| EFDALUDDİN-İ KİRMANİ Efdal-i Kirmân olarak bilinen Efdaleddîn Ebû Hâmid Ahmed b. Hâmid-i Kirmânî, VI/XII. yüzyıl sonlarının ve VII/XIII. yüzyıl başlarının büyük yazarlarından ve bu dönemin ünlü tarihçilerindendir. Kâverdîler döneminin sonları, Kirmân devrimleri ve Oğuzların bu topraklarda hakimiyet kurduğu dönemde yaşamış, 583/1187 yılında Kirmân’ı ele geçiren Oğuz meliklerinden Melik Dinar’ın çağdaşıydı. Oğuz saldırıları döneminden sonra da Fars Atabekleri valisi Sa’d b. Zengi’nin ve Şebânkâra emiri Kutbeddîn-i Mubariz’in ve Harezmaşahlı Sultan Muhammed’in Kirmân üzerine giriştikleri kargaşalara şahit olmuş ve kendi eserlerini Kirmân’da meydana gelen bu amansız ve acımasız kargaşalar, kan dökmeler ve çatışmalar içinde yazmıştır. Efdal-i Kirmân, ‘Akdu’l-‘Alâ kitabının beş kısımdan oluşan son “kısm”ında kendi yaşamını yazmıştır. Bu kısımdan anlaşıldığı kadarıyla, son Kâverdî padişahı Muhyiddîn Tuğrulşah (551-563/1156-1168) döneminin bitiminden sonra, Kirmân devrimleri ve fitnelerinin başlamasından, Tuğrulşah’ın evlatları arasında ihtilafların baş göstermesinden sonra emirler, vezirler ve eşraf ile sahip olduğu tanışıklıktan dolayı birkaç yıl bu emirlerin, vezirlerin yazı işlerini yürütmüş, ancak inkılapların devam etmesi sonucu yurdunu terk ederek ve Horâsân’a gitmiş ve Kûbnân’a yerleşmiş. Beş yıl burada kaldıktan sonra da Yezd’e giderek, bir süre de bu şehirdeki hastanenin işlerini yürütmüştür. Kirmân’ın durumu düzelmeye doğru yüz tuttuktan sonra tabipliğin yanında Yezd Atabek’inin divan işlerini de ona önerilmesine rağmen kabul etmeyip 584/1188 yılı Muharrem’inde Kirmân’a gitmiş. Aynı dönem içinde Melik Dinar’ın hizmetine girmiş ve ‘Akdu’l-‘Alâ kitabını o yılın Safer ayında onun adına yazmıştır. ‘Akdu’l-‘Alâ li’l-Mavkufu’l-A’lâ, tarih ve edebiyat açısından güvenilir bir eser olup beş bölümden oluşmaktadır: Birinci bölüm, Selçuklu devletinin sonları ve Kirmân’ın duraklama günlerinin zikri hakkında; İkinci bölüm, Oğuzların galebeleri ve Melik Dinar’ın o bölgedeki hakimiyeti; üçüncü bölüm, adaletin öne çıkarılması, meliklerin ahlakının şerhi, Kirmân memleketlerinin zikri ve bu bölgenin özellikleri ve bir kısım tarihinin zikri; dördüncü bölüm, vezir Kıvâmeddîn’in övgüsü; beşinci bölüm de kendi yaşamı hakkındadır. Bu kitap, Kâverdîler dönemi sonlarının ve Melik Dinar’ın hüküm sürdüğü yıllardaki Mahallî Kirmân’ın tarihi bilgilerini içermesi açısından sahip olduğu önemin yanında aynı zamanda VI/XII. yüzyıl sonlarının Farsça sanatlı, vezinli yazının açık örneklerinden biri olması nedeniyle de önemlidir. Efdaleddîn’in kendi döneminin kullanılmakta olan edebiyat ve bilimler hatta aklî bilimler noktasındaki bilgisinin genişliği, onun fazileti gösterme noktasında mübalağa etmesine ve kendi kitabını lafzî sanatlar, geniş Arapça ibareler, terkip, şiir ve hikayelerle süslemesine ve ‘Akdu’l-‘Alâ kitabında sanatlı bir nesir ve tekellüflü bir yazı açısından güzel bir örnek ortaya çıkarmasına yol açtı. Bununla birlikte ‘Akdu’l-‘Alâ kitabındaki tüm konular, vezinli sanatlı bir yazı şeklinde değildir. Aksine büyük bir bölümü inşa tarzına riayet edilmekle birlikte nisbeten sade, akıcı ve lafzî süslemelerden uzak bir tarzdadır. Ancak yazar, fırsatını bulduğu noktada kimi seci’ örneklerine baş vurmuştur. Târîh-i Efdal olarak bilinen Bedîuzzamân fi Vakâyi‘i Kirmân, Efdaleddîn’in bir diğer önemli eseridir ki Târîh-i Selcûkiyân-i Kirmân kitabının yazarı Muhammed b. İbrahim, Kâverdşâh evlatlarının çoğunun hayatını buradan aktarmış hatta bir kısmını aynen nakletmiştir. Aynı şekilde Hasan b. Şihâb b. Huseyn Yezdî, Câmi‘u’t-Tevârîh adlı eserinde bu kitabın büyük bir bölümünü isim zikretmeden ve kimi ifadeleri çıkararak çalıntı şeklinde aktarmıştır. Yine aynı şekilde Hafız-i Ebru, Mecma‘u’t-Tevârîh’te bu kitabın bir bölümünden yararlanmıştır. Bu kitap, Kirmân coğrafyası konusunda, çevresindeki bölgeler ve İslâm öncesi dönem Kirmân’ın kısa tarihi, buranın Müslümanlar eliyle fethedilmesi, Saffârîlerin, İlyâsilerin, Gaznelilerin ve Buveyh Deylemîlerinin, Kâverdî Selçuklularının buraya yaptıkları saldırı dönemleri, Selçuklulardan sonra Kirmân’da meydana gelen değişiklikler, Melik Dinar’ın ve oğulları Acemşâh ve Ferrûhşâh’ın burada hüküm sürmesi, Şebânkâra ve Fars Atabeklerinin ve Harezmşâh valilerinin Kirmân üzerindeki hakimiyeti gibi konuları içermektedir. Efdaleddîn-i Kirmân’ın Kirmân tarihi konusunda kaleme almış olduğu el-Muzâf ila Bedâyi’u’z-Zamân fi Vakâyi’i Kirmân adlı eser onun üçüncü kitabıdır. Bu kitabın telif tarihi, 613/1216 yılı başlarında yani Oğuz, Şebânkâra ve Fars Atabekleri vali ve emirlerinin ellerinin Kirmân’dan tamamen kesildiği, bu bölgenin Mekran’ın doğu sınırlarına ve Hürmüz sınırlarına dek Harezmşahlı Sultan Muhammed’in tabilerinden Zuzen meliki Mueyyedu’l-Mulk Kıvâmeddîn’in hakimiyeti altında olduğu bir dönemde yazılmıştır. Bu eserin yazılış üslubu, ‘Akdu’l-‘Alâ li’l-Mavkufu’l-A’lâ kitabı üslubu gibidir. Bu kitapta görülen en son tarih altı yüz on üç (613/1216) yılının Muharrem ayıdır. |