| ŞEREFUDDİN KAZVİNİ 24- Şerefuddîn Kazvînî: Şerefuddîn Fazlullah Huseynî-yi Kazvînî, VII/XIII. ve VIII/XIV. yüzyılların ta¬nınmış edip, şair ve inşacılarındandır. Kimileri yanlışlıkla onu, Vassâfu’l-Hadrâ’nın babası “İzzuddîn Fazlullah” ile aynı kabul etmişlerdir. Oysa İzzuddîn Şîrâzlıdır, Şerefuddîn ise Kazvînlidir. Ayrıca Vassâf (ö.698/1298)’ın babası İzzuddîn’in ölümünden kırk iki yıl sonra yaşamıştır. Bu yanlışlığın nedeni, ikisinin de mahla¬sının “Şeref” olmasıdır. Şerefuddîn, 660/1262 yılı dolayla¬rında doğmuş, 740/1340 yılı dolaylarında ölmüştür. Bir süre İlhânlı vezirlerinin hizme¬tinde, bir süre de Lorlu Ata¬bek Nusretuddîn Ahmed (695/1296-730/1330)’in hizmetinde bulun¬muş ve onu övmüştür. Şerefuddîn Fazlullah’ın en önemli eseri el-Mu’cem fi Âsâri Mulûku’l-‘Acem adlı kitap olup onu Atabek Nusretuddîn adına kaleme almıştır. Eser, Keyumers’ten Enûşîrvân’a kadarki eski İran tarihini konu alır. Unutulmaya yüz tutmuş Arapça kelimeler, Arapça ve Farsça şiirler ile karışık sanatlı ve vezinli bir inşa kullan¬mıştır. Bunu yazmaktaki amacı, sadece sanatlı, edebî bir metin hazırlamak olduğundan kitabının hiçbir tarihî de¬ğeri yoktur. Şerefuddîn’in bir başka eseri, inşa ve risalecilik konusunda kaleme aldığı et-Teressülü’n-Nusretiyye adlı kitaptır. Şerefuddîn Fazlullah’ın şiirlerinin bir bölümü cönklerde ve şiir mecmualarında dağınık halde yer al¬makta¬dır. Bunlardan birisi Şemsuddîn Hüseyin Bagal’in övgüsü üzerine söyle¬diği uzun kasidesidir. Bu şiirini Kıvâmî-yi Mutarrizî’nin Bedâyi‘u’l-Eshâr kasidesini taklit olarak söylemiş ve Nuzhetu’l-Ebsâr diye adlandırmıştır. |