| 5- Maktel-i Harezmî'de Şöyle Geçer Hüseyin (a.s) bir yaşını doldurduğunda, yüzleri kırmızı on iki melek Resulullah'ın (s.a.a) huzuruna gelerek kanatlarını açtı ve şöyle dediler: Ya Muhammed! Kabil tarafından Habil'in başına gelenler, bu oğlun Hüseyin'in de başına gelecektir; ona, Habil'in mükâfatı kadarı verilecek ve katiline de Kabil'inki kadar gü-nah yüklenecektir. O gün gökyüzündeki bütün melekler, Hüseyin'in (a.s) başına geleceklerden ötürü Resulullah'a (s.a.a) taziyede bulunmak, ona verilecek mükâfatı bildirmek ve öldürüleceği yerin toprağını sunmak için indiler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: Allah'ım! Onu alçaltanı alçalt; onu öldüreni öldür ve aradığını tattırma ona! İmam Hüseyin (a.s) iki yaşını bitirdiğinde Resulullah (s.a.a) bir yolculuk için Medine'den ayrıldı. Yolda bir yerde durarak "İnna lillâh ve inna ileyhi raciûn." dedi ve gözlerinden yaşlar aktı. Bunun nedeni sorulduğunda, "Cebrail geldi ve Fırat kenarında Kerbela adıyla bilinen yerde Fatıma oğlu Hüseyin oğlumun; öldürüleceğini bildirdi!" buyurdu. "Ya Resulullah! Onu kim öldürecek?" diye sorduklarında ise şöyle buyurdu: Yezid diye çağrılan biri; Allah bereketini ondan esirgesin! Onun düştüğü ve defnedildiği yeri, ve başının da Yezid'e hediye götürülüşünü görüyor gibiyim. Vallahi, kim oğlum Hüseyin'in kesik başına sevinçle bakacak olsa, yüce Allah onun kalbiyle dili arasına ayrılık düşürür (diliyle getirdiği şehadet kalbinde olmaz)! Olayı anlatan şöyle devam eder: Resulullah (s.a.a) bu yolculuğundan üzüntü ve kederle döndü. Sonra minbere çıkarak torunları Hasan ve Hüseyin'i önünde oturttuğu bir hâlde konuşma yaptı ve nasihat etti. Konuşması bittikten sonra sağ elini Hüseyin'in (a.s) başına koydu ve kendi başını da gökyüzüne çevirip şöyle dedi: Allah'ım! Ben, kulun ve peygamberin Muhammed'im. Bu ikisi de soyumdan gelenlerin en temizi, evlatlarımın en seçkini, bedenimin parçası ve benden sonraki halifemdirler. Allah'ım! Cebrail, bu oğlumun alçakça katledilip şehit edileceği haberini verdi bana. Allah'ım! Onun öldürülüşünde benim için bereket kıl ve onu şehitlerin efendilerinden kıl; doğrusu sen her şeye güç yetirensin. Allah'ım! Bereketini onun katilinden esirge ve onu alçalt! Ravi şöyle devam eder: Bunun üzerine mescitte bulunan insanlar inleyerek ağladı. Resulullah (s.a.a) onlara buyurdu: Ona ağlıyacak, ama yardım etmiyecek misiniz?! Allah'ım, sen onun yar ve yardımcısı ol! |