Pazartesi 21 Mayıs 2012 - 16:19

الإثنين ١ رجب ١٤٣٣

دوشنبه ۱ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۴۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

CİHAN HATUN

 

30- Cihân Hâtûn: Celâluddîn Mes‘ûd Şah b. Şerefuddîn Mahmûd Şah İncû’nın kızı ve vezir Giyâsuddîn Muhammed’in torunu olan Cihân Melek Hâtûn, VIII/XIV. yüzyılın ikinci yarısının Şîrâz’daki şairlerinden olup şiirde “Cihân” mahlasını kullanırdı. Divanının mukaddimesinde de kendisini “Cihân binti Mes‘ûd Şah” diye tanıtmış, neseplerini Hâce Ab­dullah Ensârî’ye bağlayan Fars’taki İncû hanedanının geriye kalanların­dandır. Onun anne tarafından dedesi vezir Reşîduddîn Fazlullah, baba ta­rafından dedesi ise Emir Şerefuddîn Mahmûd Şah İncû’dur. Babası öldü­rüldükten sonra amcası Şeyh Ebû İshak İncû’nun koruması altında yaşa­dığı ve onun gölgesinde yetiştiği kesindir. Emir Mubârizuddîn’in Şîrâz üzerine hakimiyet kurmasından ve Mîr Şeyh’in 758/1357 yılında öldü­rülmesinden sonra yine de Şîrâz’da kaldı ve kendi ailesinin düşmanları­nın yanı başında yaşamını sürdürdü. Kendi isteği veya zorlamayla Şah Şuca’ Muzafferî (760/1359-786/1384)’yi övdü ve VIII/XIV. yüzyılın son­larına kadar Şîrâz’da kaldı. 784/1382 yılından sonra da hayata gözlerini yumdu.

Cihân Hâtûn’un yaşamına dair kısa ve özet bilgiler mevcuttur. Kendi­sinin divanına (ki kendi gözetimi altında yazılmış ve düzenlenmiştir) yaz­dığı mukaddimeden yeterli bir bilgi çıkmaz. Cihân Hâtûn hakkında şüp­heli bilgilere sahip olan Devletşah-i Semerkandî, bir yerde onun ile ‘Ubeyd konusunda bir hikaye nakleder ve onun ‘Ubeyd ile şiir alışveri­şinde bulunduğunu ve münazarada bulunduğunu söyler. Bir başka yerde de ‘Ubeyd’in Cihân Hâtûn ve onun şiirinin kadınca olduğu konusunda bir tayyibesini zikreder. ‘Ubeyd’in güzel bir üslupla söylenmiş olan bu görüşü doğrudur. Zira Cihân’ın gazellerinin çoğu kadınca aşk duygularını konu alır. Hatta şairin birkaç gazelinde vefasız bir erkekten şikayet edilmiştir. Cihân’ın bazı gazellerinde “Sultan-baht” diye bir isim zikredilir. Anlatım tarzı, onun Cihân Hâtûn’un maşuku olduğu, daha genç iken öldüğü ve şairi kendi ayrılığından büyük bir üzüntüye sürüklediği anlaşılır. Ancak tarih okununca Sultan-baht’ın Celâluddîn Mes‘ûd Şah’ın son hanımın adı, Dilşad Hâtûn’un kızkardeşi ve Cihân Hâtûn’un üvey an­nesi olduğu, Cihân ile onun arasında dostluk bağlarının güçlü olduğu, Ci­hân Hâtûn üzerinde büyük bir etki yapan genç yaştaki ölümünün onun bazı şiirlerinin konusu olduğu anlaşılıyor. Cihân’ın bazı şiirleri okununca onun İncû şahlarının döneminden sonra sıkıntıya düştüğü, düşmanları­nın cefası, yoksulluk, kimsesizlik ve dervişlikten dolayı azap çektiği anla­şılır.

Cihân Hâtûn, Şah Şuca’ Muzafferî’den başka Şeyh Uveys-i İlekânî (784/1382-813/1410 yılları arasında padişahlık yaptı)’nin oğlu  Sultan Ahmed Bahâdır Han’ı da övmüştür. Buradan da onun İncû Hanedanı pa­dişahlarının düşüşünden (758/1357) sonra en az otuz yıl veya daha fazla bir süre yaşadığı ve ölümünün 784/1382 yılından sonra olduğu ortaya çı­kar.

Dîvân-i Cihân Hâtûn’un iki nüshası Paris Milli Kütüphanesi Supp. 763 ve 1102 numaralarda mevcuttur. Cihân Hâtûn’un şiirleri toplam 5500 beyte ulaşmakta[1] ve kaside, terci’-i bend, kıta, gazel ve birçok rubaiden oluşmaktadır. Şiirleri özellikle gazel ve rubaileri tatlı, aşıkane, kimi zaman da övgü içeriklidir. Dili sade, şiirleri kolay anlaşılır ve nadir olarak da lafzî yanlışlıklar içerir. Fakat usta şairlerin yaptığı aşırılıklardan da uzak, genel olarak orta hallidir.

Aşağıdakiler onun şiirlerindendir:

Dosta ulaşmakla aşkımın son bulacağı yoktur, ey dost sana ulaş­maktan bizim kaçışımız yoktur.

Zamanın güzellerini baştaki gözle gördüm, o eşsizin iki cihanda da eşi benzeri yoktur.

Bizi içinden geçirmiyor musun dedin, bizim içimizde yüzünün haya­linden başkası yoktur.

Dünyayı aydınlatan güneş parlak ise de onun yüzünün mehtabı gibi aydınlığı yoktur.

Şahlar fakirlerin inleyiş hallerine bakarlar, sen zamanın şahısın ve ben gibi fakir yoktur.

Ayaktan düştüm, lütuf hatırı için elimden tut, çünkü sana ulaşma ümidi dışında elimden tutacak yoktur.

Senin cemaline şaşmayacak göz görüş ehli önünde görmemiş olması hakkıdır.

Senin eşiğinin toprağına cihan baş koyar, ondan taş ve padişahlıkta gözü yoktur.

*              *              *

Dilber gitti de daralmış gönlüme bir bakmadı, cihanı yakan ahtan sakınmadı.

Göz yaşımız iki cihanı da baştan başa sardı fakat o vefasız lütfuyla bizim tarafımızdan geçmedi.

Ahım geçip yedinci feleğin de üzerine ulaştı da hiçbir şekilde onun taş gönlüne etki etmedi.

Değerli ömrümü rüzgara saldım da ömrümde bana bir öpücük vermedi de ciğerimi kanatmadı.

Gönül şeker gibi tatlı o dudağının varlığıyla hiç şekere doğru bir il­tifat göstermedi.

Cihan’ın cefa görmüş zayıf miskin gönlü yara kölelik dışında bir gü­nah işlemedi.

*              *              *

Gel ki güzel yüzün olmaksızın kimseye bakmayayım, senin sokağı­nın dışında bir başka yeri heves etmeyeyim.

Benim, senin dergahında yere koyulmuş bir başım var ki senin dı­şında hiç kimseye sığınmayayım.

Ey benim havalem söyle de ne zamana dek sabır göstereyim, dost canının hakkı için ben bir nefes dışında istemiyorum.

Kavuşma gününde ayağına elim ulaşırsa eğer beni okla vursan da yüzümü geri çevirmem.

Ey saba rüzgarı güle sarhoş bülbülün ağzıyla söyle ki ben bundan daha fazla kafeste kalmaya tahammül edemem.

Ey gönül ben dünyada can tende durduğu sürece aşktan doyma­dıkça işretten el çekmem.

Arzumun kabesinin havası benim dimağımdadır, çöl yolunda ben kulağımı zile vermem.

Gönlüm Cihan’ın okyanusu gibidir eğer rakip alçak ise de şunu bil ki alemden alçaklığa bakmam.

*              *              *

Senin sırrın gözümde saklıdır benim, gözden kanlı gözyaş akar be­nim.

Başı senin aşkının yoluna feda ettiğim için ey benimle nefes çekenler ne güzel can yeridir canım.

*              *              *

Uzun geceler daha çok uyanığım, sehere yakın başımı yastığa koya­rım.

Zannederim ki göz dostu görmeden uykuya dalarsa hayal zanneder.

*              *              *

 


 

[1] Merhum Said Nefîsî, ondört bin beyit olarak tahmin etmiştir. Bunu neden böyle söylediğini (Târîh-i Nazm u Nesr der İrân, s.216 ) bilmiyorum.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.