| Abdullah b. Cafer ve Valinin Mektubu  Abdullah b. Cafer, iki oğlu "Avn" ve "Muhammed" aracılığıyla gönderdiği bir mektupta İmam Hüseyin'e (a.s) şöyle yazdı:  …Allah rızası için senden istiyorum ki, bu mektup eline ulaştığında yolculuğundan vazgeçesin! Yöneldiğin o Allah'ın rızası için sana şefkat besliyor, bu yolculukta öldürülmenden ve ailenin perişan olmasından korkuyorum. Sen öldürülecek olsan, yeryüzünün nuru söner. Çünkü sen hidayete erenlerin bayrağı ve iman edenlerin ümidisin. Dolayısıyla, hareket etme hususunda acele etme! Ben de müteakiben sana ulaşacağım. Vesselâm.  Abdullah b. Cafer, (Yezid b. Muaviye tarafından, Medine'nin azledilmiş valisinin yerine tayin edilen ve zahirde hac emiri unvanıyla, gerçekte ise İmama suikast düzenlemekle görevlendirilen ve bu yüzden de Mekke şehrinde bulunan) Amr b. Said'den, İmam Hü-seyin (a.s) için bir güvence mektubu yazıp göndermesini, hediye ve benzeri şeylerle İmamın (a.s) gönlünü almasını istedi. Amr da Hüseyin'e (a.s) şöyle yazdı:  … Allah'tan seni helaketlerden korumasını ve doğru yola hidayet etmesini niyaz ediyorum! Irak'a doğru yola çıktığını bildirdiler bana. Ben, ihtilâf ve ikilik çıkarmaktan Allah'a sığınmanı diliyor ve sonunda bu yolda canını kaybetmenden endişeleniyorum! Şimdi Abdullah b. Cafer ve Yahya b. Said'i -valinin kardeşi- sana gönderiyorum. Onlarla birlikte geri dön! Benim yanımda emniyet, rahatlık, iyilik ve güzel dav-ranış bulacaksın…  Abdullah ve Yahya bu mektupla yola çıkıp İmam Hüseyin'e (a.s) ulaştılar. Yahya'nın kendisi mektubu İmama (a.s) okudu. Sonra ikisi de ısrarla İmamı (a.s) maksadından vazgeçirmeye çalıştılar. Fakat o bunu kabul etmeyerek şöyle buyurdu:  Ben rüyamda Resulullah'ı (s.a.a) gördüm ve bu rüyada, ondan taraf çok önemli bir işe emredildim. Ben bunu uygulayacağım; ister zararıma olsun, ister yararıma.  "Rüyanda ne gördün?" diye sorduklarında ise şöyle buyurdu:  Bu rüyamı hiçbir kimseye söylemiş değilim. Rabbimle mülakat edene dek de hiç bir kimseye söylemeyeceğim.  İmam Hüseyin (a.s), Amr b. Said'in mektubuna cevap olarak şu mektubu kaleme aldı:  …İnsanları Allah'a davet eden ve ben Müslümanım diyen bir kimse, Allah'a ve Resulü'ne muhalefet etmiş sayılmaz. Bana aman verdiğini, iyilik yapacağını ve bahşişte bulunacağını bildirmişsin. Amanın en hayırlısı, Allah'ın amanıdır. Dünyada Allah'tan sakınmayan kimse, kesinlikle kıyamet günü Allah'ın güvencesinde olmayacaktır. O hâlde Allah'tan diliyoruz ki, bize dünyada korku bahşetsin de kıyamet günü O'nun güvencesinde olabilelim! Bu mektubunla benim hayrımı ve iyiliğimi düşündüysen, hayırla mükâfatlandırılırsın. |