ASARIGA MESH ETME Sia alimleri, sarigaimâmeye meshetmeyi câizcaiz bilmemekteler. Safiî, Ebu Hanife ve Malik'in de görüsü böyledir. Ama Ahmed bin Hanbel, Ebu Sevr, Kasim bin Selam, Evzaî, Sevrî ve diger bir grup diger kimseler, ayakkabiya kiyas ederek sarigaimâm eye meshetmeyi câizcaiz bilmislerdir. Bu hususta Mugîayre bin Su'be'nin su rivayetiylehadisiyle de ihticaçc etmislerdir: "Resulullah (s.a.a), nasiyesine (alninin üst kismina) ve imâmesine meshetti." Bu rivayet, hadis ayni tarikle diger rivayetlerde "Resulullah imâmesine meshetti." diye geçmistir. Bu konuda Allah Teala'nin "Basinizai meshedin" diye emrettigi Kbuyurdugu kitabi ve Resulünün, "Nasiyesinie (alninin üst kisminai) meshetti" diye nakledilen sünneti bizim için yeterlidir. Yâani, sarigaimâmeye meshetmenin câiz olmadigi kesindir;, fazlabu konuda açiklamada bulunmaya da gerek yoktur. Menkul ve muhassal icmalar da, Allah'a hamdolsun, bunu te'yit etmektedir. Ayakkabiya kiyas etmekle istidlalda bulunmalari da dogru degildir. Çünkü Allah'in dini kiyasla elde edilemez. dogru olmaz (hakikate erismez). Üstelik, ayakkabiya meshetmek de, önceki bölümde gördügünüz gibi câizcaiz degildir. Mugîayre'nin hadisine gelince;, Müslim'in onu nakletmesine ragmen o hadis bizce zayif ve batildir. Ebu Amr bin Abdulbir de;, "Oo hadis, zayif ve ma'lul bir hadistir." demistir. Ebu Hanife, Safiî ve Malik'in bu hadise itina etmemeleri, o hadisin onlarin yaninda zayif oldugundan dolayi da olabilir. Mugîayre;, hilekâar, aldatici, sahtekâar, büyük günahlar isleyen , sehvetlere dalan bir kimse idi;, sevdigi ve sevmedigi, özellikle sevdigi Ehl-i Beyt düsmanlari ve sevmedigi Allah ve Peygamber dostlari hakkinda hiçbir sinir tanimazdi. Mugîayre, Benî Malik kabilesinden den, canini korumak için Islam'i kabul etmistir. Macera söyledir: Mugîayre, kendi kabilelerinin büyükleriyle birlikte Iskenderiye sehrinde Mukavkas'in yanina vardilar. Kabile reisleri, Mugîayre hariç, padisahtan caize ve hediyeler aldilar. Mugîayre'nin bu hediyelere olan ihtirasi ve tamahi, onu, onlar hakkinda hile yapmaya sürükledi. Bundan dolayi onlari sarap içme ziyafetine davet etti. Onlar da onun davetini kabul edip ziyafetine katildilar. Mugîayre, onlara o kadar sarap içirdi ki, sarhos olup suurlarini kaybettiler. Bu halde onlara saldirip hepsini kiliçtan geçirerek bütün mallarina sahip oldu. Benîi Malik kabilesinin korkusundan, Islam'dan baska siginak bulamayinca, Me'dine'ye gelip Peygamber'in (s.a.a) huzuruna vardi ve sehadetyni söyledi., Peygamber-i Ekrem de (s.a.a), mümin ve münafik hakkindaki cari sünneti üzere onun Müslümanligini islamini kabul etti. Mugîayre, Benî Malik'in mallarini Resulullah (s.a.a)'e takdim ettiginde, muhariplerin mallarini almaya hakki olmasina ragmen, hile yoluyla elde edildiginden dolayi, Resulullah (s.a.a) onu kabul etmekten sakindi. Iste bu, onun bid'at ve felaketini gösterecek Müslümanligin islamindan ibarettir. Sahabenin büyüklerinden olan Ebu Bekr'e ve arkadaslarionun yaranlari, Hhicretin on yedinci yilinda vaki olan bir olay hakkinda, onun aleyhine ser'î haddi gerektiren bir taniklikta bulundular. Öyleyse ey akil sahipleri!, Bböyle bir ferdin hadisiyle, Kur'an'la nasil muhalefet edilebilirebilirsiniz?! 1-Acaba Basai Meshetmenin Bir Haddi Var Midir? Imamiyye alimlerinin görüsüne göre, basai meshetmede mesheden el ve meshedilen bas için bir had ve sinir yoktur; en az miktarla bile olsa örfen "meshedildi" denilmesi yeterlidir. Bu konuda Safiî'nin görüsü de budur. Ama Imam Maliki, Imam Ahmed ve bir grup diger alimler basin her tarafinin meshedilmesini farz biliyorlar. Imam Ebu Hanife ise basin dörtte birinin, dört parmakla meshedilmesini farz, ondan azinin yeterli olmadigi görüsündedir. Bizim delilimiz, Allahm Teala'nin; "Basinizai meshedin" buyurdugu ayettir. Çünkü maksat, meshin basa mutlak sekilde sidk etmsidir. (Yyâani, "basa meshedildi" denilmesidir.) Bu sidk ise, basin hepsinei veya dörtte birinei, veyahut birini, veyahut bir parmak miktarinca bir cüz'üneü meshetmekle de gerçeklesmis olabilir. "Belli miktarda meshedilmelidir" diyenlerin hiçbir delili yoktur. Eger basin tamaminin meshedilmesi kastedilmis olsaydi, Allah Teala; "fFegsilu vücuhekum" buyurdugu gibi, "vVemsehu ruusekum" da buyurmus olurdu. Eger basin belli bir miktdarinin meshedilmesi kastedilmis olsaydi, elleri yikama konusunda "dDirseklere kadar" veya ayaklari meshetmede "mMafsala kadar" buyuruldugu elirlendigi gibi, burada da bir sinir onu da mutlaka belirleyip açiklanirdii. 2- Acaba Basi Yikamak Meshin Yerine Geçer Mi? Dört mezhep alimleri, abdestte basi yikamanin meshin yerine geçecegi hususunda ittifak etmislerdir. Fakat bunun mekruh olup olmamasinda ihtilafa düsmüslerdir. Safiîiler, yikamanin onun mekruh olmadigini, fakat meshetmenin daha iyi evlaya aykiri oldugunu söylemislerdir. Hanbeliler ise, elin basa çekilmesi sartiyla basi yikamanin meshin yerine geçmesini câizcaiz bilmislerdir. Ama Imamiyye, basi yikamanin meshin yerine geçemedyeceigini ve bunun Allah'in emiri ve Hz. Peygamber'in sünnetine aykiri oldugu konusunda icma etmislerdir. Basi meshetmek yerine yikamak, ibadette kendinden kanun vazetmektir.
|