Perşembe 29 Temmuz 2010 - 16:25

الخميس ١٨ شعبان ١٤٣١

پنجشنبه ۷ مرداد ۱۳۸۹ - ۱۷:۵۵

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 


BİR MİLLETİN VAROLUŞU

Bizler ortak vicdanın varolan temel unsurlarının araştırmasını yaparken ve ortak istek ve sorunların ana unsurlarına insan istismarının ve baskısının karşısında,yahut beşeri kuruluşların baskıları mukabilinde,insan unsurundan kaynaklanan bu olumsuzlukları incelerken ulaşarak gördükki bu toparlayıcı ortak sorunlar o zaman süreklilik arz eder ki adalet iddiasında bulunanlar hakikat peşinde olanlar takvalı olmayı ilke edinenler (batılı yazarların dediği gibi:ilerlemiş ve humanist fikri benimseyenler)onun esas mayasının hamurunu oluşturmaktadır.Bu maya ve cevherdir ki aynı hayat gibi,dipdiri canlı ve hayat bahşedendir ve aynı cevher dir ki halktan bir topluluğun kalıbına aşılandığı zaman onu harekete,ilerlemeye ve toplu tekamule,ölçülü bir kültür oluşturmaya ve kendine has bir gelenek meydana getirmeye sevkederek yönlendirirki bütün bunların hepsi istiklal ve bir milletin diğerlerinde ayrışma delilidir.

Şimdi az çok bu dünyanın geniş bir yöresinde milletleri görürsün ki dilleri,gelenek ve görenekleri ırkları başkalrından tamamen farklı olup çeşitli coğrafi bölgelerde ve değişik yörelerde hayat sürmekteler,çeşitli siyasi yapılarda devletler oluşturmaktalar ki hepsi birbirinden ayrı ve müstakildirler,işte bunlar bu dünyanın islami memleketleridir.

Klasik ölçüler ve batılı düşünce yapısı bunların milliyetlerini birbirinden ayırarak onları birbirlerine tamamen yabancı ve tanınmaz hale getirir ki esas yabancı olan milletler ve memleketler oranında yabancı göstermeye çalışır.Bunlardan herbirisi birbirlerinden ayrı ve yabancı olmalıdırlar ve bu ayrılık ve yabancılığında kendisinin bilindiği gibi getirisi ve götürüsü vardır.

Ama görünürdeki ihtilaflara rağmen,bu toplumun içerisinde vahdet unsurlarını müşahede etmekteyiz.Bu çeşit çeşit halkın arasında bir tane ortak etken oldukça belirgin ve net bir şekilde görmekteyiz ki bu tanıdığımız islamdan başkası değildir ve islam da kendine has gelenekler kurallar ve özel bir kültürden dopdolu olan engin bir dünyadan ibarettir.

Görüyoruz ki bu milletlerin islama iyice gönülden bağlanmaları durumunda ortak vicdani temellere ve milli birlik esaslarına ulaşmak onlarda nasıl olmaktadır,yani islam dini bir yol olması hesabıyla ve kendine has bir dünya görüşüne malik olmasından dolayı onlara hangi önerilerle gelip neleri öğreterek telkin etmektedir,ve saniyen,bu milletler islamın varliğıyla hangi ortak sorunlarla karşılaşmaktadır.

''Allahı bırakıp taptığınız,sizin ve babalarınızın adlandırdığı putlardan başka birşey değildir.Allah onların doğru olduğuna dair bir delil indirmemiştir.Hüküm vermek ancak allaha aittir,kendisinden başkasına değil ona tapmanızı emretmiştir.Bu,dost doğru dindir,fakat insanların çoğu bilmezler.''YUSUF 40

''Ey insanlar!Bir misal verilmektedir,şimdi onu dinleyin:Sizlerin allahı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler,bir sinek bile yaratamayacaklardır.Sinek onlardan birşey kapsa,onu kurtaramazlar;Davalı da davacı da nekadar güçsüz!HAC 73

''Allah uğrunda gereği gibi cihad edin.O,sizi seçmiş,babanız ibrahimin yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamaıştır.daha önce ve kuranda,peyğamberin size şahit olması,sizinde insanlara şahit olmanız için size müslüman adını veren odur.Artık,namaz kılın,zekat verin,allaha sarılın.O sizin sahibinizdir ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır.''HAC 78

''Ey insanlar!Doğrusu biz sizleri bir erkek ve dişiden yarattık.Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki biribirinizi kolayca tanıyasınız.Şürhesiz,allah katında en değerliniz,ona karşı gelmekte en çok sakınanınızdır.Allah bilendir,haberdardır.''HUCURRAT 13

''Toptan allahın ipine sarılın,ayrılmayın.Allahın size olan nimetini anın:Düşmandınız kalplerinizin arasını uzlaştırdı da onun nimeti sayesinde kardeş oldunuz.Bir ateş çukurunun kenarında idiz,sizi oradan kurtardı....''ALİ İMRAN 103

''Siz,insanlar için ortaya çıkarılan doğruluğu emreden,fenalıktan alı koyan,allaha inanan hayırlı bir ümmetsiniz..''ALİ İMRAN 110

Milletlerin özgürlük mücadelesini tarihte inceleyenler bilirler ki milletlerin kurtuluşa ermesinin esası bunda dır ki fert veya bir toplum,az da olsa ,kendisi gerçek manada dünyaya bağlılık ve esaret kayıt ve bağlarından kurtularak tam özgürlük derecesine ulaşmış olsunlar ve bunlar kendi halklarına ve milletlerine desinler ki eğer milletler isteseler dünyanın kendilerine hükmetmesi ve tasaluttunu başlarının üzerinde baki kalacaktır ve eğer onlar isteseler,işte bu mal mülk ve baskı sahibi güneşin önünde ki buz gibi eriyerek suya dönüp yok olacaktır.İnsanın kurtuluşuna sebep olacak esas kendisinin haklılığına ve ezilmişliğine inanmasına bağlı olup bir taraftanda dönemin baskıcı patronlarının teşkilatlarının çürüklüğü sağlanmakta olduğu ve zayıflığının gerçek oluşunada inanmalıdır.Hangi mektep ve bir inanç sistemi islamdan daha açık ve net kendi mensuplarına bu özğürlüğün temellerini ve yöntemlerini öğretmektedir?Tevhid ve islam yani kurtuluş ve özgürlük,yani zincirlerin kırılması esaret bağlarının çözülmesi ve olgunluk ve yücelik yolunun açılmasıdır ilahi eşiğe doğru.

İslam mensuplarına şunu söylemektedir ki bu yeryüzünde ki milletlerde görmekte olduğun renklerin,ırkların ve dillerin farklılığı-onları insanlar ayrılık ve farklılık kriteri görmektedir-esaslı ve temeli oluşturan birşey değildir.Bütününde,o millet daha değerli ve şereflidir ki insanlığın olgunlaşma yolunda çaba harcamış,hareket etmiş olsun.İnsanoğlunun arasında müşahede etmiş olduğun gelenekler diller ve renkler göze çarmaktadır,bir hakikatın çeşit çeşit cilvelenmesinden varlıkların çokluğu ve güzel şeylerin kokusu gibi tabiatın kendisinde göze çarpan farlılıklarda olduğu gibi,ki her bir çiçeğin kendine has rengi ve kokusu,özelliği ve faydaları vardır,ki herbirisi insalnlığın hareket yolunda yüce başlangıca doğru değerlendrilerek takdir edilmişlerdir.Bu farklılık ve değişiklikler ayrılık ve düşmanlığın nedeni olmayacakları gibi,bunların tanınması değerlendirilmesi ve anlaşılması içindir ki maddi ve manevi olgunluğa götürecek esaslardır.

Böylece bu dinde ortak olduğumuz yol,hangi dilden,ırktan,bölgeden olursanız olun,budur ki allahın yolunu kuvvetlice koruyun ve birbirinizden asla ayrılmayın ve bu nimeti hatırlayınız ki biribirinizin düşmanıydınız.İslamın cevheri sayesinde tevhid ve vahdet buldunuz ve bu vahdetin meyvesi dünyalarca bilgi,fazilet ve ahlaktır ki beşeriyet kervanına kazandırdınız.

Sizler eğer iyliklerin savunucusu zulüm ve fesatlıkların düşmanı olursanız dünyanın en iyi ümmetlerinden biri olursunuz.Sizin toplumsal ve maddi haaytınızın mahsulü ve kazandırdıkları birbirlerinize karşı zulüm tecavuz ve istismardan ibarettir.

''Ey insanlar!sizin biribirinize zulmünüz dünya hayatı içindir''YUNUS 23

Ayrıca bu maddi yaşantı sizlerin toplumsal ve ferdi olgunlaşma ilerleme ve yaşantınızı teşkil etmektedir.

''Dünya hayatı gökten indirilimekte olan bir suya benzemektedir ki yerdeki bitkilere karışarak yeşertir ve yerden bitenlerden hayvanlar ve insanlar yer''YUNUS 24

İşte böylece bu dünyanın toplumsal hayatı sizler için saldırganlık ve olgunluktan ibaret bir karışım ve yoğurulmadır,zulüm ve haksızlığın olgunlaşma fırsatı ve genişleme imkanı bulamaması için,çare yolu ve sizin dertlerinizin hal yöntemi budur ki hakkın hakimiyetine vahdete tam manasıyla inanmakla kendinden geçmeye ve fedakarlığa,sürekli ve ömür boyu maddenin hakimiyetine ve kendini beğenmişlerin aleyhine mücadele ve uğraşla geçirmelisiniz.

E y inanlar!sizleri en acıklı azaptan kurtaracak bir ticaretin yolunu öğretmemi istermisiniz?. Allaha ve onun resulüne inanınız ve nefislerinizle ve mallarınızla allahın yolunda mücadele ediniz,işte bu sizin için çok hayırlıdır anlarsanız.SAFF 10-11

İşte böylece sizin milliyet temeliniz,sizin ortak vicdanınızı oluşturan esas unsur,allaha inanç ve sizin o uğurda mücadeleniz olacaktır.(bu ortak dert ki ilmi bir değer kazandı nefsin feda edilmesine ve mücadele boyutuna ulaşmıştır .)

''İnananlar sizinle beraber hicret edip savaştıktan sonra işte onlar sizlerden birisidir.''ENFAL 75

Sizler şimdiki vew geçmiş millet ve ümmetlerin başından geçenlere bakarsanız,onlar her ne idiyseler ve ne oldularsa onların toplumsal ve kişisel kazanç ve işlerinin getirisini elde ettiler ve sizlerde ey müslümanlar aynı kanunu icaplarına uğrayacaksınız.

''Onlar bir ümmetti geçip gitti.o ümmetin kazandığı kendisinedir ve sizinki de size aittir.''BAKARA 128

Ve bilahare siz insanların alın yazgısı bir çalışma ve çabanın rehininde ve elindedir ki rabbinizin tarafına yücelmek için güzelliklerin,iyiliklerin,yaratıcılıkların,adaletin ve yüce hakkın varedicisi olan rabdir,çalışmaktasınız ve kesin olarak çaba ve gayretten sonra onu görmeye nail olursunuz.

''Ey insan oğlu !sen rabbin için çalışıp çabaladın,artık ona kavuşmaktasın.''İNŞİKAK -6

Birbirinden bu kadar ayrı olan çeşit çeşit İslami milletler,dünya görüşü ve davet edilişi itibariyle böyle öğretim ve eğitimlerin istikametinde yetişmektedirler.Bunun kendisi b toplumun ortak kültürünü oluşturmakta ve aynı İslam kültürü ve tevhidi inanç onlar için kahramanlar ve şehitler yetiştirerek güzel hatıralar ve kahramanlık destanları miras bırakır ki bütünüyle onların İslami ve ortak vicdanlarının oluşumunda önemli etkisi olur.Hicretin ilk asrında,İslamın tevhid daveti ve İSlam usuli o kadar acık ve berrak olarak halka duyurulmaktaydı ki o dönemin bütün medeni milletleri canı gönülden ve istekle onları kucaklayarak kabul ettiler.Kısa zamanda bir ortak İSlam milleti veya İslami''bir beynel milel ulus'' meydana geldi.Ama bu birlik çabucak deforme olarak parçalanmaya yöneldi,çünkü ozamanın ilerigeleleri istemediler veya başarmadılar İslamın hakkiki davetini anlasınlar.İslamın milletler arası teşekküllünden bir arap imparatorluğu ve arap hilafeti meydana getirdiler ve bu İslamın açıkca meydana gelen ilk karışıklığı ve muhalefetiydi.Bu bakımdan elde edilmiş olan birlik çabucak dağılarak yıkıldı ve o değişikliklerin ve zzafların peşice ayrı sapmalar boyut kazanarak meydana gelmiş,öyleki müslümanlar ağır ağır uyuyup gittiler.Bu derin uykuyla eş zamanda ,batılı hristiyan uyanmaktadır.İslamın ilmi ,kültürel ve toplumsal geleneklerinden istifade ile ,batı kendi medeniyetinin temellerini atıp,öyle bir medeniyet ki islami geleneklerden ve islami bilgilerden yararlanmayı bir kenara bırakarak ,dünyaya hükmetmek saldırganlık yapmak mal toplamak ve dünya düşkünlüğü noktasından ,kaynaklanmaktadır.Bir kaç asır bundan önce İslam dünyası batılı düşmaların çıkarcı saldırılarına maruz kaldı.Önce onların dini,ahlaki ve kültüel varlığına el uzatıp daha sonra onların maddi ve ekonomik kaynaklarını yağmaladılar.O eski ve derin uyku ve bu istimar ve yağmacı saldırı ,İslam milletlerini günden güne daha fazla esir etti ve daha çok kendisini kaybetmesine yok olmaya ortam hazırladı. Şimdi bir asra yakındır ki dünyanın siyasi,toplumsal ve kültürel değişimleri,bu milletlere yepyeni bir uyanış ve hareket kazandırmıştır. Onlar bir taraftan yeni bir bakışla tevhide,İslama ve onun davetlerine dikkatlice baktılar ve bir dünya dolusu yeni yeni gerçekler keşfeetiler ve ayrıca müslümanların mevcut ayrılıkları, mahrumiyetleri, geri kalışlarını müşahede etmek bu halkta yepyeni bir sorun ve istek meydana getirdi ve getirmektedir.

Bundan başka,bizler esir durumda olan İslami memleketlerde bir hareket ve kaynama müşahede edip görmekteyiz.İslamınözgürlük bahşeden ve tevhid daveti ve istikametinde meydana gelen taleb ve istekler ,yalnız müslümanları değil zulüm gören her milleti ki bu ögretilerle tanışmaktadır hareket ve mücadeleye sevk etmektedir.Afrikanın yeni kurulmuş memleketlerinde ve sömürü altında olan arap devletlerinde de,ezilenleri ayağa kalkması ve hareket etmesi için bir önemli ideoloji halini almıştır. Batı medeniyetide ki asırlardır açıkta ve gizlide İslam la savaşmaktadır,bu gerçekleri müşahede ile telaşa kapılmıştır,yani burjivaziyi temsil eden ve sömürücü batı marksist olan doğu bloku ile -düşman olmasına rağmen-birlikte hareket etmek ve barış yapmak için adım atmakta ayrıca siyonizmle organik birlik oluşturarak,İslam milletlerinin kalbinde siyonist bir devlet varetmekte ve yine ayrı dinlerin takipcilerinin gönüllerini elde etmek için-budistler ve zerduşt dinine mensuplar ve.......-çabalamaktadırlar,şimdi öyle anlaşılmaktadır ki batı bütün gücüyle İslamı yıkmak için adaletin zıttına İslamın aleyhine ve müslümanların aleyhine güç toplaya bilmek için çalışmaya zaman harcamadan meşkul olmaktadır.Bu bakımdan zaman zaman öteden ve beriden islami öğretileri ve değerleri zayıflatmak için sinsi ve acımasız koplolar ve istikametinde çalışmalar görmekteyiz.Bu koploların bütünü ve islamı yok etmek için bu birleşmeler ortak sorunları ve sıkıntıları acı çekmekte olan ezilmekte olan müslümanların arasında güçlendirmekte ve onların milli vicdanlarını uyandırıp takviye etmektedir

O görüş ve bugünkü ortak sorunları duyma ve anlama duygusu ilerlemeye ve genişlemeye kuvvet kazanmaya başlamış olup ve böylece İslam milliyeti tekrar üretici hal kazanmıştır.O milliyet ki sitatikocu ve gelenekci hudutlardan geçmiş ve bütün müslümanlar ve hatta bütün özgür insanlar ve tek allaha inanan insanları kuşatır,öyle bir millet ki her türlü kavmin sınıfın ,ailenin baskı ve tehakkumunu reddeder ve beşerin bütün boyunduruklarda fikri ,toplumsal ve siyasi prangalardan kurtuluş ve özgürlüğü için hidayet yolunu gösterip alemlerin rabbinin yakınlığının eşiği,onun temelini ve esasını meydana getiren temel faktördür.Abdurrahman kavakibi,Seyyid cemalletin Esed abdi,Muhammed abduh,Naini,İkbal ve Beşir İbrahimi gibi insanlar İslamın ve tevhidin yepyeni görüşünün önderlerinden olup İslamın yepyeni istek ve sorunlarını çok iyi kavrayan ve anlayan ve yeni tevhid inancının oluşturduğu milliyetin temelini atanlardandırlar.Bu lahurlu İkbalın haykırışıdır ki meltem rüzgarı gibi uyumuş gönülleri ve parçalanmış müslümanların vicdanlarını uyandırır,insan neslinin özgür yaşaması ve özgürlük müjdesi ve allah kullarının minnetsiz hizmet etmeleri için bir misyonu ve görevi onlara hatırlatmaktadır.

EY UYUYAN GONCA,NERGİS GİBİ KALK 

BİZİM YUVAMIZ DERTLERİN TALANINA GİTTİ KALK

SABAH KUŞUNUN FERYADINDAN ,EZANIN SEDASIYLA KALK

NEFİSLERİN ATEŞİNİN VELVELESİNİN SICAKLIĞINDAN KALK

DERİN UYKUDAN ,AĞIR UYKUDAN,BU DERİN UYKUDAN KALK

SENİN DENİZİN ÖYLE BİR UMMANDIR Kİ ÇÖL GİBİ SAKİN

SENİN DENİZİN ÖYLE BİR DENİZDİRKİ ÇOĞALMADI AZALDI

FIRTINA VE BALİNANIN YABACISIDIR, NASIL DENİZDİR?

PARÇALANMIŞ BAĞRINDAN KABARAN DALGALAR GİBİ KALK

DERİN UYKUDAN,AĞIR UYKUDAN DERİN UYKUDAN KALK

FİRENKİN ELİNDEN VE ONA BAĞLILIKTAN FERYAT

FİRENNKİN TATLILIĞINDAN VE KARIŞTIRICILIĞINDAN FERYAT

ALEMİN BÜTÜNÜ FİRENKİN SAVAŞCILIĞINDAN VİRANE OLDU

HAREMİN MİMARI YİNE DÜNYA TAMİRİ İÇİN KALK.....

AĞIR UYKUDAN ,AĞIR UYKUDAN DERİN UYKUDAN KALK

BU DERİN UYKUDAN KALK!



Total Visit: 150
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.