Pazartesi 21 Mayıs 2012 - 16:53

الإثنين ١ رجب ١٤٣٣

دوشنبه ۱ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۸:۲۳

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

EBUL-MEALİ NASRULLAH


 

Ebû’l-Me‘âlî Nasrullah b. Muhammed b. Abdulhamîd-i Munşî, Farsçanın fa­sih ve beliğ yazarlarından olup üslubu, kendinden sonra gelen Farsça yazan bir­çok fasihin eserinde etkili olan risale yazarların­dandır. Kimi rivayetlere göre Şîrâzlı, meşhur tarih sahibi Vassaf’a göre ise Gaznelidir. Ancak Gazne’de yaşadığı ve Gazneli sultanların hizmetinde bulunduğu kesindir.

Hayatının ilk dönemleri konusunda elde herhangi bir bilgi mevcut de­ğildir. Sa­dece onun gençlik yıllarında Gazne füzelasından bir kesim ile gö­rüşme içinde ol­duğu ve Gazneli Behrâmşâh’ın (511-547/1117-1152) ilgi duyduğu ve divan işle­rinde yer aldığı bilinmektedir. Behrâmşâh’ın yerine geçen Husrevşâh’ın hüküm­darlığı zamanında (547-555/1152-1160) henüz genç olmasına rağmen bilgisinin çokluğundan dolayı Husrevşâh’ın katip­liğine atanmıştı. Husrevşâh’tan sonra Ebû’l-Me‘âlî Nasrullah, Gazneliler sarayında kalmaya devam etti ve Husrev-i Me­lik’in (555-582/1160-1186) hizmetinde vezirlik makamına geldi. Fakat bilinme­yen bir sebepten dolayı ve bilinmeyen bir tarihte, görüldüğü kadarıyla kıskanç kimselerin dediko­dusu sonucu sultanın gazabına uğ­radı ve hapse atılıp öldü­rüldü. Bu olayın tarihi bilinmemektedir. An­cak 555/1160 yılından sonra ve 583/1187 yılın­dan önce, yani Husrev-i Melik saltanatının yıkılması ve Gaznelilerin çöküş tarihinden önce ol­malıdır.

Nasrullah b. Muhammed b. Abdulhamîd’in hem eski dönem­lerden beri ri­saleciler arasında tanınan hem de edebiyatın ders kitap­larından olan meşhur eseri, Abdullah b. Mukaffa’nın Kelîle ve Dimne’sinden yap­mış olduğu tercüme­dir. Bu tercüme işinin kesin ta­rihi bilinmemektedir. Ancak kitabı, Ebû’l-Muzaffer Behrâmşâh b. Mes‘ûd b. İbrahim adına yaz­dığına göre, bu kitabın yazılma ta­rihi, 511/1117 yılından sonra ve 547/1152 yılından önce olmalıdır. Ter­cüme­sinde Mes‘ûd-i Sa’d’in bazı şiirlerini delil ve örnek olarak getirmesi de bu ter­cüme, 515/1121 yılı dolaylarında (Mes‘ûd-i Sa’d’ın vefat yılı) ya da bu şairin haya­tının son dönemlerinde gerçekleşmiş olmalıdır. O halde kitabın telif tarihi, 515/1121 ile 547/1152 yılları ara­sında ve büyük bir ihtimalle de 536/1142 yılı do­laylarındadır.

Bu tercüme, içinde kullanılan açık edebî nesir, letafetli ör­nekler ve misallerle ve sahip olduğu süslemeler ile de eski dönemler­den beri risale yazarla­rının dik­katini çekmiş ve müracaat kaynağı ol­muştur. Kendisi de VI/XII. ve VII/XIII. yüzyılların beliğ edebiyatçıla­rından olan ‘Avfî, Kelîle ve Dimne-i Behrâmşâhi Tercümesi’nin üze­rinden yüz yıl kadar geçtikten sonra bu eser ve Nasrullah b. Muhammed b. Abdulhamîd hakkında Lubâbu’l-Elbâb’da şöyle söyle­miştir: “... Ahir zamana dek ve alemin yokoluşuna dek herkes bir risale yazar ya da yazar­lıkta bir şeyler yapar ve ondan faydalar iktibas eder. Zira Kelîle ve Dimne Tercü­mesi ortadadır tüm yazarların ve sanat eh­linin temel kaynağıdır. Hiç kimse onun üzerine geçememiş ve onu alt edememiş, Fars Munşeâtından hiçbiri onun dere­ce­sinde İkbâl bul­mamış ve onun kadar kabul görmemiştir...”

Gerçekten Kelîle ve Dimne-i Behrâmşâhi, yazı üslubu, ifadele­rin bağla­nma gücü, üslup güzelliği ve sözün süslenmişliği açısından Fars nes­rinin en üstün ör­neklerinden biridir. Bu eseri, Farsça sanatlı nesrin ilk eserlerinden biri olarak saymak mümkündür. Ebû’l-Me‘âlî, birkaç sınırlı konu dışında tam seci’lerle uğ­raşmamış ise de cümlele­rin öğeleri ve ifa­deler arasındaki vezin uyumlu­luğu, ek­sik seci’leri, vezinli eşanlamlı keli­meleri kullanması, ayet, ata­sözü ve Farsça ve Arapça şiirleri delil olarak getirmesi vb. bazı kuralları sağ­lamlaştırması sonucu kitabını Farsçanın ilk sanatlı nesir ör­nekleri arasına sokmuştur. Bununla birlikte Ebû’l-Me‘âlî, hiçbir zaman sanata yenilmemiş ve kitabının hiçbir konusunda fe­sahat ve belagatın gereklerini gaflet konusu etme­miştir. Bundan dolayı onun yazı tarzı, VI/XII. yüzyıldan itibaren risale yazarları­nın örnek aldığı bir kaynak hük­münde olup daima Farsça ders kitapları arasında yer almıştır. Bu ne­denle de defalarca basılmıştır. Sonraki yüzyıllarda Envâr-i Suheylî (Huseyn Vâ’iz-i Kâşifî) ve ‘Ayyâr-i Dâniş (Ebû’l-Fazl-i ‘Allâmî) gibi kimi yazarlar Kelîle ve Dimne’nin tezhib ve yeniden tercümesi adı al­tında dü­zenle­meye çalışmışlardır.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.