Ayaklarin Mafsala Dek Meshi Zurare ve Bükeyr'in ve ayrica Seyh Saduk'un Imam Muhammed Bakir (a.s)'dan naklettikleri rivayete göre, abdest ayetindeki "Ka'beyn", ayakla bacagin arasindaki mafsaldan (bilekten) ibarettir. Lugat alimleri, iki kemigin arasindaki mafsala "ka'b" demislerdir. Ehl-i Sünnet alimleri ise ayagin iki tarafindaki kemige "ka'b" diyorlar. Onlar söyle ihticac etmislerdir: "Eger "ka'b", ayakla bacagin arasindaki mafsal olsaydi o zaman her ayakta bir "ka'b" oldugundan Kur'an'in "ka'beyn" yerine "Ve Ercülekum ile'l-Kiâb" demesi gerekirdi. Nitekim, her kolda bir "mirfak" (dirsek) oldugundan Kur'an "Ve eydiyekum ile'l-zerafik" buyurmustur." Bu sözün cevabi sudur ki: Eger Allah-u Teala "merafik" yerine "mirfekayn" de buyurmus olsaydi, süphesiz yine de dogru olurdu. Bu durumda ayetin manasi söyle olurdu: "Yüzünüzü ve iki dirseklere kadar ellerinizi yikayin, basinizi ve iki mafsala kadar ayaklarinizi meshedin." Bir ayette bu iki kelimenin ikiyi bildiren kipte olmasi, veya çogul bildiren kipte olmasi veyahut bu yönden birinin digerinden farkli olmasi tabirin dogrulugu açisindan aynidir. Evet, tabirin daha güzel olmasi için böyle ifade olunmustur denilebilir. Kaldi ki cerrah doktorlar, "ka'b" denilen ayakla bacagin arasindaki mafsalin içinde, inekle koyunun bacaginin alt kisminda oldugu gibi yuvarlak kemigin oldugunda ittifak etmislerdir. Buna göre her ayagin meshi, iki "ka'b"a ulasmaktadir: Biri mafsalin kendisi, digeri ise mafsalin altindaki yuvarlak kemik. Ayette, "ka'b"in tesniye olup merafikin tesniye olmamasi cerrahlarin bilip kabul ettikleri hususa isaret olabilir. |