Perşembe 9 Şubat 2012 - 06:11

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۷:۴۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Aişe Hacdan Önce Umre Yapamayınca Hz. Resulullah (s.a.a)

Hacdan Sonra Umre Yapmasını Emretti

 Sahih-i Müslim'de Aişe'den şöyle rivayet edilmiştir:

 

 Sadece hac yapmak için Hz. Resulullah (s.a.a) ile birlikte Medine'den çıktık. "Serif" bölgesine veya ona yakın bir yere ulaştığımızda ben âdet oldum. Ben bu hâlime ağlayınca Re-sulullah (s.a.a) içeri girip, "Âdet mi oldun?!" diye sordu. Ben, "Evet." dedim. Bunun üzerine Hazret, "Bu, Allah'ın Adem kız-larına yazdığı bir şeydir; temizlenip gusledinceye kadar sen de tavaf dışında hacıların tüm amellerini yap." buyurdu.

 

 Bundan önceki rivayette de Aişe şöyle devam ediyor:

 

 Hac amellerini bitirdikten sonra Resulullah beni Abdur-rahman b. Ebi Bekir ile birlikte Ten'im'e gönderdi, orada umreye niyet ettim ve Resulullah, "Orası senin umreye niyet etme mahallindir." buyurdu.

 

 Sahih-i Müslim ve Sünen-i Ebu Davud'da yukarıdaki rivayetlerden daha kâmil olan başka bir rivayette Aişe'den şöyle nakledilmektedir:

 

 Veda Haccı'nda Resulullah (s.a.a) ile birlikte yola çıkarak umre için telbiye söyledik. Resulullah (s.a.a), "Kendisiyle birlikte kurbanlık getirenler hac ile umre niyeti yapsınlar ve haccın tüm amellerini yerine getirinceye kadar ihramdan çıkmasınlar." buyurdu. Ben aybaşı gördüğüm hâlde Mekke'ye girdiğim için ne Kâbe'yi tavaf ettim ve ne de Safa'yla Mer-ve arasında sa'y yaptım. Bu nedenle Resulullah'a (s.a.a) yakındım. Hazret, "Saçını açıp tara ve şimdilik umreyi bırakarak hac için niyet et." buyurdu. Ben de öyle yaptım. Hac amellerini bitirince Resulullah (s.a.a), beni Abdurrahman b. Ebu Bekir'le birlikte Ten'im'e gönderdi ve ben oradan umreye niyet ettim. Çünkü Resulullah (s.a.a), "Orası senin umre mahallindir." buyurmuştu. Umre için telbiye söyleyenler ise, Kâbe'yi tavaf edip Safa'yla Merve arasında sa'y yapıp ihramdan çıktılar. Mina'dan döndükten sonra da hacları için başka bir tavaf daha yaptılar.

 

 Aişe başka bir rivayette ise şöyle demektedir:

 

 Kardeşim Abdurrahman beni devesinin terkine aldı. Ben boynumun etrafına sardığım örtümün bir köşesini yukarı kaldırdım. Bunun üzerine Abdurrahman kırbaçla ayağıma vurdu. Ben, "Beni bir gören mi var acaba?" dedim. Daha son-ra umre için telbiye söyleyip umre amellerini tamamlayıp ce-mereleri taşlama mahallinde Resulullah'a ulaştım.

 

 Sahih-i Buharî'de şöyle rivayet edilmektedir:

 

 Aişe'nin, Resulullah'a, "Siz umre yaptınız; fakat ben yap-madım." demesi üzerine Resulullah (s.a.a), Abdurrahman b. Ebu Bekir'e dönerek, "Ey Abdurrahman! Kız kardeşini umre yapması için Ten'im'e götür." buyurdu. Bunun üzerine Ab-durrahman, onu bir devenin terkine bindirdi. Böylece Aişe de umre yaptı.

 

 Sünen-i Ebu Davud ve Beyhakî adlı eserlerde (biz Ebu Da-vud'dan naklediyoruz) İbn Abbas'tan şöyle rivayet edilmektedir:

 

 Resulullah (s.a.a) o gece Aişe'yi, sırf müşriklerin, "Umre ancak hayvanların sırtlarındaki yaralar iyileşip yollardaki izler kaybolunca ve peşinden safer ayı girince yapılır." şeklindeki sözlerini iptal etmek için umreye gönderdi.

 

 Beyhakî'nin kendi Sünen'indeki sözleri şöyledir:

 

 Resulullah'ın (s.a.a) Aişe'yi zilhicce ayında umreye göndermesinin tek nedeni, müşriklerin âdetlerini ortadan kaldırmaktı; çünkü Kureyş'in bu boyu ve onlarla aynı inancı pay-laşanlar, "Umre ancak hayvanların sırtları iyileşince, yollardaki izler kaybolunca ve peşinden safer ayı girince yapılır." diyorlar ve zilhicce ve muharrem ayı bitinceye kadar umre yapılmasını haram biliyorlardı.

 

 Bu konuyu Tahavî, İbn Abbas'tan şöyle nakletmiştir:

 

 Vallahi Resulullah'ın (s.a.a) Aişe'yi zilhicce ayında umreye göndermesinin tek nedeni cahiliye döneminin geleneklerini yıkmaktı.

 

 * * *

 

 Temettü umresinin hacla birlikte yapılışı hususunda değindiği-miz bu olayların tümü, Resulullah'ın (s.a.a) hayatının son yılında ve Veda Haccı'nda gerçekleşmiştir. Bütün bu olaylardan, temettü um-resinin hacla birlikte yapılmasından rahatsız olan ve buna karşı çıkanların tümünün Kureyş muhacirlerinden ve Hz. Resulullah'ın (s.a.a) ashabından oldukları anlaşılmaktadır. Bunun delili ise şudur:

 

 1- İbn Abbas'ın rivayeti: "Kureyş'in bu boyu ve onlarla aynı inancı paylaşanlar, zilhicce ve muharrem ayı bitinceye kadar umre yapılmasını haram biliyorlardı."

 

 2- Hz. Resulullah'tan (s.a.a) sonra hac aylarında umreyi yasaklayanlar, ileride değineceğimiz gibi Müslümanların Kureyş'ten olan yöneticileriydi.

 

 Onlar, kendilerince bu yasaklamadan, haccın saygınlığını korumayı ve halkın bir defa hac için ve bir defa da umre için olmak üzere iki defa Mekke'ye gelmelerini ve böylece Mekke halkının da bundan bir yarar sağlamalarını amaçlıyorlardı. Nitekim bu konu, halife Ömer'in temettü umresini yasaklayan sözlerinden de açık bir şekilde anlaşılmaktadır.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.