ye dönüştü. İkinci mahlasın seçilmesi, şairin tanınmış sufi Evhaduddîn-i Kirmânî’ye karşı duyduğu manevi bağlılık olması uzak bir ihtimal değildir.

Evhadî 673/1274 yılı dolaylarında Marâga’da dünyaya gelmiş, ömrü­nün bir bölümü de aynı şehirde geçmiştir. Ondan sonra ömrünü bir süre seyahatle geçirdi. İrfanî terbiyesine ve eğitimine de Azerbaycan’da başla­mış, daha sonra bir süre afak ve enfüste seyirle geçirerek çeşitli şehirler­deki tasavvuf büyüklerinin huzurunda bulunmaya çaba göstermiştir. Bir­kaç yıl da babasının memleketi İsfahân’da hayatını sürdürür. Daha sonra Azerbaycan’a geri dönerek orada irşad ve arifane şiirlerini söylemekle meşgul olur. Nihayet 738/1337 yılının Şaban ayı ortalarında Marâga’da hayata veda eder. Mezarı bu şehrin yakınında hala ayakta durmaktadır.

Evhadî Dîvânı, kaside, terci’, gazel ve rubailerden oluşan sekiz bin beyti geçer. Evhadî’nin bunun dışında Deh-nâme veya Mantıku’l-uşşâk adlı bir manzumesi daha vardır ki beyitlerinin sayısı altı yüzün üzerinde­dir. Şair bu manzumeyi 704/1305 yılında tamamlamıştır. Deh-nâme’nin konusu, aşıkane naz ve niyazlarını birbirlerine yazdıkları mektuplarda ifade eden bir aşık ve maşukun yaşamından oluşur. Bu manzumeyi Evhadî, Hâce Vecîhuddîn Yusuf b. Asîluddîn b. Hâce Nasîruddîn-i Tûsî’nin isteği üzerine ve onun adına söylemiştir.

Evhadî’nin bir başka manzumesi Câm-i Cem adını taşır ve Senâî’nin Hadîka’sının vezni, üslubu üzerine onu taklit ve karşılık olarak söylenmiş beş bin beyitten oluşur. Bu manzumeyi Evhadî, Sultan Ebû Sa‘îd Bahâdır Han adına söylemiş ve 732/1332 veya 733/1333 yılında nazmını bitirmiş­tir. Câm-i Cem, ahlak ve tasavvuf konusunda kapsamlı bir kitap, aynı za­manda da şairin zamanındaki toplumsal ve sosyal olayları inceleyen en büyük kaynaklardan biridir.

Evhadî’nin sözünü öncekiler “çok boyutlu”[1] ve “gayet ince ve tatlı”[2] ola­rak övmüşlerdir. Orta şairler arasında onun üstün ve güçlü olduğunu kabul etmek gerekir. Deh-nâme’si de Farsça Deh-nâmelerden ve kısa hi­kayelerin zikri ve tatlı gazellerin söylenmesi noktasında birçok yeniliğe sahiptir. Her haliyle sözün sadelik ve akıcılığına yakındır. Evhadî’nin ka­sidelerinin tümü vaaz, tahkik, fesahat, sözün etkisinin güzelliği, sıcaklığı ve etkileyiciliği açısından üstün bir mertebeye sahip olan gazelleri ve terci’leri lirik ve aşk içerikli olmalarıyla birlikte birçok irfanî incelikleri de içerir.

Aşağıdaki şiirler ona aittir:

İlim can kuşuna kanattır, felekler üstüne ruhunu o götürür

İlimsiz gönül ışıksız göz gibidir, cahil insan insanlıktan uzaktır.

Bayrak gibi yüksekte dalgalanasın diye ilim sancağını yukarı çıkar.

Ebediliğe ulaşmak için ilim ve bilgi adımından adımını kesme.

Ab-ı hayat ilimden başkası değildir, ilimden başka kurtuluş kapısı yoktur.

Bu suyu içen ebedi kalır, gözü sakinin cemalinde kalır.

Din ilimle ünlenir, ilimsiz din nasıl tam olur.

  (Cam-i Cem)

*              *              *

Senin zülfün artsa da eksilse de güzeldir, boyun otursa da kalksa da güzeldir.

Sürekli boyundan konuşurum, zira benim için doğru söz güzeldir.

*              *              *

Mum kendini feda etti ve özgürce yandı, gam ateşinde gülerek mutlu yandı.

Halkın gönlü için Şirin’den kopup Ferhad gibi yanan mumun kölesi­yim.

 


 

[1] Tezkiretu’ş-şu’arâ, Tahran, s.236.

[2] Nefahâtu’l-Uns, s.606.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.