Cuma 18 Mayıs 2012 - 05:19

الجمعة ٢٧ جمادى الآخرة ١٤٣٣

جمعه ۲۹ ارديبهشت ۱۳۹۱ - ۰۶:۴۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

AMAK

 

          Emiru’ş-şu‘arâ Şihâbeddîn Am‘ak-ı Buhârâyî, VI/XII. yüzyıl başla¬rında Mavareunnehir’in ünlü üstatlarından olup Efrâsiyâboğulları (Hâniyye ya da Hâkânîyye) sarayının şairlerindendi. Hızır Han b. İb¬ra¬him’in hizmetinde iken Emiru’ş-şu‘arâ olarak lakaplandırılmıştır. Doğum yeri Buhârâ olup bu şehirde edebî bilgileri aldıktan sonra hizmetlerine Efrâsiyâboğulları devleti sara¬yında başlamak üzere Semerkand’a gitti. Ni¬zâmî-yi Arûzî’nin ifadesi ile bu dev¬letten “tam bir lezzet almış ve güçlü bir görkem bulmuştur. Türk köleler, güzel cari¬ye¬ler, hızlı atlar, altın süslemeli yapılar ve bir çok mal ve hediyeler elde et¬miştir. Padişah meclisinde büyük bir saygınlığa sahipti”.

          Galiba yüz yılı aşkın uzun bir ömürden sonra 542/1147 yada 543/1148 yı¬lında vefat etti. Buna göre doğumu V/XI. yüzyıl ortalarına denk gelmiş¬tir.

          Efrâsiyâboğulları padişahları arasında Am‘ak, Şemsu’l-Mulk Nasr b. İbra¬him ve kardeşi Hızır Han b. İbrahim, Ahmed Han b. Hızır Han (473-482/1080-1089), en sonuncuları Sencer’in yeğeni ve itaatkarla-rından olan Mahmûd b. Muhammed (526-557/1132-1162) olan birkaç kişiyle çağdaş idi, Selçuklulardan da Sultan Sencer (ö.552/1157) ile çağdaş olup bunlar¬dan bazılarını övmüştür.

          Am‘ak, kendi döneminde kullanımda olan bilimlerden haber¬dardı. Sanat türlerini içeren kasideleri de onun edebî bilimler ve tek¬niği nokta¬sında tam bir bilgiye sahip olduğunun açık bir delilidir. O, kasidelerde kimi zaman sanata yö¬nelmiştir ve ‘Avfî’nin ifadesi ile onun şiirinden “sa¬natlı olanlar tüm üstatları hay¬rete düşürmüştür”. Her mısraında saç teli ile karıncanın tazmin edildiği kasidesi, ondan önce kimsenin benzerini söylemediği ve ondan sonra da söyleyemeyeceği bir noktaya çıkarmıştır. Onun diğer kasidelerinde de tezat, muraatü’n-nazir, teşri’, taksim vb. gibi edebî sanat türleri çokça görülmektedir. Fakat şairin şairlik noktasındaki gücü, onun sözünün akıcılık ve leta¬fetindeki sanatsal sertliği azalt¬maya engel olmamıştır.

          Am‘ak, teşbih noktasında güçlü bir kaleme sahiptir. Onun önemi de bu nok¬tada duygu yönünün daha fazla olması açısındandır. Her ne kadar onun teş¬bih¬leri, aklî açıdan ya da tarafların duygusal ol-ması açısından kimi zaman deği¬şik, ayrıca çoğu duygusal ise de vehme dayalıdır. Bir başka ifadeyle, hayali teşbihtir. Fakat o, vehmî ve hayalî şeyleri bile öyle mücessemleştirir ki ilk bakışta onun vehmî yönü çok az göze çarpar. Buna ilave olarak Am‘ak’ın teşbihteki cümleleri çok in¬cedir ve en küçük detay-ları bile tam bir şekilde göz önünde bulundu¬rur, kendi ince zevkini onun içine serer. Bu açıdan da onun taşbihlerinde letafet ve fi¬kirsel güç ve dik¬kat çokça görülür. Am‘ak’ın sözleri, çok açık ve sağlam, düşün-cesi çok açık, kelamı karışıklık ve ibhamdan uzaktır. Tavsiflerde daha çok duy¬guya dayanır. Bu özellik onun methiyelerinde de tam anlamıyla görülür.

          Am‘ak’ın şiirlerinde çok açık olan bir diğer şey de ince sevgile¬rin ve latif duy¬guların çoğunlukta oluşudur. O, özellikle hüzünlü sev¬gileri açık¬lama nokta¬sında çok güçlüdür.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.