Azhar-ı Tebrizi
Nesta'lik yazının üçüncü büyük üstadı kabul edilen Azhar-ı Tebrizi, Mirza Ca'fer'in talebesidir. Her ne kadar nesta'lik hattatı olarak bilinirse de, diğer yazıları da güzel yazmıştır.
Tebriz'den Herat'a giderek, Sultan Ebu Said-i Gürgani'nin hizmetine giren Azhar, Uluğ Bey b. Şahruh, Alaüddevle b. Baysungur'u mağlup edince, Azhar ve diğer sanatkarları Semerkant'a götürmüş musahibi yapmıştır.
Kendisine "zahirüddin, müteahhirin, üstadülesatiz" gibi lakaplar verilmiştir. Eserlerinin ketebesinden hicri 877 yılında hayatta olduğu anlaşılmaktadır. Eserlerinin çoğu İstanbul müze ve kütüphanelerindedir (İÜ Ktp., FY, nr. 1422, 1424). Ayrıca Tahran'da Murakka'-i Giilşeni, Tebriz'de Mecmua-i Nahcuvani'de de kıtaları bulunmaktadır.
Baysungur'un saray kütüphanesi için hazırlanan Külliyyat-ı İmad'da, ayrıca Leningrad Kütüphanesi'nde kıtaları vardır. Lahor Pencab Universitesi Kütüphanesi'nde bulunan Nizami-i Gencevi ve Hüsrev-ü Dihlevi hamseleri Manchester Kütüphanesi'ndeki Hüsrev ü Şirin, Azhar-ı Tebrizi'nin giizel eserlerindendir. Ali Kayini, Azhar'ın yetiştirdiği meşhur hattatlardandır.1
1- Habibullah, Atlas-ı Hat, s. 459, 460; Kadı Ahmed, Gülistan-ı Hüner, s. 57; Beyani, Hoşnüvisan, I, II, 68-74