Pazartesi 21 Mayıs 2012 - 15:37

الإثنين ١ رجب ١٤٣٣

دوشنبه ۱ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۰۷

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Aşura Günü Hüseyin'in (a.s) Duası

 Taberî kendi tarihinde şöyle yazıyor: Hüseyin b. Ali (a.s), aşura gününün sabahı ordusunun karşısında şöyle dua etti:

 

 Allah'ım! Gam ve kederlerde sığınağım, sıkıntı ve zorluklarda ümidim ve musibetlerde güvendiğim sensin. Kalplerin zayıfladığı, çarelerin azaldığı, dostların üzüldüğü, düşmanların sevindiği nice gam ve musibetler vardır; başkalarından ümidimi kesip sana yönelerek onları sana şikayet ettim. Sen de onları giderdin ve kurtuluş getirdin. Öyleyse her nimetin velisi, her iyiliğin sahibi ve her dileğin nihayeti sensin.

 

 Daha sonra Taberî, Zehhak el-Mişrakî'den şöyle rivayet etmektedir:

 

 Ömer b. Saad'ın ordusu bize doğru ilerleyince, düşmanın ansızın arkadan saldırmasını engellemek için çadırların arkasında yakmış olduğunuz ateşi gördüler. Ömer b. Saad'ın askerlerinden, tam teçhizatlı bir ata binen biri atını koşturarak çadırların arkasına ulaştı. Orada ateşle karşılaşıp geri dönmek zorunda kaldı ve var gücüyle, "Ey Hüseyin! Kıyametten önce kendin için ateş mi yaktın?" diye bağırdı. Hüseyin (a.s) sordu: "Bu kimdir? Şimr'e benziyor galiba!" Cevap olarak, "Evet. Allah size hayır versin; onun kendisidir!" dediler. Bunun üzerine Hüseyin (a.s) ona şöyle dedi:

 

 Ey keçi otlatan kadının oğlu, sen cehennem ateşine gitmeye daha layıksın!

 

 Sonra Müslim b. Avsece, "Ey Resulullah'ın (s.a.a) evladı, sana feda olayım! Şimr okumun ulaşacağı alana girmiştir ve okum asla yanılmaz. Müsaade edersen, zalimlerin büyüklerinden olan bu günahkârı, bir okla öldüreyim?" dedim. Hüseyin (a.s), "Hayır. Bunu yapma; çünkü savaşı ben başlatmak istemiyorum!" buyurdu. Hüseyin'in (a.s) Lahik isminde-ki atına binmiş olan oğlu Ali b. Hüseyin de oradaydı.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.