Pazartesi 21 Mayıs 2012 - 15:18

الإثنين ١ رجب ١٤٣٣

دوشنبه ۱ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۴۸

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Ali'nin (a.s) Ahkâm İle İlgili Kitabının İsmi

 Ehlibeyt İmamları (Allah'ın selâmı onların üzerine olsun) Resu-lullah'ın (s.a.a) imla ettiği ve Ali'nin (a.s) yazdığı kitabın ismini "Câmia" olarak belirtmişlerdir. Nitekim aşağıdaki rivayetlerde bunu açık bir şekilde görmekteyiz:

 

 Usul-i Kâfî ve Besairu'd-Derecat'ta Ebu Basir'den şöyle rivayet edilmiştir (ifade Usul-i Kâfî'nindir):

 

 İmam Cafer Sadık'ın (a.s) huzuruna varıp, "Fedanız olayım! Size bir sorum var. Söyleyeceklerimi duyacak olan biri var mı?" diye arzettim.

 

 İmam (a.s) iki oda arasına asılmış olan perdeyi bir kenara çekerek başını odaya uzatıp orada kimsenin olmadığından emin olduktan sonra, "Ey Ebu Muhammed! Ne istersen sorabilirsin." buyurdu.

 

 Ben, "Fedanız olayım; Şiîleriniz Resulullah'ın (s.a.a) Ali'ye her birinden bin kapı açılan bin ilim öğrettiğini söylüyorlar…" dedim.

 

 İmam (a.s), "Ey Ebu Muhammed! "Câmia" bizim yanımız-dadır; diğerleri "Câmia"nın ne olduğunu ne bilirler?!" buyur-du.

 

 Ben, "Fedanız olayım; Câmia nedir?" diye sordum.

 

 İmam (a.s), "Resulullah'ın mübarek dudaklarından çıkan imlasıyla ve Ali'nin kendi eliyle yazdığı, Resulullah'ın zıra-sıyla* yetmiş arşın uzunluğunda bir sahifedir; onda bütün helâl ve haramlar ve halkın ihtiyaç duyduğu her şey, hatta tırmalamanın diyeti bile kaydedilmiştir."

 

 İmam (a.s) daha sonra eliyle bana vurarak, "Ey Ebu Muhammed! İzin veriyor musun?" diye buyurdu.

 

 Ben, "Fedanız olayım; ben sizin emrinizdeyim; istediğiniz şeyi yapabilirsiniz." dedim.

 

 Bunun üzerine İmam (a.s) eliyle hafif bir şekilde üzerime basarak, "Hatta bunun diyeti bile (mevcuttur bu sahifede)." buyurdu. İmam (a.s) bu sözünü biraz sinirli bir şekilde buyurdu.

 

 Ben, "Vallahi bu ilmin özüdür…" dedim.

 

 Süleyman b. Halid'den şöyle rivayet edilmiştir: İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle duydum:

 

 Bizim yanımızda "Câmia" denilen bir sahife var; ne kadar helâl ve haram varsa, hatta tırmalamanın diyeti bile, bu sa-hifede mevcuttur.

 

 Başka bir rivayette ise şöyle geçer:

 

 Bizim yanımızda Resulullah'ın imla edip Ali'nin eliyle yazdığı yetmiş arşın uzunluğunda bir sahife var; ne kadar helâl ve haram varsa, hatta tırmalamanın diyeti bile bu sahifede mevcuttur.

 

 Ali b. Riab'dan şöyle rivayet edilmiştir: İmam Cafer Sadık'a (a.s), Câmia hakkında sorulduğunda şöyle buyurdu:

 

 İki hörgüçlü büyük bir devenin uyluğu eninde ve yetmiş arşın uzunluğunda deriden bir sahifedir; insanların ihtiyaç duyduğu her şey onda yazılmıştır; onda yazılmayan bir şey yoktur; hatta tırmalamanın diyeti bile kaydedilmiştir. Besairu'd-Derecat'ta Ebu Basir'den şöyle rivayet edilmiştir:

 

 İbn Şibrime ve onun fetvasından söz açılınca İmam Cafer Sadık (a.s), "Câmia'dan haberi yok ki onun! Câmia, Re-sulullah'ın imla ettiği ve Ali'nin (a.s) eliyle yazdığı bir sahi-fedir; onda bütün helâl ve haramlar, hatta tırmalamanın diyeti bile mevcuttur." buyurdu.

 

 Usul-i Kâfî ve Besairu'd-Derecat'ta Ebu Şeybe'den şöyle rivayet edilmiştir: İmam Cafer Sadık'ın (a.s) şöyle buyurduğunu duydum:

 

 Resulullah'ın (s.a.a) imlası ve Ali'nin (a.s) hattıyla yazılmış olan Câmia karşısında İbn Şibrime'nin bilgisi apaçık bir sapıklıktır. Câmia kimseye söz bırakmamıştır; onda helâl ve haram ilmi vardır. Kıyas taraftarları kıyasla ilme ulaşmak isterler; ama hedeften uzaklaşmaktan başka bir şey elde et-mezler; Allah'ın dinine kıyasla ulaşılmaz.

 

 Böylece Ehlibeyt İmamları -Allah'ın selâmı onların üzerine olsun- kendi rey ve görüşlerine göre konuşmaktan sakınır, konuşmalarında Resulullah'tan (s.a.a), Cebrail'den, Allah Teala'dan ulaşan şeylere dayanıyorlardı.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.