Cuma 18 Mayıs 2012 - 04:50

الجمعة ٢٧ جمادى الآخرة ١٤٣٣

جمعه ۲۹ ارديبهشت ۱۳۹۱ - ۰۶:۲۰

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

Bu nimet çokluğunun afetlerinden birisi, köle ve cariyelerin alınıp sa­tıl­ma­sına yöneliş ve bunların İran aileleri içine girişine yol ve­rilmesi ve onlar aracı­lı­ğıyla ırkın karışmasıydı. Bu köleler, genellikle İslâm savaşçıla­rının Sin, Hind, Türk, Hazar, Rum, Habeşîstan ve Zend bölgelerindeki gaza ve sınır ötesi saldırı­larda ellerine düşen veya köle satıcıları tarafından hırsız kabileler ve aşiretler arasından İslâm memleketine getirilen, eğitil­dikten sonra da alış-veriş durumuna gelen esirlerden oluşmaktaydı.

Sâmânîler ve Deylemîler teşkilatlarında Türk köle ve cariyeler çoğun­luk­taydı. Daha ilginç olanı da Horâsân ve Mâverâunnehir İran­lılarının bu Türk­ler ve Türk asıllılarda güzellik ve tatlılığı gözetmiş ol­maları, onları bu tür sıfat­larla öv­meleri ve onlar için sevgi ifadelerini sıklıkla kullanmala­rıydı. Öte yandan da el-Mu’tasım-billah’ın İslâm devletinde koymuş ol­duğu bidat üzere, İran’daki Türk ırkına mensup kimselerden ordu teşki­latlarını kurmakta ve onları ya­vaş yavaş “vaşşak” derecesinden “vaşakbaşı” derecesine, oradan da emirlik ve en sonunda da “ordu komu­tanlığı”na ulaştırmaktaydılar.

Bundan dolayı bu kölelerin değeri bir hayli fazlaydı ve İbn Havkal’ın Sûretu’l-Arz’da işaret ettiğine göre, bir cariye ya da kölenin de­ğeri üç bin dinara kadar ulaşmaktaydı! Bu canalıcı malın alınıp satılması tüm de­ğer ve pahalılığına rağmen kimi kural ve kai­delere sahip olup Unsûru’l-Me‘âlî Keykâvus, bunların büyük bir kıs­mını ayrıntılı bir şekilde Kâbus-nâme’sinde zik­retmiştir. Nizamu’l-Mulk-i Tûsî de Siyâset-nâme’de Türk kölelerin “vaşşak” de­recesinden yani nor­mal bir piyade asker derecesin­den suvarî asker derecesine, bu dereceden de haciplik, emirlik, komutan­lık derecesine ulaşmasının ve ülke vilayetlerine hük­metmenin niteliğini açıklamıştır.

“Türkler”, iyi-kötü geçmişleriyle, köle tüccarlarından çek­tikleri sıkın­tılarla ve görmüş oldukları belalarla birlikte bir güç elde ettiklerinde kendi içle­rinde taşı­dıkları haklarını halktan geri almak­taydılar. Bunlar, Bağ­dat’ta ve İran’ın diğer bölgelerinde savaş ateşleri yaktılar, girdikleri sa­vaşlarda sayısız mallar biriktirdiler. Bağımsızlık ve kendi ken­dilerine hükmetme yollarını genişlettiler.

İranlıların can ve gönülden istemiş oldukları ve yollarında bü­yük mallar feda ettikleri bu kimseler, çok hızlı bir şekilde saldırı başladılar. Ahmed b. İsmail ve İranlıların adeta bir ümidi olan Merdâvîc b. Zeyyâr gibi bü­yük padişahlar, bu kimseler eliyle yok edildiler. Bu kimseler, emir­lik ve iktidar elde edince İran kültür ve medeniyetine değişikliklere de yol açtılar. Tuslu üstad Firdevsî’nin (Al­lah’ın rahmeti üze­rine olsun) şu beyit­lerde buyurduğu bir durum or­taya çıktı:

Hünersiz bir köle şehriyar olunca ırk ve ululuk bir işe yaramaz.

Dünya üzerinde vefa kimsede kalmayınca ruhlar ve diller cefa ile dolar.

Tüm hazineleri etekleri altına alarak çalışıp da çalıştıklarını düş­mana su­narlar.

Gam, keder ve hüzün o derece olur ki mutluluk, Behrâm-i Gûr döne­mine özgü kalır.

Ne eğlence, ne tören, ne çalışma ne de zevk alma kalır. Her şey çare, tem­bel, silah ve tuzak.

Başkalarının zararını kendi menfaatlerinde ararlar dini de öne çı­karırlar.

Bu hikayeden çok şey geçince artık kimse özgürlerin tarafına bak­maz.

İstediklerinden kan akıtırlar, zamanı kan gölüne çevirirler.

Tüm bunlara rağmen İranlılar, bu ince bakışlı ve “küçük göz­lüler”e aşık­tılar ve şairler, kendi şiirlerinde onların güzellik ve çekicili­ğini vasfetmekle uğ­raştılar. Vefasızlık, her ne kadar bir ata­sözü haline geldiyse de onlardan hep vefa bekler oldular. Farsça ka­side söyleyen şairlerimizin kasideleri, IV/X. yüzyıl başlarından itiba­ren uzun bir müddet, bu Halhlı maşukların, Hitâlı dil­berlerin, Tirâzlı Türk­lerinin, Yağmâlı güzel yüzlüle­rin vasıflarıyla ve şairlerin bu köle­lere ve cariyelere yönelik söyledikleri aşk oyunları ve gönül kaptırma­larıyla dopdoludur.

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.