Pazartesi 21 Mayıs 2012 - 15:19

الإثنين ١ رجب ١٤٣٣

دوشنبه ۱ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۴۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Allah, Halifelerini Halkın Önderleri Kılmıştır

 

        Allah Tealâ yeryüzündeki halifelerini insanların önderleri kılmış, onlara kitap ve peygamberlik vermiştir. Allah Tealâ, bu alanda İbrahim, Lut, İshak ve Yakub'u şöyle anmaktadır:

 

            "Her birini sâlihler kıldık. Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayır kapsayan fiilleri, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyet-tik. Onlar bize ibadet edenlerdi."

 

 Yine buyuruyor ki:

 

            "Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz ispatlı-delil-lerimizdir... Ve ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık... Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı da (hidayete eriştirdik.)... İsmail'i, el-Yesa'ı, Yunus'u ve Lut'u da (hidayete eriştirdik) Onların hepsini âlemlere üstün kıldık. ...Onları da seçkin ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. ... Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir..."

 

        O hâlde Allah Tealâ'nın yeryüzünde kendisine halife kıldığı kimseler insanlar arasında hükmedebilirler. Yine Allah Tealâ insanları Kitabına yöneltmeleri ve onlara dinini ulaştırmaları için halifelerini onların önderleri kılmıştır. Dolayısıyla, Allah'ın halifelerinin en önemli vazifeleri tebliğdir. Nitekim Allah Tealâ Kur'ân-ı Kerim'de buna değinerek şu açıklamayı yapar: "Şu hâlde peygamberlere düşen apaçık bir tebliğden başkası mıdır?" "Peygamber’e düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir." Yine bunların ben-zerleri Âl-i İmrân: 20, Mâide: 92 ve 99, Ra'd: 40, İbrâhîm: 52, Nahl: 35, Şûrâ: 48, Ahkaf: 35, Tegâbun: 12'de geçmektedir.

 

        Yine Allah Tealâ tarafından tebliği, kendisine vahyolan peygamber veya Allah tarafından tayin olan onun vasisinden başkası yapamaz. Böyle bir tebliğin örneğini Tevbe Suresi'nin ilk on ayetinde aşağıdaki şekilde görebiliriz:

 

        a) Tevbe Suresi'nin tebliği olayı Ahmed b. Hanbel'in Müsned'in-de ve diğer kaynaklarda kaydedilmiştir. Biz burada Müsned-i Ahmet'ten naklediyoruz. Ahmet, Ali b. Ebutâlib'ten şöyle nakleder:

 

        Tevbe Suresi'nin ilk on ayeti Resulullah'a (s.a.a) inince, Ebu Bekir'i çağırarak o ayetleri Mekke halkına okuması için ona verdi. Ama bir süre sonra beni çağırarak, "Ebu Bekir'e git; ona ulaşınca o ayetleri ondan alarak, Mekke'ye gidip halka kendin tebliğ et." buyurdu. Ben Cuhfe'de Ebu Bekir'e yetişip ayetleri Ebu Bekir'den aldım. Ebu Bekir, Resululla-h'ın (s.a.a) huzuruna dönerek ona dedi ki:

 

        "Ya Resulullah! Benim hakkımda kötü bir şey mi indi?" Resulullah (s.a.a), "Hayır." buyurdu, "Ama Cebrail gelerek tebliğ işini, ancak kendin yapmalısın veya kendinden olan bir kişi yapmalıdır, dedi."

 

        b) Suyutî Tefsiri'nde Ebu Rafi'den şöyle nakledilir:

 

        Resulullah (s.a.a) Ebu Bekir'i Tevbe Suresi'nin ayetleriyle Mekke'ye gönderdi. Sonra Cebrail inerek, "Tebliğ işini ken-din yapmalısın ve kendinden olan bir kişinden başkası yap-mamalıdır." dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) Ali'yi E-bu Bekir'in peşi sıra gönderdi. Ali Mekke'yle Medine arasında ona ulaşarak o ayetleri Ebu Bekir'den alıp kendisi Mekke'ye götürdü ve hac töreninde halka okudu.

 

        c) Diğer bir rivayette Sa'd b. Ebî Vakkâs'tan şöyle nakledilir:

 

        Resulullah (s.a.a) Ebu Bekir'i Tevbe Suresi'nin ayetleriyle birlikte Mekke'ye gönderdi. Sonra peşinden Ali'yi (r.a) gönderdi. Ali (r.a) o ayetleri Ebu Bekir'den aldı. Bundan dolayı Ebu Bekir kalben üzülmüş olacaktı ki Resulullah (s.a.a) ona şöyle buyurdu: "Ey Ebu Bekir! Benim adıma tebliği, ya ben yapmalıyım veya benden olan bir kişiden başkası yapmamalıdır."

 

        Bu rivayetlere göre, Resulullah (s.a.a) hicretin dokuzunda hac mevsiminde sahabesi Ebu Bekir'i Tevbe Suresi'nin ilk on ayetiyle birlikte Mekke'ye göndermiş, onları müşriklere ulaştırmasını istemiştir. Ama Allah'ın vahiy meleği Cebrail-i Emin inerek, "Senin adına tebliği, kendin yapmalısın ve kendinden olan bir kişiden baş-kası yapmamalıdır." demiştir. Diğer bir tabirle, Tevbe Suresi'nin ilk on ayetini muhataplara tebliğ etmek Resulullah'ın (s.a.a) şahsının görevidir. Bu önemli görevi ya Resulullah'ın (s.a.a) kendisi yapmalıdır veya kendisinden olan, dininin vasisi Ali b. Ebu Talib yapmalıdır, başkası yapamaz. İleride Allah'ın izniyle kitabımızın "Vasi" bölümünde, Resulullah'a (s.a.a) vasi tayiniyle ilgili rivayetlere değineceğiz.

 

        Buradan anlaşılıyor ki Allah tarafından doğrudan doğruya tebliğ Resulullah'a (s.a.a) ve onun vasisine has görevlerden biridir.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.