| 9- Ümmü Seleme'nin Rivayetleri a) Abdullah b. Veheb b. Zemat Kanalıyla Müstedrekü's-Sahihayn, Tabakat-ı İbn Saad, Tarih-i İbn Asakir ve diğer kaynaklarda Abdullah b. Veheb'den şöyle rivayet edilir (aşağıdaki metin Müstedrekü's-Sahihayn kitabındandır): Ümmü Seleme (r.a) bana şöyle bildirdi: Bir gece Resulul-lah (s.a.a) uyumak için yatağa uzandı. Fakat çok geçmeden üzüntü ve endişeyle uyandı. Tekrar uzandı ve uyudu. Yine üzgün ve endişeli uyandı. Ama bu kez, ilk defa ki kadar ağır değildi. Yine uyudu ve sonra tekrar uyandığında, elinde kır-mızı renkte toprak vardı ve onu öpüyordu! Ben, "Ya Resu-lullah! Bu toprak da nedir?" diye sordum. "Cebrail (salat ve selâm olsun ona) bana, Hüseyin'in Irak topraklarında öldürüleceğini bildirdi. Cebrail'den, Hüseyin'in öldürüleceği toprağı bana göstermesini istedim. İşte bu, o topraktır." diye bu-yurdu. Hakim bu rivayetin sonunda şöyle yazmaktadır: Bu hadis, Buharî ve Müslim'in kuralına göre sahihtir; fakat onlar bunu nakletmemişlerdir! b) Salih b. Erbed Kanalıyla Taberanî, İbn Ebi Şeybe, Harezmî ve diğer kaynaklar Salih b. Erbed kanalıyla Ümmü Seleme'den (r.a) şöyle rivayet ederler (aşağıdaki metin Taberanî'dendir): Resulullah (s.a.a) bana, "Kapının önünde otur; hiç kimse beni rahatsız etmesin!" buyurdu. Çok geçmeden Hüseyin (r.a) geldi. Her ne kadar engellemek istediysem de o daha çabuk davranarak dedesi Resulullah'ın (s.a.a) yanına gitti. Bir süre sonra dedim ki: "Ya Resulullah! Allah beni sana kurban etsin! Kimsenin seni rahatsız etmemesini buyurmuştun. Oğlun geldiğinde ben, her ne kadar onu tutmak istediysem de, o daha çabuk davrandı. Uzun bir süre geçmesine rağmen senden bir haber alamayınca odaya baktım. Ellerinde bir şeyi ovalıyordun ve göz yaşların akıyordu. Hüseyin de karnının üzerinde oturmuştu." Resulullah (s.a.a) buyurdu: "Evet. Cebrail bana gelerek ümmetimin onu öldüreceğini bildirdi ve onun şehit olacağı toprağı getirdi bana. Elimde olan o topraktır." c) Matleb b. Abdullah b. Hantab Kanalıyla Mu'cem-i Taberanî, Zehâiru'l-Ukba, Mecmau'z-Zevâid ve diğer kaynaklarda Matleb b. Abdullah el-Hantab kanalıyla Ümmü Sele-me'den şöyle rivayet edilir (aşağıdaki metin Mu'cem-i Taberanî kitabındandır): Bir gün Resulullah (s.a.a) benim evimde oturmuştu. Bana, "Kimse yanıma gelmesin!" buyurdu. Ben de Resululla-h'ın (s.a.a) emrini yerine getirmek için kapıda bekledim. Bu sırada Hüseyin (r.a) gelip Resulullah'ın (s.a.a) yanına gitmişti. Bir süre sonra Resulullah'ın (s.a.a) hıçkırığını duydum; ağlıyordu. Bunun üzerine içeriye bir göz attım. Hüseyin, Resulullah'ın (s.a.a) kucağında oturmuştu. Hazret onun şakağını okşuyordu ve o da ağlıyordu. Bunun üzerine, "Vallahi Hüseyin'in içeri girdiğini bilmedim!" dedim. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: Cebrail odada bizimle birlikteydi. Bana,"Onu (Hüseyin'i) seviyor musun?" diye sordu. Ben, "Evet, bütün dünyadan da-ha çok." dedim. Bunun üzerine, "Yakın bir zamanda senin ümmetin, Kerbela adındaki yerde onu öldürecektir!" dedi. Cebrail sonra da oranın toprağından alıp Resulullah'a (s.a.a) gösterdi. Hüseyin (a.s) şehit edileceği zaman kuşatılınca, "Buranın adı nedir?" diye sordu. "Kerbela'dır!" cevabını alınca, "Allah ve Resulü doğru buyurmuşlardır; burası gam ve bela diyarıdır." buyurdu! d) Şakik b. Selme Kanalıyla Mu'cem-i Taberanî, Tarih-i İbn Asakir, Mecmau'z-Zevâid ve diğer kaynaklarda Ebu Vâil Şakik b. Selme kanalıyla Ümmü Seleme'-den şöyle rivayet edilir (aşağıdaki metin Mu'cem-i Taberanî kitabındandır): Hasan ve Hüseyin (r.a) benim evimde Resulullah'ın (s.a.a) yanında oynuyorlardı; o sırada Cebrail nazil olarak, "Ey Mu-hammed! Senin ümmetin, senden sonra (Hüseyin'e işaret ederek) bu oğlunu öldürecektir." dedi. Resulullah (s.a.a) bunu duyunca Hüseyin'i bağrına basarak ağladıktan sonra "Bu toprak senin yanında emanet kalsın." buyurdu. Sonra hazret o toprağı koklayarak, "Ah!" dedi, "Ey gam ve bela diyarı!" Daha sonra, "Ey Ümmü Seleme! Bu toprak kana dönüşünce bil ki oğlum öldürülmüştür." buyurdu. Ravi diyor ki: Ümmü Seleme o toprağı bir şişenin içine koyup her gün ona bakarak, "Kana dönüşeceğin o gün, büyük bir gündür." diyordu. e) Said b. Ebu Hind Kanalıyla Tarih-i İbn Asakir, Zehâiru'l-Ukba, Tezkiretu Havassi'l-Ümmet ve diğer kaynaklarda Abdullah b. Said b. Ebu Hind kanalıyla babasından ve o da Ümmü Seleme'den (r.a) şöyle rivayet ederler (aşağıdaki metin Tarih-i İbn Asakir'in kitabındandır): Resulullah (s.a.a) benim evimde uyumuştu; o sırada Hüseyin (r.a) gelerek ona doğru gitmek istedi. Ben, gidip Resu-lullah'ı (s.a.a) uyandırmasın diye odanın kapısında oturdum ve ona engel oldum. Sonra bir şey dikkatimi çekti ve onu unuttum; bu arada Hüseyin (r.a) kaçarak odaya girmiş ve Resulullah'ın (s.a.a) karnının üzerine oturmuştu. Bir süre sonra Resulullah'ın (s.a.a) yüksek sesle ağladığını duyunca geldim ve "Ey Allah'ın Resulü! Vallahi, onun girişinden haberim olmadı!" dedim. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Hüseyin karnımın üzerinde oturmuştu ki Cebrail geldi ve ‘Onu seviyor musun?' dedi. Ben, evet, dedim. Cebrail, ‘Ümmetin yakında onu öldürecektir! Onun öldürüleceği toprağı sana göstermiyeyim mi?' dedi. Ben, göster tabii, dedim. Bunun üzerine Cebrail kanadıyla bu toprağı getirdi bana." Ümmü Seleme diyor ki: Ben o hazretin elinde kızıl toprak gördüm. Ağlayarak, "Keşke bilseydim, benden sonra seni kimin öldüreceğini!" diyordu. f) Şehr b. Hevşeb Kanalıyla Fezâilu Ahmed b. Hanbel, Tarih-i İbn Asakir, Zehâiru'l-Ukba ve diğer kaynaklarda Şehr b. Hevşeb kanalıyla Ümmü Seleme'den şöyle rivayet edilmektedir (aşağıdaki metin Fezâilu Ahmed b. Han-bel kitabındandır): Cebrail Resulullah'ın (s.a.a) yanındaydı ve Hüseyin de benimle birlikteydi; o ağlıyor ve rahat durmuyordu. Nihayet onu bıraktım ve o da hemen Resulullah'a (s.a.a) yaklaştı. Cebrail: "Ya Muhammed! Onu seviyor musun?" diye sordu. Resulullah (s.a.a), "Evet." buyurdu. Bunun üzerine Cebrail, "Fakat ümmetin yakında onu öldürecektir! Dilersen onun öldürüleceği yerin toprağından göstereyim sana." dedi ve "Kerbela" denilen o yerin toprağını gösterdi. g) Davud Kanalıyla Tarih-i İbn Asakir ve diğer kaynaklarda Davud kanalıyla Üm-mü Seleme'den şöyle rivayet edilir (aşağıdaki metin Tarih-i İbn A-sakir kitabındandır): Hüseyin, Resulullah'ın (s.a.a) yanına vardığında çok üzülmüştü. Ümmü Seleme, "Ya Resulullah! Ne oldu size?" diye sordu. O hazret şöyle buyurdu: Cebrail bana bu oğlumun öldürüleceğini ve onu öldürecek olana, Allah'ın gazabının çok büyük olacağını haber verdi. h) Mu'cemu'l-Kebir-i Taberanî, Tarih-i İbn Asakir ve diğer kaynaklarda Ümmü Seleme'den şöyle rivayet edilir (aşağıdaki metin Mu'cem-i Taberanî kitabındandır): Resul-i Ekrem (s.a.a), "Hüseyin b. Ali hicretimin altmışıncı yılında öldürülecektir." buyurdu. ı) Mu'cemu'l-Kebir-i Taberanî'de Ümmü Seleme'den şöyle rivayet edilmektedir: Allah Resulü (s.a.a), "Hüseyin yaşlılığının başında öldürülecektir." buyurdu. |