Perşembe 29 Temmuz 2010 - 16:17

الخميس ١٨ شعبان ١٤٣١

پنجشنبه ۷ مرداد ۱۳۸۹ - ۱۷:۴۷

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    


AYDINLARIN ROLÜ

     

Sömürülen ve geri kalmış toplumlarda,genelikle bazı aydınlar vardır ki isterler ve ya çalışırlar ki vatandaşı olan mılletlerde toplumsal vicdanı ve mantığı aydınlatarak uyandırsınlar.bu aydınların zihninde milli kültür,gelenek ve dil kavramı aynı şeyi ifade etmektedir.Milletin mahrumiyetlik,geri kalmışlık,talihsizlik ve sıkıntılarla karışmış fiili gerçeklerini göz önüne alarak,aydınlar bu yerleşmiş geleneği anlatıp öğretmekten vazgeçerek ilerlemiş ve güçlü dünyanın özelliklerine doğru yönelip o özellileri kendi milletlerine örnek göstererek milli şuurun oluşmasına gayret ederler .

Frantes fanon,Afrıka nın ileri görüşlü psikolok ve toplum bilimcisi ,"milli kültür hakkında"önemli ve kalıcı eseri olan "yeryüzünün lanetlenmişleri"kitabının bir bölümünde sömürülmüş toplum aydınlarının arasında bu duygu ve durumun meydana gelmesine deyinmis,bu grubun arasında milli vicdanın ibtidai başlangıcı olarak saymış ,ona göre sömürülmüş toplumun aydını bu aşamada,milli vicdanın genişlemesi için çaba göstererek çalışmasıyla birlikte tamamen sömürü kültürü içerisinde eriyip gitmiştir,bu aydının eserleri"noktası noktasına sömuürülmüş devletlerdeki arkadaşlarının eserleriyle örtüşmektedir"(3)ayrı bır tabirle ifade edecek olursak sömürülmüş toplum aydınının düşüncesinin bu aşamasında,gerçi düşüncelerden kaynaklanmaktadır,ama tasallutcu batı ülkelerinden ve sınır ötesinden gelmiş bulunan bir maldan ibarettir.O bu aşamada yalnızca "başkasının tercüme edilmiş ikinci el fikri istikametinde düşünüp aynı doğrultuda taklitci olarak ısmarlama davranmaktadır."

(3)dipnot iranda meşrutiyet isteyenlerin hareketlerını başlangıcında kendını gosteren mırza salıh ve feth alı ahunzade gıbı aydınların eserlerıne bakınız ve ayrıca ferıdun ademıyetın yazdıklarınıda onerebılırız.

Genellikle bilgilerine, ezberlediklerine ve gururuna itimad,halk kitlesinin bir çeşit geri kalmışlık ve cehaletinin yüzünden,böyle yörelerin aydınlarını meydana getirip,olay ve hadiselerin iyi analiz edilmesinin ve eleştirilmesinin engelidir.

"yıllar ve asırlarca çok acı olaylar gereklidir ki böyle aydınları tafşan uykusunda uyandırsın".ve onların inançlarının değer ve hakikatı aldatılmış halka belli olsun.

bunu geçtikten sonra,böyle aydınlar,ilk fikri ve ameli hareketlerinin başlangıcında milli vicdanları uyandırmaları için kendi çalışmalarına ölçü olarak görürler.Kısa zamanda,sahip oldukaları fikri ve ruhi özellikleri münasabetiyle,batı tarzı yaşantı ve medeni tezahürlerden örnekler kendileri için şekillendirip acele tarafından onları müreffeh yaşantı tarafına ve avrupai lüks hayata doğru çeker ve bu çekişte aslında sukutu gerektiren ve cağın zulüm ve fesat etkenleriyle iş birliği yapmaya yönelmek,sömürü düzeni içerisinde yok olup gitmek ve onların sömürücülüğe hizmetkarlığını gerektiren bir boyut kazandırır.

Meselenin ikinci boyutu, kanunun incelenmesinde o öyle bir zamandırki geri kalmış toplum aydını çok ciddi bir gayretle karar vermiştir kendi milletine yönelsin,ama geri kalmışlık,cehalet yoksulluk ve talihsizlikle iç içe bir varlık olarak milletini gördüğü için ,kendi milletinin taiıhinden bir döneme yönelerek onda büyüklük azamet gayret ululuk yada en azından iyi bir özellik bulmaya gayret safreder.Bu bakımdan mevcut toplumu bütün samimiyetiyle bırakır ve asırların başından,kendi insanlarını içinde barındırmış olan asırlarda,bir zincirin halkaları gibi neden ve niçin bağlantılarını bulup şimdiki dönemi meydana getiren ana faktörleri bulma gayesiyle gezinti yapar ve binlerce yıl öncesine akıp gider.Eğer kendi milletinin gerçek tarihinde iyi bir özellik arzeden zamana rastlamaz ise eski efsanelere yönelir.(4)

4 dıpnot(pervın dohterısasan,bu ustadan ıkı sesız asır ınce ay ,eskı ıran mecmua kadim ıra toplumu gıbı eserlere bakbilirsiniz bu grup aydınlardan meydana gelenleri düşünce ve çalışmalarının değeride kitaplarda sıkışıp kalacak kadardır veya bir kısım milleti bir müddet için meşkul edip oyalamak içindir.Allahın yarattığı varlıkların dertlerinden kaynaklanmadıği için asla halkın ummumi ve milli vicdanını harekete geçirmeye muktedir değildir.

Aydın insanın fikri değişiminin üçüncü noktası o zamandır ki o,hayal perestlikleri bıraksın, kendi memleketinin insanıyla barışıp onların dertleri ve gamlarıyla tanışsın, sıkıntı ve yoklukların acı tadını hissedip halkın gönül verdiklerine bağlanarak onların duygu ve inançlarına hürmet edip,kendisini onlarla iç içe getirip ve ondan ders ve ilham alsın.

Yalnız bu noktadan başlamaktadır ki aydın,sadakat,kimseye tabi olmadan batılı ustatlarının peşice gitmemek şartıyla, kendi ilerleme ve üretme planlarını milli vicdan ve mantığını geliştirip ilerletmekte bulup ve bu yolun her aşamasında samimiyet ve bağlılık göstererek, onun yapıcılığı ve düşüncesinin eser ve ürünü daha büyük ve etkin bir hal alır.


 

Total Visit: 168
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.