| Bureyr'in Şehadeti Taberî, Hüseyin'in (a.s) şehit edilişini gören Afif b. Züheyr b. E-bu'l-Ahnes'ten şöyle rivayet eder: (Abdulkays'ın Suleymeoğulları ile antlaşması olan) Benî Umey-re b. Rabia kabilesine mensup Yezid b. Ma'kil ileri çıkarak Bureyr b. Huzeyr'e hitaben, "Allah'ın sana yaptığını nasıl görüyorsun?" dedi. Bureyr, "Andolsun Allah'a ki, Allah bana hayrı ve sana ise şerri vermiştir!" dedi. Yezid, "Yalan söyledin; oysa ki bu güne kadar yalancı değildin! Hani bir gün Levzanoğulları kabilesinde seninle birlikte yürüyorduk ve sen, 'Osman b. Affan kendisine zulmeden ve Muaviye b. Ebusüyfan ise sapkın ve saptırıcı biridir! Hidayet ve hakkın imamı Ali b. Ebu Talib'tir.' demiştin, hatırlıyor musun?" dedi. Bureyr, "Şahitlik ederim ki bu, benim inanç ve sözümdür." dedi. Yezid b. Ma'kil, "Ben de senin sapıklardan olduğuna tanıklık ediyorum!" dedi. Bureyr, "Lânetleşmeye var mısın? Allah'tan dileyelim ki yalancıya lânet etsin ve batılda olanı öldürsün! Hadi çık, seninle savaşacağım!" dedi. Ravi şöyle diyor: Bureyr ve Yezid b. Ma'kil ilerledi. Ellerini Allah'a açıp yalancıya lânet etmesini ve hak üzere olanın batılda olanı öldürmesini dilediler. Sonra savaşmaya başladılar ve aralarında sadece iki kılıç darbesi gerçekleşti. Yezid, Bureyr'e bir kılıç salladı ve bu, ona bir zarar vermedi. Bureyr de Yezid'e bir darbe indirdi ve bu darbe, Yezid'in miğferini yarıp beynine indi. Yezid yere yığıldı; büyük bir dağın tepesinden düşmüş gibiydi. Bureyr, Yezid'in başına saplanan kılıcını zorla hareket ettirerek çıkarmaya çalışıyordu. Şu an gözümün önünde sanki. Bu sırada Raziy b. Munkiz Abdî saldırıp Bureyr'i tuttu ve böylece bir süre tutuştular. Sonuçta Bureyr, onu yere vurdu ve göğsüne oturdu. Raziy bağırarak, "Nerdedir kurtarıcılar ve koruyucular?" deyip yardım istedi. Ravi şöyle der: Kaab b. Cabir el-Ezdî, Bureyr'e saldırdı. Ben, "Bu, camiide bize Kur'ân okuyan Bureyr b. Huzeyr'dir." dedim. Ka-ab saldırarak mızrağıyla Bureyr'in sırtına bir darbe indirdi. Bureyr, mızrağı sırtında hissedince kendini Raziy'nin üzerine attı ve yüzünün burun kısmını kopardı. Kaab b. Cabir, Bureyr'i Raziy'nin üstünden yere atabilmek için mızrağını, ucu Bureyr'in sırtında kayboluncaya kadar bastırdı. Sonra da kılıcıyla darbeler indirip Bureyr'i şehit etti. Afif b. Züheyr şöyle diyor: Raziy b. Munkiz el-Abdî'nin düştüğü yerden kalkıp elbisesinin toz-toprağını temizlediği ve Kaab'a, "Ey Ezdî kardeş, asla unutamayacağım bir iyilik ettin bana!" dediği o vakit, adeta gözümün önünde. Ravi şöyle diyor: Afif'e, "Sen bunu gördün mü?" diye sordum. Afif dedi: "Evet, gözüm gördü ve kulağım duydu." Kaab b. Cabir Kerbela'dan döndüğünde eşi veya Nevar bint-i Cabir adındaki kız kardeşi ona şöyle demişti: Sen, Fatıma'nın oğluna karşı savaşanlara yardım ettin ve Kur'ân karilerinin efendisini öldürdün. Şüphesiz ki sen büyük bir cinayet işlemişsin. Vallahi yaşadığım sürece seninle konuşmayacağım! Bunun üzerine Kaab b. Cabir şu beyitleri okudu: Kınamaktasın sen; sor, haber al benden Mızraktan yollarda Hüseyin'in sabahını Senin sevmediğin en kötü işi yapmadım mı? O korku gününde bunu tek başıma yapmadım Bir elimde emrime isyan etmeyen sivri mızrak Diğerinde güneş gibi parlayan keskin kılıç Çektim kılıcımı bir gruba ki, değildi dinleri Benim dinimden; ben İbn Harb'e kanaat edenim Görmedi gözüm onlar gibisini; ne onların zamanında Ne öncesinde halk arasında, çocukluğumda bile Amansızca kılıç sallayan savaş anında Ailesini koruyup düşmanı ezenler arasında Mızrak darbesine ve kılıç yarasına sabrettiler Savaştılar, ama bunun yararı olmadı Ubeydullah'ı gördüğünde ona de ki: Ben halifenin emrini dinler, itaat ederim Öldürdüm Bureyr'i, sonra da iyilik taşıdım Ebu Munkiz'e, bir savaşacak çağırdığında. Abdurrahman b. Cündeb'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Mus'ab b. Zübeyr'in hükümeti döneminde Kaab'ın şöyle dediğini duydum: "Rabbim, biz ahdimize sadık kaldık! Rabbim, bizi hile yapanlar gibi kılma!" Babam, Kaab'a şöyle dedi: "Doğru söylüyor; o sadık kalmış ve yücelmiş! Hey zavallı, sen kendin için kötülük kazandın!" Kaab, "Asla! Ben kendim için kötülük değil, ancak iyilik kazandım!" dedi. Raziy b. Munkiz el-Abdî'nin birkaç beyitte Kaab'a şöyle cevap verdiği kaydedilmiştir: Allah isteseydi ben onları öldürmeye katılmazdım Böylece Cabir de bana minnet koymazdı Kuşkusuz o gün utanç günü ve bir dönemdi ki Dostlardan sonra oğullar da kınıyordu onu Keşke ben onun (Bureyr) öldürülüşünden önce Ve Hüseyin'in o gününden önce kabre gömülseydim. |