Cuma 18 Mayıs 2012 - 05:36

الجمعة ٢٧ جمادى الآخرة ١٤٣٣

جمعه ۲۹ ارديبهشت ۱۳۹۱ - ۰۷:۰۶

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Ali (a.s)'ın Sözünün Değerlendirilmesi

     

Bazı edebiyat ve belagat bilginleri, Hz. Ali (a.s)'ın sözlerini dünyadaki diğer edebiyatçıların sözleri ile mu­kayese etmek, yorum ve tahlile tabi tutmak istemişlerdir ve bu yolda oldukça ince ve derin araştırmalar yapmış­lardır. Bunlardan bazılarına yer vermek istiyo­ruz:     

1- İbn-i Ebil Hadid Mu'tezili, Nehc'ül Belağa'nın hut­belerinden birini şerh edip açıkladıktan sonra “İmam Ali'nin sözü ile İbn-i Nubate'nin sözünün mukayesesi adı altında bir bölüm açmış ve şöyle demiştir: [21] “Burada bü­yük hatip Abdurrahim b. Nubate'nin hutbelerinden bir bölümüne yer vereceğiz. Bu hutbeler bazı açılardan diğer hutbelerle karşılaştırıldığında daha incelikli ve üstün oldukları göze çarpmaktadır. İnsanlar İbn-i Nubate'nin hutbelerinin aşığı olmuşlardır. Bütün uzman­lar, İbn-i Nubate'nin öğütlerinin son de­rece güzel ve çekici olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.”     

Daha sonra İbn-i Nubate'nin şöyle başlayan öğüt dolu hutbelerinden birini nakletmektedir: “Ey insanlar, hazır­lıklı olun aranızda göç zili çalınmıştır. Önce çıkın şüphe­siz ki teslim alınacağınız an yaklaşmıştır.”     

Daha sonra bu hutbenin bazı kelimelerini inceleyerek şöyle demektedir: “Bir yerde “kahkari” kelimesi bir satı­rın yarısında tekrarlanmıştır ve bu edebi açıdan çok çir­kindir. İçindeki bu hutbelerden bazı kelimelerin duyul­ması kulağa asla hoş gelmemekte ve konuşma adabından uzak insanların sözlerini andırmaktadır.”     

Diğer cümleleri hakkında ise şöyle diyor: “Bu cümle­lerin ne zarif bir anlamı vardır ve ne de lafız açısından tatlı ve akıcıdır.”     

Evet eğer bu kelimelerden bir teki Nehc'ül-Belağa'da görülmüş olsaydı biz onu övmezdik ve dolayısıyla da bu kitap sıradan normal bir kitap sayılırdı.

     

2- Kalakşendi, Subh'ul A'şa adlı kitabında şöyle di­yor: [22] “Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuş­tur: “Her insanın değeri övdüğü şeyledir. Şairin biri de Hz. Ali'nin bu sözündeki anlamı aynı şekilde kendi şiirine yan­sıtmıştır:     

“Ey beni kınayan bırak beni de değerim artsın     

“insanların kıymeti övdüğü şeyledir.”     

Sadece bu şiirin ikinci mısrası bir çok kusurlarıyla Ali (a.s)'ın sözünün anlamını içermektedir. Ama burada “kullu imrein” (herkes) lafzı yerine “kullunnas” (bütün insanlar) kelimesi kullanılmıştır ve iki “nun”, aralarında bir tek sakin harf yer alacak şekilde bir araya getirilmiştir. Cümlenin başındaki “fa” harfi ise çirkin ve faydasızdır. Dolayısıyla iki cümle aynı anlam içerdiği halde şairin sözü edebi açıdan bir çok eksiklikler içermektedir.     

3- George Jordac, [23] “Ali b. Ebi Talib'in hürri­yet hakkında söylediği sözleri naklederek şöyle demiştir: “Asla başkasının kulu olma ve şüphesiz ki Allah seni hür yaratmıştır.” Ömer b. Hattab da bu anlamda şöyle demiştir: “İnsanları nasıl köle edersiniz. Oysa anneleri onları hür doğurmuştur.   

Burada görüldüğü gibi Ali b. Ebi Talib'in sözü ile Ömer b. Hattab'ın sözü arasında temelde çok büyük farklılıklar vardır. Zira ilk olarak Ömer'in sözünde yer alan hürriyet kelimesi diğer çağdaşların kullandığı gibi kölelik kavramının karşıtı olarak kullanılmıştır, çünkü o zamanlar insanlar köle ve cariye olarak alınıp satılıyordu, ama Ali b. Ebi Talib'in sözü geniş anlamda bir hürriyet ve özgürlüğü kapsamaktadır ve insan varlığının önemli bir boyutunu içermektedir. İkinci olarak Ömer sadece köle sahiplerine seslenmiş ve insanları neden köleleştirdiklerini sormaktadır. Oysa onlara nasihat etmenin hiç bir fay­dası yoktur. Ali b. Ebi Talib ise burada bizzat kölelere seslenmekte, onlara özgürlük ruhunu hissettirmektedir. Onlara, kendilerine dayanmalarını ve yaratılış düzeninin aksine kendilerini köle edinenlere karşı kıyam etmele­rini söylemektedir. Hz. Ali (a.s) bu kısa sözüyle kölelerin kalbine heyecan tohumu ve sömürgecilerin boyunduru­ğundan kurtuluş ümidini ekmektedir. Üçüncü olarak Ömer insanların özgürlüğünü annelerinden doğuşuna bağlamıştır, oysa Ali b. Ebi Talib, özgürlüğün kökeninin ilahi bir taktire, sünnete ve yaratılış alemine dayandır­mıştır. Bu da şüphesiz ki anneden doğuştan kaynaklanan özgürlükten çok daha geniş ve köklü bir anlam ifade et­mektedir.

   

 


Total Visit: 474
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.