قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «مَا بَيْنَ قَبْرِيْ وَ مِنْبَرِيْ رَوْضَةٌ مِنْ رِيَاضِ الْجَنَّةِ، وَ مِنْبَرِيْ عَلَى تُرْعَةٍ مِنْ تُرَعِ الْجَنَّةِ». Hz. Peygamber (s.a.a): “Kabrimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir. Minberim ise cennet kapılarından bir kapı üzerindedir. «أَخْبَرَنِيْ أَبِيْ وَ هُوَ ذَا هُوَ أَنَّهُ مَنْ سَلَّمَ عَلَيْهِ وَعَلَيَّ ثَلاثَةَ أَيَّام أَوْجَبَ اللهَ لَهُ الْجَنَّةَ». Hz. Fatıma-i Zehra (s.a): “Babam bana bildirdi ki: “Kim üç gün bana ve ona selam verirse Allah ona cenneti farz kılar.” قَالَ أَبُوْ جَعْفَرٍ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) وَ نَظَرَ النَّاسَ فِي الطَّوَافِ قَالَ: «أُمِرُوْا أَنْ يَطُوْفُوْا بِهَذَا ثُمَّ يَأْتُوْنَا فَيُعَرِّفُوْنَا مَوَدَّتَهُمْ ثُمَّ يَعْرِضُوْا عَلَيْنَا نَصْرَهُمْ». Hz. İmam Muahmmed Bakır (a.s) tavaf etmekte olan halka bakarak şöyle dedi: Bunlara bu evi tavaf etmeleri sonra bize gelip sevgilerini bildirmeleri ve yardımcımız olduklarını açıklamaları emrolunmuştur. عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «إِنَّ فَاطِمَةَ (عَلَيْهَا السَّلاَمُ) كَانَتْ تَأْتِيْ قُبُوْرَ الشُّهَدَاءِ فِيْ كُلِّ غَدَاةِ سَبْتٍ فَتَأْتِيْ قَبْرَ حَمْزَةَ وَ تَتَرَحَّمُ عَلَيْهِ وَ تَسْتَغْفِرُ لَهُ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Hz. Fatime (a.s) Her Cumartesi sabahı şehitlerin mezarına gidip Hamza’nın mezarının yanına varır, ona rahmet ve mağfiret dilerdi.” قَالَ الرِّضَا (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): «إِنَّ لِكُلِّ إِمَامٍ عَهْدًا فيْ عُنُقِ أَولِيَائِهِ وَ شِيْعَتِهِ وَ إِنَّ مِنْ تَمَامِ الوَفَاءِ بالْعَهْدِ وَ حُسْنِ الْأَدَاءِ زِيَارَةُ قُبُوْرِهِمْ، فَمَنْ زَارَهُم رَغْبَةً فِيْ زِيَارَتِهِمْ و تَصْدِيْقًا بِمَا رَغِبُوْا فِيْهِ كَانَ أَئِمَّتُهُم شُفَعائَهُمْ يَوْمَ القِيامَةِ». Hz. İmam Rıza (a.s): “Her İmam’ın dostları ve Şiası üzerinde bir ahdi vardır. Onların mezarlarını ziyaret etmek, ahde tam vefa etme ve en güzel şekilde hakkı eda etmekten sayılır. İmamlar, onların ziyaretini arzu ederek ve onların yöneldikleri şeyi tasdik ederek onları ziyaret ederse Kıyamet günü onların şefaatçileri olurlar.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «الصَّلاَةُ فِيْ مَسْجِدِ قُبَاءَ كَعُمْرَةٍ». Hz. Peygamber (s.a.a): “Kuba Camiinde namaz kılmak, ümre yapmak gibidir.” زَيْدٌ الشَّحَّامُ عَنِ الصّادِق (عَلَيْهِ السَّلاَمُ)، أَنَّهُ قَالَ: «يَا زَيْدُ خَالِقُوا النَّاسَ بِأَخْلاَقِهِمْ، صَلُّوْا فِيْ مَسَاجِدِهِمْ وَ عُوْدُوْا مَرْضَاهُمْ وَ اشْهَدُوْا جَنَائِزَهُمْ وَ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَنْ تَكُوْنُوا الْأَئِمَّةَ وَ الْمُؤَذِّنِيْنَ فَافْعَلُوْا، فَإِنَّكُمْ إِذَا فَعَلْتُمْ ذَلِكَ قَالُوْا هَؤُلاَءِ الْجَعْفَرِيَّةُ، رَحِمَ اللهَ جَعْفَرًا مَا كَانَ أَحْسَنَ مَا يُؤَدِّبُ أَصْحَابَهُ وَ إِذَا تَرَكْتُمْ ذَلِكَ قَالُوْا هَؤُلاَءِ الْجَعْفَرِيَّةُ، فَعَلَ اللهَ بِجَعْفَر مَا كَانَ أَسْوَأَ مَا يُؤَدِّبُ أَصْحَابَهُ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Ey Zeyd! İnsanlara örf ve ahlaklarını gözeterek güzel ahlakla onlarla davranın. Camilerinde namaz kılın, hastalarını ziyaret edin, cenazelerine katılın, aralarında imam veya müezzin olabilseniz bunu yapın; Böyle yapacak olsanız “İşte bunlar Caferilerdir, Allah Cafer’e rahmet etsin ne güzel dostlarını terbiye etmiştir” derler. Ama bu işleri yapmasanız işte Caferiler, Allah Cafer’e yapacağını yapsın; dostlarını ne kötü terbiye etmiştir, derler. عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «كَانَ عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ (عَلَيْهِمَا السَّلاَمُ) يَقُوْلُ: يَا مَعْشَرَ مَنْ لَمْ يَحُجَّ اسْتَبْشِرُوا بِالْحَاجِّ وَ صَافِحُوْهُمْ وَعَظِّمُوْهُمْ، فَإِنَّ ذَلِكَ يَجِبُ عَلَيْكُمْ، تُشَارِكُوْهُمْ فِي الْأَجْرِ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “İmam Zeynelabidin (a.s) şöyle derdi: Ey haccetmeyen kimseler hacıların gelişini müjdeleyerek sevinin. Onlarla görüşün ve onlara saygı gösterin. Kuşkusuz bu onların sevabına ortak olmanıza sebep olur.” قَالَ عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): «مَنْ خَلَفَ حَاجًّا فِيْ أَهْلِهِ وَ مَالِهِ كَانَ لَهُ كَأَجْرِهِ حَتَّى كَأَنَّهُ يَسْتَلِمُ الْأَحْجَارَ». Hz. İmam Zeynelabidin (a.s): “Kim bir hacı adayının aile ve malını korumayı üstlenirse Ka’benin taşlarına el sürmüş gibi mükâfat kazanır.” عَنْ يَحْيَى بْنِ يَسَارٍ قَالَ: حَجَجْنَا فَمَرَرْنَا بِأَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) فَقَالَ: «حَاجُّ بَيْتِ اللهِ وَ زُوَّارُ قَبْرِ نَبِيِّهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ) وَ شِيعَةُ آلِ مُحَمَّد هَنِيْئًا لَكُمْ». Yahya b. Yesar anlatıyor: “Hac amellerimizi yerine getirdik ve İmam Cafer Sadık’ın huzuruna vardık. İmam şöyle dedi: Allah’ın evini haccedenler, Peygamber’inin mezarının ziyaretçileri ve Al-i Muhammed’in şiası, ne mutlu size! |