Allah Tebarek ve Teala hazretleri kullarına inayette bulunup lütufkâr olduğu için onlara akıl vermiş, ahlakını düzeltme ve nefsini ıslah gücü lütfetmiş, onların hidayeti bulabilmesi için peygamberler ve veliler göndermiş, böylece kullarının cehennemin acı azabına yakalanmamalarını istemiştir. Eğer bu önleme tedbirleri insanın ıslahına ve ibret alıp düzelmesine yaramazsa sevgili Allah Tealâ -cc- başka yollarla onu ıslah edip düzeltir: Çeşitli belalar ve zorluklar, sıkıntılar, fakirlik, hastalık... vb.'leriyle kullarına anlatılması gerekeni anlatır. Maharetli bir doktor, becerikli ve şefkatli bir hastabakıcı gibi bu hasta insanoğlunu tehlikeli ruhsal hastalıklardan kurtarıp tedavi etmeye çalışır. Eğer kul, Hak Teala'nın inayetine mazhar olur, O'nun lütfunu hakederse bu sıkıntı ve zorluklara yakalandırılır ki böylece Allah Tealâ'ya yönelsin ve kendisini ıslah edip düzeltsin. Yol budur, başka yol yoktur yani; ama en iyisi insanın kendi ayaklarıyla bu yolu katetmesi ve -alınması gereken- sonucu almasıdır, bu yol da netice vermez ve sapmış olan insanoğlu tedavi edilemez ve cennet nimetlerine sahib olma liyakatini kazanamazsa son nefeslerini verir ve can çekişirken birtakım sıkıntılar ve baskılara maruz bırakılır ki -hiç olmazsa son anda- anlayıp -Allah'a- dönebilsin. Bu da sonuç vermeyecek olursa kabirde ve berzah aleminde ve onlardan sonrası korkunç akabelerde temizlenmesi ve cehenneme gitmemesi için birtakım sıkıntı ve azaplara uğratılır. Bütün bunlar insanoğlunun cehennemlik olmaması için Hak Tealâ tarafından ulaşan inayetleridir. Bâri Tealâ hazretlerinin -cc- bunca hak lütuf ve inayetine rağmen -o insan- yine de tedavi olmazsa ne olur? Çaresiz, son tedavi yöntemine başvurulur ve yara dağlanıverir! Bütün bunlara rağmen insanın yine de ıslah olup düzelmemesi ve bu tedavi yöntemlerinin netice vermemesi halinde kulun; Kerîm ve şefkatli Hak Tealâ'nın, onu ateşle ıslah etmesine ihtiyaç duyması pekalâ mümkündür; ateşte temizlenip halis hale gelen altın gibi tıpkı!
"Uzun zamanlar boyunca onun içinde kalacaklardır" ayeti hakkında; bu ayette geçen hokb ("ahkâb"ın tekili -çev-) un, hidayet ehli için olduğu ve imanının aslını korumuş olan kimseler için olduğu geçmektedir. Eğer mümin olursak, ben ve zâtıâliniz içindir yani... Allah bilir ya -bu ahkâbın- her "hokb"u birkaç bin yıldır... Bu tedaviler neticesiz ve yararsız olmaya görsün; Naim'e yerleşebilmeye hak ve liyakat kazanabilmek için son çareye gerek kalmayagörsün; insanın ahlâki bozulma ve kötülüklerden, ruhi bozulmalardan ve habis şeytâni sıfatlardan temizlenebilmesi ve "altından ırmaklar akan cennetler"e girme hak ve liyakatine kavuşabilmesi için, Allah göstermesin, bir süre cehenneme girip ateşte yanması gerekmeyegörsün... Kaldı ki, bu, Hak Teala'nın -cc- rahmet ve inayetinin kendilerinden büsbütün kesilmesine yolaçacak kadar günah ve suç işlememiş olan ve özü itibarıyla cennete girme liyakatini henüz taşıyabilen kullar içindir. İnsan, günahlarının çokluğu neticesinde Hak Tealâ hazretlerinin -cc- yüce dergahından kovulup dışlanmayagörsün, Allah'ın rahmetinden mahrum edilmeyegörsün; Allah göstermesin, bu durumda daima kalmak üzere cehennem ateşine girmekten başka hiçbir yolu kalmayacaktır! Maazallah, Allah'ın rahmet ve inayetinden mahrum olmaktan, O'nun öfkesine, gazabına ve azabına uğramaktan korkun. Sakın amel, söz ve davranışlarınız -ilahi- tevfikleri sizden alacak ve sizin için ebediyen cehenneme girmekten başka bir yol bırakmayacak şekilde olmasın... Sıcak bir taşı bir dakika bile elinizde tutamıyorsunuz şimdi, -o halde- cehennem ateşinden korkun! Bu ateşleri ilmiye medreselerinden ve ulema camiasından atın gitsin; bu ihtilafları, bu nifakları kalbinizden atıverin; Allah'ın kullarına iyi davranın, güzellikle muaşerette bulunun, sevgi ve şefkatle yönelin insanlara. -Allah'a- isyan ve tuğyanda bulunduğu için günahkara karşı elbette ki iyi olmayın, çirkin ve kötü emelini kendisine hatırlatarak onu bu amelden nehyedin, ama anarşiden, kavga- gürültüden ve ortalığı karıştırmaktan uzak durun. Allah'ın iyi ve salih kullarına iyilikte bulunun. Alimlere, ilimleri için, hidayet yolundakilere iyi amelleri için, cahil ve bilgisiz olanlara da Allah'ın kulu oldukları için hürmet gösterin, iyi davranın, şefkatli olun, dürüstlük ve kardeşlik gösterin. Ahlakınızı düzeltip nefsinizi ıslah edin. Siz bir toplumu ıslah edip düzeltmek istiyorsunuz; kendisini ıslah edip düzeltmeyen, kendisini idare edemeyen biri, başkalarını idare edip onlara kılavuzlukta bulunmayı nasıl becerebilir, bunu nasıl yapabilir? Şimdi Şaban ayının bitmesine birkaç günden fazla kalmadı; şu birkaç günde nefsinizi ıslah edip tevbede bulunmaya ve sağlıklı bir nefsle mübarek Ramazan ayına girmeye çalışın. |