Dünya ehli, gaflet ehlidir Süfyan-i Sevri şöyle diyor: İmam Sadık aleyhi's-selâm'ın huzuruna varıp, "Ey Resulullah'ın torunu nasılsınız?" diye sordum. İmam Sadık aleyhi's-selâm "Vallahi üzgünüm, kalbim meşguldür." diye buyurdu. "Sizi üzen ve kalbinizi meşgul eden şey nedir?" diye sorduğumda şöyle buyurdu: "Ey Sevri, Allah'ın saf ve halis dini, kimin kalbine yerleşirse onu diğer şeylerden alıkoyar. Ey Sevri, dünya nedir ve ne olabilir? Dünya, yediğin lokma veya giydiğin elbise veya bindiğin merkepten başka bir şey midir? Müminler dünyaya gönül kaptırmadıkları gibi ahiretin ansızın gelmesinden de güven içerisinde olmazlar. Dünya evi, zeval evidir (geçicidir), ahiret evi ise sebat evidir. Dünya ehli, gaflet ehlidir. Takva ehli, bütün insanlardan gideri az ve yararı çok olan kimselerdir. Unuttuğunda hatırlatırlar, hatırlattıklarında ise bildirirler. Dünyayı, dinlenmek için eğlenip-göçeceğin bir menzil veya uykunda elde edip, kalktığında ise elinde olmayacak bir mal gibi kabul et. Bir şeyi ele geçirmeye ihtiraslı olup, onu ele geçirdiğinde de bedbaht olan niceleri olduğu gibi, bir şeyin peşine gitmedikleri halde onu elde ederek mutlu olan nice insanlar vardır. Tuhefu’l Ukul Dünya ve Ahiret Hayrı İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Babam bana babasından şöyle buyurduğunu nakletti: Kufe ehlinden bir adam, babam Hz. Hüseyin İbn Ali'ye (a.s) şöyle yazdı: "Ey efendim, bana dünya ve ahiret hayrını/iyiliğini haber ver." Bunun üzerine babam (a.s) şöyle yazdı: "Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla, şüphesiz ki her kim Allah'ın rızasını insanların gazabından üstün tutarsa, Allah da insanlarla ilişkilerinde kendisine kifayet eder/yeter. Her kim de insanların rızayetini Allah'ın gazabına tercih ederse, Allah da onu insanlara havale eder... ve's-Selâm" (Biharu'l-Envar, c.71, s.208) Allah katında değeri en yüksek kimse Emiru'l-Müminin Hz. Ali el- Murtaza (a.s) şöyle buyurdu: Ey insanlar, Allah katında kadri, değeri en yüksek olan, Allah'ın emrine en çok uyan, O’na en çok itaat eden ve Resulullah salla'llâhu aleyhi ve alih'in sünnetine en çok tabi olan, Allah'ın kitabını ihya etmek için en çok çaba gösteren kimsedir. Allah'a, Resul’üne itaat etmek, kitabına ve Peygamber'in sünnetine uymak dışında, hiçbir kimsenin bizim yanımızda bir üstünlüğü yoktur. İşte bu, gözümüzün önünde olan Allah'ın kitabı ve aramızda bulunan Peygamber'in siretidir; cahil, muhalif ve Allah'tan yüz çevirenlerden başka hiçbir kimse bunlardan habersiz ve bunları bilmemiş değildir. Allah-u Azze ve Celle (halkın eşit olması, ayrıcalıkların iptali hakkında) şöyle buyurmaktadır: "Ey insanlar, şüphe yok ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve sizi aşiretler, kabileler haline getirdik tanışasınız diye; şüphe yok ki Allah katında sevabı en çok ve derecesi en yüce olanınız, en fazla çekineninizdir." Hucurat/14. Tuhefu’l Ukul
Ahiret için azık hazırlayın! Emir-ül Müminin Ali (a.s) şöyle buyurdu: Ey Allah'ın kulları, ölümden, onun yaklaşmasından, meşakkatinden sakının; ölüm için azık hazırlayın. Çünkü o büyük bir mesajla gelip çatmada; ya beraberinde hiçbir şerri (kötülüğü) olmayan bir hayır veya hiçbir hayrı olmayan bir şerle ulaşır. Cennete, cennet için iş yapandan daha yakın kim var; cehenneme de cehennem ehlinden daha yakın kim olabilir? Öyleyse, nefsiniz ölüm hususunda sizinle çekişmek (onu aklınızdan çıkarmak) istediğinde, ölümü çok anın. Çünkü ben Peygamber-i Ekrem salla'llâhu aleyhi ve alih'in şöyle buyurduğunu duydum: "Lezzetleri yok eden şeyi (yani ölümü) çok anın." Şunu da bilin ki, ölümden sonraki merhaleler, Allah'ın affedip bağışlamadığı kimse için ölümden daha çetin ve daha şiddetlidir. Tuheful Ukul
Dünya sevgisini kalbinden çıkar! Bir adam Resulullah’a: "Bana bir tavsiyede bulun ki, Allah onu bana yararlı kılsın." dedi. Resulullah salla'llahu aleyhi ve alih şöyle buyurdu: "Ölümü çok hatırla; çünkü seni dünyadan koparır. (Dünya sevgisini kalbinden çıkarır.) Daima şükret; çünkü şükür, nimeti çoğaltır. Çok dua et; çünkü duanın ne zaman kabul olacağını bilmiyorsun. Zulmetmekten kaçın; çünkü Allah-u Teâla zulme uğrayan kimseye yardım edeceğini takdir etmiş[1] ve şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar, azgınlığınız ancak kendi zararınızadır."[2] Hile yapmaktan kaçın; çünkü Allah-u Teâla: "Kötü hile, ancak sahibinindir."[3] (neticesi ona döner) diye takdir etmiştir.
|