| Cabir Kabilesinden İki Genç ve Hanzala Taberî şöyle yazıyor: Cabir kabilesinden, anneleri bir, babaları kardeş olan iki amca çocuğu Seyf b. Haris b. Seri' ve Malik b. Abd b. Seri' isimlerindeki iki genç hüngür hüngür ağlayarak İmam Hüseyin'in (a.s) huzuruna gelip karşısında durdular. İmam (a.s), "Ey kardeşimin çocukları! Neden ağlıyorsunuz? Vallahi çok yakında gözünüzün sevinçten yaşlarla dolmasını umuyorum." buyurdu. Onlar, "Allah bizi size feda etsin; biz kendi hâlimiz için değil, sizin için ağlıyoruz. Düşmanın her taraftan etrafınızı sardığını görüyor ve sizin için bir şey yapamıyor, onların zararını sizden defedemiyoruz." dediler. İmam (a.s) şöyle buyurdu: Kardeşimin evlâtları! Allah, bana karşı beslediğiniz bu samimi duygularınızdan ve canınızla bana yardım etmenizden dolayı sizi takvalılar mükafatıyla ödüllendirsin. Taberî devamla şöyle diyor: O sırada Hanzala b. Eş'as el-Şibamî öne çıkarak İmam'ın (a.s) huzurunda Kûfeliler'e hitaben şöyle dedi: Ey insanlar! Ben Ahzab'ın başına gelenlerin veya Nuh, Ad, Semud kavmi ve onlardan sonra diğerlerinin başlarına gelenlerin sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Gerçekten Allah kullarına zulmetmez. Ey kavmim! Doğrusu ben, üzerinize önceki toplulukların günü gibi bir günün gelmesinden korkuyorum. Nuh kavminin Ad ve Semud'un ve onlardan sonrakilerin durumu gibi bir durumla karşılaşmanızdan kaygılanıyorum. Allah kullara zulmetmek istemez (günahsız kimselere ceza vermez). Ey kavmim! Sizin için o (yüce divana) çağırma (yahut bağrışıp çağrışma) gününden, arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizi Allah'ın azabından kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur. Ey kavmim! Hüseyin'i öldürmeyin; aksi durumda Allah sizi acılı bir azaba duçar eder ve kim de Allah'a iftira ederse hüsrana uğrar. İmam Hüseyin (a.s), Hanzala'ya şöyle buyurdu: Ey Sa'd'ın oğlu! Allah'ın rahmeti senin üzerine olsun! Bu insanlar, kendilerini hakka davet ettiğinde müspet cevap vermedikleri, seni ve dostlarını katletmek için hücuma karar aldıkları zaman azabı hak ettiler. Ama şimdi salih kardeşlerini öldürdüklerinden dolayı, artık onların hâlleri nasıl olur?! (Vay onların hâline!) Hanzala da: "Canım size feda olsun, (evet) gerçeği buyurdunuz. Sen benden daha iyi bilirsin ve bilmeye herkesten daha layıksın. Şimdi ahirete doğru göçüp (cennette) kardeşlerimize kavuşabilir miyim?" dedi. İmam (a.s) ona şöyle buyurdu: Dünya ve dünyadaki şeylerden daha iyi olan ve mülkü daimî olan (cennete) doğru hareket et. Hanzala, "Selâm olsun sana ya Eba Abdullah! Allah'ın salat ve selâmı senin ve ehlibeytinin üzerine olsun; Allah bizimle sizi cennetinde bir araya getirsin." diyerek vedalaştı ve huzurdan ayrıldı. İmam (a.s) da onun duasına karşılık, "Amin, amin." diye buyurdu. Ondan sonra, Cabir kabilesinden olan iki genç de İmam'a (a.s) yönelerek, "Allah'ın selâmı senin üzerine olsun ey Resulullah'ın oğlu!" dediler. İmam (a.s), "Allah'ın selâm ve rahmeti sizin de üzerinize olsun." buyurdu. Sonra o iki genç ölünceye kadar savaştılar. |