«مَنْ دَخَلَ الْحَرَمَ مِنَ النَّاسِ مُسْتَجِيْرًا بِهِ فَهُوَ آمِنٌ مِنْ سَخَطِ اللهِ...». Abdullah b. Sinan, İmam Cafer Sadık’a “Kim oraya girerse güvende olur” ayetinden maksat Kâ’be mi yoksa Harem bölgesi mi? diye sorduğunda İmam şöyle dedi: “Harem’e ona sığınarak giren kişi, Allah’ın gazabından güvende olur.” عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «مَكَّةُ حَرَمُ اللهِ وَ حَرَمُ رَسُوْلِهِ وَ حَرَمُ أَمِيْرِ الْمُؤْمِنِينَ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ)، الصَّلاَةُ فِيْهَا بِمِائَةِ أَلْفِ صَلاَةٍ، وَ الدِّرْهَمُ فِيْهَا بِمِائَةِ أَلْفِ دِرْهَم، وَ الْمَدِيْنَةُ حَرَمُ اللهِ وَ حَرَمُ رَسُوْلِهِ وَ حَرَمُ أَمِيْرِ الْمُؤْمِنِينَ ـ صَلَوَاتُ اللهِ عَلَيْهِمَا، الصَّلاةُ فِيْهَا بِعَشَرَةِ آلاَفِ صَلاَةٍ وَ الدِّرْهَمُ فِيْهَا بِعَشَرَةِ آلاَفِ دِرْهَمٍ». Hz. İmam Cafer Sadık (s.a): “Mekke Allah’ın, Peygamberi’nin ve Emiru’l-Müminin’in haremidir. Orada bin namaz yüz bin nemaz kılmaya denktir. Orada bir dirhem vermek, yüz bin dirheme bedeldir. Medine, Allah’ın Peygamberinin ve Emiru’l-Müminin haremidir. Orada namaz on bin namaza bedeldir. Orada bir dirhem vermek on bin dirheme denktir.” عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «إِذَا دَخَلْتَ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ فَادْخُلْهُ حَافِيًا عَلَى السَّكِيْنَةِ وَ الْوَقَارِ وَ الْخُشُوعِ...». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Mescdu’l-Haram’a girdiğinde sükûnet, vakar ve huşu içinde ayak yalın olarak oraya gir...” قَالَ أَمِيْرِ الْمُؤْمِنِيْنَ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): «أَرْبَعَةٌ مِنْ قُصُوْرِ الْجَنَّةِ فِي الدُّنْيَا: الْمَسْجِدُ الْحَرَامُ، وَ مَسْجِدُ الرَّسُوْلِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ)، وَ مَسْجِدُ بَيْتِ الْمَقْدِسِ، وَ مَسْجِدُ الْكُوفَةِ». Emiru’l-Müminin Ali (a.s): “Dünyada dört yer, cennet saraylarındandır. Mescidu’l-Haram, Mescidu’n-Nebi, Beytu’l-Makdis Mescidi ve Kûfe Mescidi.” عَنْ إِبْرَاهِيْمَ بْنِ شَيْبَةَ قَالَ: كَتَبْتُ إِلَى أَبِيْ جَعْفَرٍ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) أَسْأَلُهُ عَنْ إِتْمَامِ الصَّلاَةِ فِي الْحَرَمَيْنِ، فَكَتَبَ إِلَيَّ: «كَانَ رَسُوْلُ اللهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ) يُحِبُّ إِكْثَارَ الصَّلاَةِ فِي الْحَرَمَيْنِ فَأَكْثِرْ فِيْهِمَا وَ أَتِمَّ». İbrahim b. Şeybe şöyle dedi: İmam Muhammed Bakır’a (a.s) mektup yazarak iki Harem’de namazları tamam kılmanın hükmünü sordum. İmam şöyle yazdı: Resulullah (s.a.a) iki Harem’de çok namaz kılmayı severdi. Sen de oralarda çok namaz kıl ve namazlarını tamam olarak yerine getir. عَنْ أَحْمَدَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِيْ نَصْرٍ، عَنْ أَبِي الْحَسَنِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: سَأَلْتُهُ عَنِ الرَّجُلِ يُصَلِّيْ فِيْ جَمَاعَةٍ فِيْ مَنْزِلِهِ بِمَكَّةَ أَفْضَلُ أَوْ وَحْدَهُ فِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ فَقَالَ: «وَحْدَهُ». Ebu Nasr şöyle der: İmam Musa Kazım’dan (s.a) Mekke’de evinde namazını cemaat ile kılmak mı daha faziletlidir yoksa Mescidu’l-Haram’da münferit olarak kılmak mı diye sordum. İmam şöyle dedi: “Namazını Mescidu’l-Haram’da münferit kılmak daha faziletlidir.” عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَمَّارٍ، قَالَ: «قَالَ لِيْ أَبُوْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): «يَا إِسْحَاقُ أَتُصَلِّيْ مَعَهُمْ فِي الْمَسْجِدِ؟» قُلْتُ: نَعَمْ. قَالَ: «صَلِّ مَعَهُمْ فَإِنَّ الْمُصَلِّيْ مَعَهُمْ فِي الصَّفِّ الْأَوَّلِ كَالشَّاهِرِ سَيْفَهُ فِيْ سَبِيْلِ اللهِ». İshak b. Ammar şöyle nakleder: “Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) bana şöyle dedi: Ey İshak! Onlarla Mescit’te namazını kılıyorsun mu? Evet dedim. İmam: Onlarla beraber namaz kıl, çünkü onlarla ilk safta namazını kılan Allah yolunda kılıcıyla savaşan kişi gibidir.”
|