Cuma 18 Mayıs 2012 - 05:32

الجمعة ٢٧ جمادى الآخرة ١٤٣٣

جمعه ۲۹ ارديبهشت ۱۳۹۱ - ۰۷:۰۲

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       


Akrabalık İlişkisi

     
ağaç
     

        Rad suresinin 27. ayeti ve Muhammed suresinin 22. ve 23. ayetlerinde  akrabalık ilişkisini kesen kişilerin Allahın gazabına uğradıkları, açık  bir dille ifade edilmiştir. 

         Akrabalık  bağı ilk bakışta sadece kan bağıyla sınırlı bir bağ olarak görünse de  çok daha geniş bir kavramdır ve evlilik sebebiyle gerçekleşen akrabalık  bağlarını kapsadığı gibi bazen kabile ve ırk anlamında bile  kullanılabiliyor.

     

       Kuran’ı kerim, akrabalık bağını  kişinin psikolojik ve fizyolojik sağlığını güvence altına alan bir  koruma şemsiyesi olarak tanıtıyor ve Hz Şuayb hakkında şöyle buyuruyor:

     
Dediler  ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda  zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı seni taşa tutardık. Zaten sen  bizce itibarlı biri değilsin."       

       Ayetten  anlaşıldığı gibi yüce Allah, Hz Şuayb’in onca ilahi çağrısından sonra,  onca açıkça adalet ve iyiliğe davet etmesinden sonra kötü insanların  vereceği zararlardan korunmasının sebebi olarak, sadece akrabalık  bağından bahsediyor. Hz Şuayıb’i koruyan akrabaları ve kavmini ise  düşmanlara karşı, caydırıcı bir güç olarak tanımlıyor.

     

         Kuran’ı kerimin akrabalar hakkında değindiği diğer önemli konu ise  akrabalık haklarıdır, Anne ve babanın hakları başta olmak üzere diğer  akrabaların hakları İslam dininin en bariz emirlerinden birisidir.

        Akrabalık Türleri:

        Akrabalık ilişkisi iki şekilde meydana gelebilir, birinci şekil ve en  çok bilinen şekil, kan bağıyla doğan akrabalıklardır. Hadis  kaynaklarında bu ilişki “rahim” olarak adlandırılıyor; bu da, aynı  anneden doğmak sebebiyle doğan ilişki anlamındadır, yani kan bağının  sadece baba yoluyla gelen akrabalıklarla sınırlı olmadığı bu şekilde  açıklanmıştır. Rahim olarak adlandırılan bu ilişkinin ise sadece  kardeşlerle sınırlı olmadığı açıktır.

     

       Yüce Allah, Furkan suresinin 54. ayetinde bu ilişki hakkında şöyle buyuruyor:

     

O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin her şeye hakkıyla gücü yetendir.

     

        Akrabalık ilişkisinin ikinci şekli ise evlilik sebebiyle oluşan  akrabalıklardır; yabancı veya kan bağı bulunan iki kişi,  evlendiklerinde, sadece bu kişilerin yakınlaşması söz konusu değildir;  bu kişilerle birlikte iki aile yaklaşıyor ve yeni bir akrabalık bağı  doğuyor.


       Akrabalık hakları:

       Yüce Allah, Enfal suresinin 75. ayeti ve Ahzab suresinin 6. ayetinde  akrabaların aynı seviyede olmadığını ve bir kısmının diğerlerinden önde  tutulması gerektiğini açıkça ifade etmiştir.

     

      Burada her  şeyden önce çok ince bir konuya değinmek istiyorum o da akrabalık  bağının her ne kadar güçlü olursa olsun, peygamber ve sevgisinden öne  geçememesi gerçeğidir. Yüce Allah, akrabalık bağı ve sevgisinin Allah  ve peygamber sevgisinden öne geçmemesi gerektiği hakkında şöyle  buyuruyor:

Peygamber,  mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de  mü'minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın  Kitabına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) müminlerden ve  muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik  yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap'ta yazılıdır.

         

Ey iman  edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve  kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse,  işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.

         

De ki: "Eğer  babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz,  kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticâret ve  beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve onun yolunda  cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar  bekleyin! Allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez."

       

        Akrabalık hakları ve korunması gereken ilişkiler, yüce Allahın,  özellikle üstünde durduğu konulardan birisidir; yüce Allah şöyle  buyuruyor:

     

      Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı,  yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da  yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

     

       Diğer bir yerde ise şöyle buyuruyor:

     

      Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.

      Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın  hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar  kurtuluşa erenlerdir.

     

       Rum suresinin 38.  ayetinde ise, akrabalık konusuna özen göstermek, kişinin imanının bir  göstergesi olarak tanıtılmıştır; yüce Allah, bu ayette şöyle buyuruyor:

        Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın  hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar  kurtuluşa erenlerdir.

        Akrabalık haklarının  başında gelen hak, iyilik ve sevgidir, yüce Allah, kuranın birçok  yerinde bu konuyu açıklayarak akrabalar arasında mutlaka bulunması  gereken sevgi ve saygı bağının önemini insanlara anlatıyor. Bakara  suresinin 83 ve 177. ayeti, Nisa suresinin 36. ayeti ve Nahl suresinin  90. ayeti bu ayetlerin bir bölümüdür.

     

       Akrabalık haklarının  bir diğeri ise miras hakkıdır. Nisa suresinin 7,8 ve 33. ayeti, Enfal  suresinin 75. ayeti ve Ahzab suresinin 6. ayeti bu konuya açıklık  getirmiştir.

     

       Akrabaları aç bırakmamak, ihsan ve  yardımlarda onlara öncelik vermek, diğer yetimlerden önce akraba  yetimlere öncelik tanımak (Beled 16) akrabalar’a maddi destekte  bulunmak (İsra 26, Rum 38) akraba ziyaretlerini ihmal etmemek (Rad 19  ve 21, Bakara 27, Nisa 1) akrabalara karşı kin beslememek, akrabaları  affetmek ve kolaylık tanımak (Nur 22) akrabalara karşı yumuşak olmak ve  incitici davranışlardan kaçınmak (Nisa 8, İsra 26 ve 28) akrabalardan  izin almadan onların evinde rahatça yiyip içebilmek (Nur 61) Kuran’ın  değindiği diğer akrabalık haklarıdır.

     

      Yüce Allah,  akrabaları affetmemek ve akraba ziyaretlerini ihmal etmeği kötü birer  eylem olarak tanıtıyor ve şiddetle kınıyor. Birçok yerde ise İsrail  oğullarından bu konuyla ilgili özel bir ahit ve söz aldığını ve bu  konuyu ihmal ettikleri için onları kınadığını açıkça ifade  etmiştir(Bakara 83, Nisa 36)

     

   Tevbe suresinin 113. ayeti, Nisa  suresinin 36. ayeti, Şuara suresinin 214. ayeti ve Nisa suresinin 214.  ayeti akraba haklarıyla ilgili diğer benzer konulara açıklık  getirmişlerdir.

     

      Nisa suresinin birinci ayetinde ise akraba  haklarını gözetmek, takvanın bir gereksimi olarak tanımlanmıştır; bu  ayetten yola çıkarak, takvalı bir kul olmanın gereksinimlerinden birisi  olarak akraba ilişkisini gözetmek ve akraba haklarına önem vermek  olduğunu söyleyebiliriz.

        Akrabalık ilişkisini kesmek

     

        Kuranı kerim, akraba ilişkisini kesen kişileri kesin bir dille kınıyor  ve bu eylemi, çok büyük bir hüsrandan ziyade insanın kötü bir sonuca  düşmesi için yeterli sebep olarak tanıtıyor.(Bakara 27)

     

      Rad  suresinin 27. ayeti, Muhammed suresinin 22. ve 23. ayetlerinde ise  akrabalık ilişkisini kesen kişilerin Allahın gazabına uğradıkları, açık  bir dille ifade edilmiştir.

     

        Kuran açısından akrabalık  ilişkisini kesen kişiler ya asi kişilikli insanlardırlar veya günahtan  çekinmeyen bir yapıya sahiptirler yada nifak hastalığına  yakalanmışlardır (Tevbe7-10, Şuara 214-216, Muhammed 22) böyle bir  hataya düşen insanlar kendilerine dönüp içlerindeki hastalıkları  bulmalı ve tedavi yoluna başvurmalıdırlar, aksi takdirde, hüsran ve  pişmanlıktan başka bir sonuçla karşılaşmayacakları kuran açısından  apaçıktır.

      Kaynak: Zehranet



Total Visit: 1238
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.