Çarsamba 8 Şubat 2012 - 11:01

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۱۲:۳۱

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       


Dua

       
Dua
     

çaÄŸrı demektir. ÇaÄŸrılan Allah'dır. Yardıma, imdada çaÄŸrılır. Çağıran;  Allah'ın yarattığı ve yaratıcısına baÅŸvurma bilinci verdiÄŸi insandır.

     

Allah;  Mutlak varlıkdır. Varlığını inkâr etmeye imkân yoktur. Varlığı; var  olmak için baÅŸkasına ihtiyacı olmayan yegâne varlıktır. İnsan kendi  varlığını inkâr edemez. Böyle olunca Varlığı, dolayısı ile Allah'ı  inkâr edemez.

     

Allah mutlak, sonsuz ve sınırsız nûr sonsuz ve sınırsız iyidir.

     

"Kötü",  "iyi"nin karşısında eÅŸdeÄŸer bir ikinci "ilke" deÄŸildir. "Kötü"nün  kaynağı Allah deÄŸildir. Åžu halde "kötü"nün kaynağı Allah olmadığına  göre, bir de Kötülük Tanrısı mı vardır? Hayır, aslâ böyle deÄŸildir! Åžu  halde "kötü" Allah'ın bazı yarattıklarına irade serbestisi, seçme  yeteneÄŸi vermesinden, onların da Allah'a yönelmeyip baÅŸkalarını da  ayartmaya çalışmalarından, ayrıca, güçleri ölçüsünde baÅŸkalarına zarar  vermelerinden doÄŸmaktadır.

     

Åžu halde Allah niçin ÅŸerrin, kötünün  de kaynağı olabilen bu seçme yeteneÄŸini, irade serbestîsini insana  vermiÅŸtir? Vermese idi, insan kötüyü seçmez ve dolayısı ile "kötü" de  var olmazdı. Nitekim "melekler"e bu yeteneÄŸi vermemiÅŸtir, melekler de  O'nu sever, O'na hamdederler, O'nun verdiÄŸi görevleri yaparlar. Fakat  Allah meleklerden baÅŸka bir de meleklerle eÅŸ olmasa bile benzer yapıda  olan, "cinn"leri yaratmış, onlara da irade serbestîsi vermiÅŸ,  "cinn"denen varlıkların reisi olan İblis ve ona baÄŸlı olan "cinn"ler de  melekler ile birlikte Allah'a yönelmeyi seçmiÅŸlerdir.

 

 Ancak,  Allah, yarattığı Kâinat'daki Arz" üzerinde yer verdiÄŸi "beÅŸer"e, Adem  öncesi insan nesline bir örnek insan göndererek onlarda ahlâkî bilinci  uyandırmayı ve onlara Yeryüzü'nde "Allah'ın halîfesi" olma görevini  vermeyi murad edince, İblis; "Allah'ın halîfesi" olarak yaratılan  Adem'e itaat etmeyi, O'na yardımcı olmayı kabul etmedi ve bu yüzden  Allah'ın yakınlığından yoksun kaldı.

     

Bu sebeple Adem'e ve insan  cinsine kin duyarak onları ayartmaya ve kendisi gibi, Allah'ın  yakınlığından onları da yoksun kılmak için uÄŸraÅŸmaya ahd etti. Böylece;  bu ayartmalara kapılmayarak Allah'ı sevenlerin deÄŸeri ve Allah katında  sevgileri büsbütün çoÄŸaldı. "Kötü"nün temsilcisinin varlığı bile, Sevgi  Nuru'nun temsilcileri olan Allah elçilerini izleyip İblis'in yolunu  izlemeyenler için bir "hayır vesilesi" oldu. "Cinn" cinsinden  mahlûkların tümü de İblis'e tabi olmayı sürdürmediler. Bir kısmı da  Allah'ın çağırdığı yola girdiler. Allah'a iman yanında "Allah'ın  halifesi"ni de sevdiler.

     

İblis; henüz Yeryüzü'ne gönderilmemiÅŸ  olan Âdem'i ve eÅŸini "günah" yolunda ayartmış deÄŸildir. Daha açık bir  deyiÅŸle: Adem'in günahı; bizim düzeyimizde bir günah olmadığı gibi,  hele "büyük günah" hiç deÄŸildir. Sadece; kendisine eÅŸ olarak yaratılan  ve helâl kılınan Havvâ ile, Yeryüzü'ne gönderilmeden önce cinsî  iliÅŸkiye girme eylemidir.[1] Günah deÄŸil, mübah olan bir eylemdir, ne  var ki sabretme konusunda Allah'ın emrine uyulmamıştır.

     

Âdem bu  eyleminden dolayı büyük bir nedamet duymuÅŸ, fakat Allah O'nun tövbesini  kabul etmiÅŸtir. Bugün kullandığımız takvim ile, Milâtdan önce 5594  yılının yaklaşık olarak Ekim ayı baÅŸlarında Yeryüzü'ne gönderilen Âdem,  indiÄŸi Arafat tepesinin yakınındaki Mekke vadisinde, medeniyet ve  tarihi baÅŸlatmış, kendisine uyan insanlarda ahlâk bilincini uyandırmış,  Âdem'in kızları ve oÄŸulları bu insanların oÄŸulları ve kızları ile  evlenerek, Âdem, kendisinden sonraki insan neslinin atası olmuÅŸtur.

     

 Ã‚dem'den  1000 yıl sonra insanlık tek gerçek Tanrı (İlâh) olan Allah'ın yanında  bazı bâtıl ilâhlara tapmaya baÅŸlayarak Allah'ın yolundan çıkmışlar,  Tufan ile cezalandırılmışlardır.

     

İbrahim Peygamber'e kadar tek  gerçek dînin özel bir adı yoktur. Milâtdan önceki 15. yüzyılda İbrahim  Peygamber tek gerçek dîne "İslâm" adını verdi. İbrahim Peygamber'in  "insanlık önderi" kılınmasından sonra oÄŸulları İshak ve İsmail soyundan  da nice elçiler geldi. İbrahim Peygamber, sevgisi ile sınandığı büyük  oÄŸlu İsmail ile birlikte, Tufan'da harap olmuÅŸ ilk gerçek din mabedi  Kabe'yi yeniden inÅŸa etti. Milâtdan önce 1300-1230 yıllarında Musa  Peygamber, bin yılı geçen bir süre sonra gelen İsa Mesih; tek gerçek  dinin yüce peygamberlerindendir.

     

Nihayet; M.S. 569 yılının 24  Mayıs gecesi; son Peygamber Muhammed (s.a.) dünyaya geldi. Son  Peygamber olduÄŸu için de O'nun tebliÄŸ ettiÄŸi Kur'an-ı Kerîm artık  bozulamayacak, sadece yorumu konusunda insanların aklı çelinebilecektir.

   

İşte "dua" konusundaki temel kaynağımız Son İlâhî Kitap'tır. Kur'an-ı Kerîm'dir.


Total Visit: 344
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.