Pazartesi 21 Mayıs 2012 - 16:10

الإثنين ١ رجب ١٤٣٣

دوشنبه ۱ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۴۰

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

Bütünleme

Bil ki imkanî hakikatler ve esmaî unvanlar olan kaderi suretler ve ilahi ilmi suretler mutlak vücuttan kaynaklandığı ve zatın malumiyeti suretinden ibaret olduğu sebebiyle mutlak vücuda dönmektedir. Aynı zamanda takyidi cihetiyle ve imtiyaz ve kesret yüzlerini kabul ettiği hasebiyle yokluğa dönmektedir. Kaderi ilmi taayyünler ıtlak semasından nazil olduğu için ilmi özel vücudlardır. Esmada yok olmuştur ve esma da zatın suretleri ve taayyünleridir. O suretler kaderi vücut ve ilmi sübut olarak tabir edilmektedir. İsmet erbabı dilinde o hakikatler bağımlı tahakkuk ve gölgesel sübutla tahakkuk ettiği için “zerri” vücud diye tabir edilmektedir. “Elestu ve zerr” âlemini şehadet âlemi ve hakkın rububiyetini ikrarı da tekvini ikrar olarak kabul edenler cahildir. Bunlar, asıl yerine detaylara kaymışlardır. Şeyh-i Ekber, Fütuhat’ta şöyle buyurmaktadır: “Mümkün a’yanlar yokluk halinde sübuti ru’yet ile görülen ve gören, duyulan ve duyan bir haldedir. Sübuti duymanın vücudu yoktur. Allah-u Teala bu a’yan’dan dilediği kadar muayyen kılmıştır. Bütün bunları, “ol” emri ile takdir etmiştir. Ona emrini işittirdi ve memur olan da buna teşebbüste bulundu. Böylece onun kelimelerinden oldu. Hayır, belki kelimesinin aynısı oldu. Mümkünler ezeli yokluklarında (a’yan-ı sabite) vacib’ul-vücudu tanıyorlardı. Vücud âleminde olan her şey Allah’ı tesbih etmektedir ve keşif ehli ise bunu açıkça duymaktadır. Mü’min ise iman ve ibadet olarak bunu kabul etmektedir. Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: “Evrendeki her varlık, O'nu överek tesbih eder, fakat siz bu varlıkların tesbihlerini anlayamazsınız. Hiç kuşkusuz O, kullarına karşı yumuşaktır, affedicidir.”

 

Şeyh burada bazı hak ehlinin, vücutlarından önce mümkün varlıkların nutkunu işittiğini belirtmiştir. Zira onlar, sübuti bir hayat ve nutuk ile diri, nutuk sahibi ve derk edicidir.

Şeyh-i Ekber, çeşitli yerlerde ve diğer marifet erbabı ise çeşitli eserlerinde külli velayet sahiplerinin “zerr ve elestu” âlemindeki ibadet ve hakkın sözünü işitmeyi hatırladıklarını beyan etmişlerdir. Bu büyükler özel kamil insanlardır. Kendilerinin taayyün çeşidi olan hakikatlerine bağlandıkları sebebiyle hakkın ilminde, vahidiyet makamında isimlerin ve sıfatların tafsilleri mertebesinde ve ilahi isimlerin ilmi mazharlarında ilmi makamda kabiliyetlerin takdiri hususunda bildiklerini müşahade etmektedirler. 
 
Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.