Perşembe 9 Şubat 2012 - 05:33

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۷:۰۳

Sayfalar  Sanat  Din  İslam  Dua

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       


Allah-u Teâla"nın Hz. Musa İbn-İ İmran (a.s) İle Münacatı

       
allah-u teâlanın hz. musa ibn-i imran (a.s) ile münacatı
           
Ey Musa,  dünyada uzun arzulu olma. Çünkü taş yürekli olursun ve taş yürekli olan  da benden uzaktır. Kalbini Allah korkusuyla öldür. Eski elbiseli ve  taze kalpli ol; (öyle ki) yeryüzü ehline gizli, gök ehli arasında  tanınmış olasın. Düşmanından kaçanın feryat etmesi gibi günahlarının  çokluğundan dolayı dergâhımda feryat et (ağlayıp sızla). Bu iş için  benden yardım dile. Çünkü ben en iyi yardım dilenilenim.
            Ey Musa,  ben kullardan yüceyim, kullar benden aşağıdır. Her şey bana boyun  eğmektedir. Kendine su-i zanda bulun. Salih kimseleri, senin gibi  sevmedikçe evladını dinine emin bilme.
            Ey Musa, yıkan, guslet ve salih kullarıma yaklaş.
            Ey Musa,  namazlarında ve çekiştikleri şeylerde salih kullarımın imamı ol. Sana  indirdiğim şeye uygun olarak onların aralarında hak (ve adalet) ile  hükmet. Çünkü sana indirdiklerim açık bir hüküm, aydınlatıcı bir  delildir; öncekilerin akıbetini ve sonrakilerin başına gelecek şeyleri  açıklayan bir nurdur.
            Ey Musa, bakire kızın oğlu,  merkeb, bornoz, zeytin, zeytin yağı ve mihrap sahibi olan Meryem oğlu  İsa hakkında sana şefkatli olmayı tavsiye ediyorum.[1] Ondan sonra da pâk, temiz, mutahhar olan kırmızı deve sahibi  (Resulullah) hakkında sana tavsiye de bulunuyorum. O"nun senin  kitabında (Tevrat"ta)ki nişanesi şöyledir: Mü"min, semavi kitapların  koruyucusu, rüku ve secde eden, Allah dergâhına rağbet gösteren ve  (azabından) korkandır. Kardeşleri yoksullar ve yardımcıları ise diğer  kavimlerdir (yani Medine halkıdır). Dönemi, darlık, ıztırap ve öldürme  dönemidir. İsmi Ahmed ve Muhammed-i Emin"dir. Öncekilerin baki  kalanlarından (yani geçmiş peygamberlerin soylarından)dır. Bütün  kitaplara ve bütün peygamberlere iman eder. Ümmeti, merhum ve  mübarektir. Onların belirli saatleri vardır ve o saatlerde namaz  vaktini bildirirler. Öyleyse onu tasdik et. Çünkü o senin kardeşindir.
            Ey Musa,  o benim eminimdir. Sadık ve mübarek bir kuldur. Elini vurduğu her şey  bereket bulur. Benim ilmimde bu böyle geçmiş ve onu böyle yaratmışım.  Onunla kıyameti başlatacağım. Onun ümmetiyle dünya son bulacaktır. Beni  İsrâil zalimlerine tavsiye et ki onun ismini mahvetmesinler; onu yalnız  bırakmasınlar; gerçi onlar bu işi mutlaka yapacaklardır. O peygamberi  benim için sevmek hasenedir. Ben onunlayım. Ben onun hizbindenim; o da  benim hizbimdendir; benim hizbim de mutlak galiptirler.
            Ey Musa,  sen benim kulum, ben ise senin ilahınım. Hakir yoksulları küçümseme ve  zenginlere de imrenme. Benim zikrimin karşısında huşulu ol. Zikrimi  tilavet ettiğinde rahmetime ümitli ol. Tevrat okumanın lezzetini huşulu  ve hüzünlü bir sesle bana duyur. Beni andığın vakit mutmain ol. Bana  ibadet et ve (hiç bir şeyi) bana şirk koşma.  Şüphesiz, büyük efendi  benim. Ben seni nutfeden, hakir bir sudan, çeşitli unsurların karışmış  olduğu çiğnenmiş bir yerin balçığından yarattım; derken (bu balçık) bir  insan şekline geldi. Onu bir mahluk olarak yaratan benim. Künhüm yüce,  işimse kutsaldır. Benim benzerim hiç bir şey yoktur. Diri, ebedi ve  zeval bulmayan benim.
            Ey Musa, beni çağırdığında  korkulu, dehşetli ve haşyetli ol ve benimle münacat ettiğinde, ürperen  kalpten kaynaklanan bir haşyetle münacat et. Hayat günlerini  Tevrat"ımla dirilt; güzel hasletlerimi cahillere öğret; zahiri ve  batıni nimetlerimi onlara hatırlat ve onlara de ki: İçinde bulundukları  sapıklıklarda eğlenip gaflete dalmasınlar; Çünkü benim sorgulamam onlar  için çok şiddetlidir.
            Ey Musa, benimle olan bağın  kesilirse başkasına bağlanamazsın. Öyleyse bana ibadet et ve hakir bir  kul gibi karşımda dur. Kendi nefsini kına. Çünkü o kınanmaya daha  layıktır. Benim kitabımla, İsrâiloğulları"na ululanma. Bu aydınlatıcı  öğüt kalbin için yeterlidir ve o alemlerin Rabbinin (c.c) kelâmıdır.
            Ey Musa,  beni ne zaman çağırırsan bulursun ve şüphesiz ben yapmış olduğun  şeyleri affederim. Gök, korkuyla beni tesbih ediyor. Melekler benim  korkumdan vahşet içindedirler. Yer, ümitle beni tesbih ediyor. Bütün  yaratıklar boyun eğerek beni tesbih etmektedirler. Daha sonra namaza  önem ver. Çünkü onun benim huzurumda yüce makamı ve sağlam bir yeri  vardır. Namazdan sayılan şeyleri (ibadetleri) onunla birleştir.  Allah  rızası için verilen zekât, temiz mal ve temiz rızıktan olmalıdır. Çünkü  ben, rızam için verilen temiz şeyden başkasını kabul etmem. Bunun  yanısıra sıla-i rahim de yap. Şüphesiz Rahman ve Rahim olan benim.  Akrabalık bağını, kulların birbirlerine şefkatli davranmaları için  kendi rahmetimden bir lütuf olarak yarattım. Bu bağın ahirette benim  yanımda özel bir yeri vardır. Ben akrabalık bağını koruyana merhamet  edeceğim ve bu bağı korumayandan rahmetimi keseceğim. Emrimi zayi eden  kimseye işte böyle yaparım.
            Ey Musa, dilenciye ikram  et; yanına geldiğinde hoş bir dille veya az bir bağışla geri çevir.  Çünkü bazen dilenci olarak yanına gelen ne insandır ve ne de cin;  Allah"ın bir meleğidir. Sana verdiğim nimetler hakkında nasıl  davrandığını ve bağışladığım malda (başkalarıyla) nasıl eşitlik  sağladığını sınamak için senin yanına geliyor. Öyleyse yalvarıp  yakarmakla bana huşu et. Kitabı hüzünlü bir sesle oku. Bil ki efendinin  kölesini çağırdığı gibi yüce makamlara erişmen için ben de seni  çağırıyorum. İşte bu benim sana ve senin geçmiş atalarının üzerine olan  ihsanımdır.
            Ey Musa, hiç bir halde beni unutma.  Malının çokluğuna sevinme. Çünkü beni unutmak kalbi katılaştırır. Çok  mal ise çok günahlarla beraberdir. Yer mutidir, gök mutidir ve deniz  mutidir. Kim bana isyan ederse bedbaht olur. Ben Rahman ve Rahimim. Her  zamanın Rahmanı (bağışlayanı)yım. Refâhtan sonra zorluk, zorluktan  sonra refâh ve padişahlardan sonra da padişahlar getiririm. Benim  padişahlığım ise daimi, kalıcı ve zeval bulmayandır. Yerde ve göklerde  hiç bir şey benim için gizli değildir. Varlığı benden başlayan bir şey  nasıl bana gizli kalabilir? Zorunlu olarak bana döneceğin halde nasıl  oluyor da benim katımda olana kavuşmak için gayret göstermiyorsun.
            Ey Musa, beni kendi kalen kıl. Salih ameller hazineni benim yanımda bırak. Benden kork; başkasından değil. Çünkü dönüş banadır.
            Ey Musa,  tövbeye koş ve günah işlemekte acele etme. Namaz kılarken karşımda  durduğunda bekle (acele etme). Benden başkasına ümit bağlama. Beni  zorluklara karşı siper, musibetlere karşı sığınak kıl.
            Ey Musa, hayır işlerde hayra rağbet edenlerle yarış. Çünkü hayır, ismi gibi güzeldir; şerri de aldananlara bırak.
            Ey Musa, salim kalman için dilini kalbinin ötesinde kıl (düşünerek  konuş). Faydalanabilmen için gece ve gündüz beni çok an. Pişman olmaman  için hata (ve günahların) peşine takılma. Çünkü hataların (günahların)  vaad edilen sonu cehennem ateşidir.
            Ey Musa, günahı  terkedenlere karşı güzel konuş ve onlarla birlikte otur. Onları, gizli  olan durumların için kendine kardeş edin. Seninle çalışmaları için  onlarla çalış.
            Ey Musa, rızam için yapılan şeyin  azı çoktur; ama başkaları için yapılan şeyin çoğu da azdır. Senin en  değerli günlerin önündeki günlerdir, o günlerin nasıl bir gün olduğuna  bak ve onun için bir cevap hazırla. Çünkü sen durdurulup sorguya  çekileceksin. Zaman ve ehlinden öğüt al. Çünkü zamanın uzunu (tez gelip  geçtiği için) kısadır, kısası da (kadri bilindiği takdirde) uzundur ve  her şey fanidir. Ahirete ilginin artması için, amelinin karşılığını  gözünle görüyormuşsun gibi çalış. Dünyanın geleceği de geçmişi gibidir.  Her amel eden, basiret ve örnek üzerine amel etmelidir.
            Ey İmran oğlu, kendi hayrın için çalış. Umulur ki sorguya çekilme günü ve batıl ehlinin ziyan gördüğü gün kurtulmuş olasın.
            Ey Musa,  nefsini dünya sevgisinden temizle ve dünyadan vazgeç. Çünkü ne dünya  senin içindir ve ne sen dünya içinsin. Zalimlerin evi seni ne  ilgilendirir? Ama hayır amel yapan kimse olursa o başka; dünya böyle  bir insan için ne güzel evdir.
            Ey Musa, dünya ve  dünya ehli birbirleri için imtihan vesilesidir. Dünya onların nazarında  bezenmiştir; mü"min nazarında ise ahiret süslenmiştir; usandığı zaman  (kuvvet almak için) ona bakar. Ahiret lezzeti, onunla dünya lezzeti  arasında perdedir. Gece yarıları ve seher vakitleri süvarinin maksadına  koştuğu gibi ahirete olan iştiyakı onu harekete geçirir. Üzüntülü  olarak gündüzü geçirdiği gibi gamlı olarak da akşamlar. Ne mutlu ona;  onun gözünün önünden perdeler kalkmış olursa ne güzellikler görmez ki.
            Ey Musa,  servetin (sana) yöneldiğini gördüğünde: Cezasında acele edilen bir  günahtır de. Fakirliğin yöneldiğini gördüğünde de: Merhaba salih  kişilerin alametine de. Ne cebbar ve zalim ol ve ne de zalimlerle dost  ol.
            Ey Musa, sonu kınanılacak hayata, uzun olsa bile ömür denilmez. Senden uzaklaştırılan zorlukların akıbeti iyi olursa sana zararı olmaz.
            Ey Musa,  kitap (Tevrat, veya levh-i mahfuz) tam bir sarahetle senin akıbetini  beyan etmiştir. Bununla birlikte nasıl oluyor da bu gözler  uyuyabiliyor? Bazılarının sürekli gaflet ve şehvete dalmaları olmasaydı  hayattan zevk almaları hiç mümkün olur muydu? Oysa doğru olanlar bu  nimetler ve lezzetlerin daha azı için bile ağlayıp inlemekteler.
            Ey Musa,  kullarıma de ki, merhamet edenlerin en merhametlisiyim; çaresizlerin  duasını kabul eden, kötülüğü (üzüntüyü) gideren, zamanı değiştiren,  bolluk getiren, az ameli bile kabul eden, çoğa mükâfat veren ve fakiri  ihtiyaçsız kılan benim. Benim, daimi galip ve muktedir olduğumu kabul  edip dile getirdikten sonra geçmişte işlediklerini telafi etmek için  bana dua etsinler. Senin kapına gelen her suçluya de ki: En geniş olan  dergâha hoş geldiniz; alemlerin Rabbinin dergâhına yükünüzü indirdiniz.  Onlar için mağfiret dile ve (onlara karşı) onlardan biri gibi ol. Sana  bağışladığım faziletten dolayı onlara ululanma. Onlara de ki: Yetkisi  benden başkasının elinde olmayan fazilet ve rahmetimden bağış  dilesinler. Ben büyük fazilet sahibiyim. Suçlulara sığınak, çaresizlere  yardımcı, günahkârları affedenim. (Ey Musa,) senin benim yanımda  beğenilmiş bir makamın vardır. Beni temiz bir kalp ve doğru konuşan bir  dille çağır. Emrettiğim gibi ol ve emrime itaat et. Başlangıcı senden  olmayan (nübüvvet ve kitap gibi) şeylerle kullarıma ululanma ve bana  yaklaş. Çünkü ben sana yakınım. Ağırlığı ve taşınması seni inciten şeyi  senden istemiş değilim, ancak kabul etmem ve bağışta bulunmam için beni  çağırmanı istemişim. Te"vil ve tefsirini benden aldığın ve indirilmesi  de benimle olan şey (Tevrat) ile bana yaklaş.
            Ey Musa,  yere bak. Çünkü o yakın bir zamanda senin kabrin olacaktır. Gözlerini  göğe dik. Zira başının üzerinde büyük bir padişah vardır. Dünyada  olduğun müddetçe kendi haline ağla. Helak olmaktan ve tehlikelerden  kork. Sakın dünya hayatının süs ve şatafatı seni aldatmasın. Zulme razı  olma ve kendin de zulmetme. Şüphesiz ben mazlumun hakkını zalimden  almak için onun pususundayım.
            Ey Musa, iyilik on kat  sayılır, kötülükse bir; ama bu bir helak olmaya sebep olur. Bana şirk  koşma; bana şirk koşman sana yakışmaz. Sebat göster ve doğru ol.  İndimde olana rağbet eden ve yaptıklarına pişmanlık duyan kimsenin  duası gibi dua et. Şüphesiz gündüzün ışığı, gecenin karanlığını nasıl  giderirse iyilik de kötülüğü giderir. Yine gecenin karanlığının  gündüzün ışığını kapsaması gibi kötülük de öylece
       
       
iyiliği kapsayıp onu karartır.
     

kevsernet.com


Total Visit: 345
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.