Perşembe 9 Şubat 2012 - 03:24

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۴:۵۴

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

Bu yeni bilim merkezinin ilk büyük işi, bilimlerin Arap diline ter­cüme edil­mesi ve çöl Arapçasının bir bilim dili haline getirilme­siydi. Bu iş, yani bilim­lerin çeviri ve aktarımı, bir grup büyük alimin eliyle başlamış oldu. Bunların bir kısmı adı geçen İran merkezlerinin dışındaki yerlerden özel­likle de Fırat nehri sahille­rindeki merkezler­den geliyorlardı. Bir diğer bü­yük grup da İran’ın bilim mer­kezlerinden Bağdat’a yöneliyorlardı. Bu bü­yük mütercimlerden –ki bunların ba­zı­ları ilk bilimsel eserlerini de Arapça olarak yazmışlardır– bazılarını aşağıda zik­rediyoruz:

Buhtîşû’un oğlu Corcîs ve onun oğlu Buhtîşû’ ve torunu Ceb­rail-i Gundişâpûrî. Bunlar, Mansûr döneminden Abbâsî hali­fesi Hârûn döne­mine ka­dar Bağdat’ta çeviri ve telif işiyle uğraştılar.

Hârûn döneminden itibaren Bağdat’ta tıp bilimiyle ve tıp ki­tapla­rının çeviri­siyle uğraşan ve bir süre bilimsel kitapların toplandığı, okunup in­celendiği ya da çevrildiği bir mer­kez olan Bağdattaki Beytu’l-Hikme’nin baş­kanlığını yürüten Mâsûye’nin oğlu Yuhanna da tıp alanın­daki kitapları telif etmekten geri kalmadı.

Rebben-i Taberî, Merv Bilim merkezinde yetişmiş olup tıp, ast­ro­nomi ve matematik alanında başarılıydı. O da İskenderiyeli mate­matik alimle­rinden olan Ptolemaios’un el-Micistî adlı eserini Yu­nanca’dan Arapçaya kazandırdı.

Mansûr’un müneccimi Nevbaht-i Ahvâzî ve oğlu Ebû Sehl-i Horşâzmâh, matematik kitaplarını Pehlevî dilinden Arapçaya tercüme eden kişilerdi.

Ferhân-i Taberî’nin oğlu Ömer de Hâlid-i Bermekî’nin oğlu Yahyâ’nın ve Sehl-i Zu’r-Riyâseteyn’in oğlu Fazl’ın hizmetinde bulun­muş ve Abbâsî­lerden Me’mûn için birkaç kitabı tercüme etmiştir.

Habîb’in oğlu İbrahim ve oğlu Muhammed Fezzârî-yi Bâlûlâ, ikisi de büyük müneccim ve matematikçilerden olup Hintçe yazıl­mış olan mate­matik kitaplarını Arapçaya aktaran ilk kişilerdendir. Meşhur eserleri, Hintçe’den Arapçaya ter­cüme ettikleri matematik ve astronomi mecmuası olan es-Sindu Hindû’l-Kebîr olarak tanınmış olan ve uzun bir dönem Müslüman müneccimle­rin yararlanma konusu olan Siddhântâ’dır. Meş­hur matematikçi Mûsâ-yi Hârezmî’nin oğlu Muhammed, bu eserin bir özetini derledi. Bu da uzun bir süre yarar­lanma ko­nusu oldu.

Zic-i Şehriyâr’ın mütercimi Ali b. Ziyâd-i Temîmî; Yûsuf-i Na­kil (müter­cim); doktor Çehârbaht’ın oğlu, Gundîşâpûrlu eczacı ve Galenos’un bir kısım ki­tapları­nın mütercimi İsa; Pehlevî dilinden Arapçaya değerli edebiyat ve tarih ki­tapları­nın mütercimi ve yazarı Dadeviye oğlu Rûzbih (Abdullah b. El-Mukaffa), Aristo’nun bazı man­tık kitaplarını da bu dilden Arapçaya tercüme etmiştir.

IV/X. yüzyılda ve bir kısmı V/XI. yüzyıl başlarına kadar yaşa­mış olan çok ünlü son İranlı mütercimlerden, ünlü hekim, müel­lif ve mütercim Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Adî el-Mantıkî (ö.364/974); meşhur hekim, müter­cim ve müellif Ebû’l-Hayr-i Humâr (Hasan b. Suvâr b. Baba ibn Behrâm); Hintçe felsefe, tıp, astro­nomi ve hikaye kitaplarından bir kısmını Arapçaya nakleden bü­yük düşünür ve ünlü ma­tematikçi Ebû Reyhân-i Bîrûnî (ö.440/1048) ismini saymak gerekir.

Tüm bu İranlı ve İranlı olmayan mütercimler aracılığıyla mantık, meta­fizik, tıp, hendese, hesap, heyet, astronomi, kimya, ziraat vb. alan­larda birçok kitap Arapçaya aktarıldı. Bu yolla değişik meş­hur milletle­rin bilimleri ve dün­yanın ilk dönemindeki Hindistan’dan tutun da İsken­de­riye ve Yunan’a kadar tüm bilim adamlarının eserleri, Müslüman alim­le­rinin elinin altına girdi. Müslü­manlar, bu kitaplar üze­rinde yaptıkları okuma, inceleme ve değerlen­dirme yoluyla Yunan, Hint, İran ve diğer medeniyetlerin bilimiyle tanışmış ol­dular. Onları birbirine katıp kendi yaptıkları inceleme, deney ve tecrübelerle kimi bilimlere eklemede kimile­rinde de çıkarmalarda ve düzeltme­lerde bulundular. Tüm bu bilim­lerin te­kamül dönemi ve Müslümanla­rın bilimlerin nakledilmesi ve dü­zenlenmesi yo­lunda çalışmalarından faydalandıkları devre, yeri geldiğinde de anlatı­lacağı üzere IV/X. yüzyıl­dır.

Bu büyük bilimsel harekette yer almış olan İranlı alimler, çeşitli ve her biri kendi işinde meşhur olup bilim dünyasının ilerlemesi nokta­sında inkar edi­lemez bir etkiye sahiptirler. Bu bilim adamların­dan bazıları yap­tıkları bilimsel tercü­melere ilave olarak değişik bilim dallarında telifler de kaleme almışlardır. Bun­dan önce mütercimler bölümünde bunları zik­ret­miştik. Onlar dışında bu üç yüz­yılda başka alimler de İslâmî ilimler ala­nında bilimin ilerlemesi için katkı­larda bulunmuşlardır. Şunlar gibi:

Ahmed b. Abdullah Hâsib-i Mervezî (ö.220/835), kendisine ait olan Kitâbu’l-Eb‘âd ve’l-Encâm ve Kitâbu Zic adlı eserler elde mev­cuttur.

Me’mûn’un çağdaşı olan Ebû Abdullah Muhammed b. Mûsâ-yi Hârezmî, bi­lim tarihinde çok üstün bir makama sahip olan eski dün­yanın matematik ala­nı­nın en büyük alimidir. Onun Arapça aslının ka­yıp olduğu fakat Latince tercü­me­sinin elde mevcut olduğu Hesap ki­tabı, Hint hesap usulünün İslâm ve Hıristi­yan dünyasına tanınması noktasında önemli bir etkiye sahiptir. Cebir ve orantı bili­minin olgun­laşması noktasında dünya bilim adamları arasında büyük bir paya sa­hiptir. Onun bu alandaki eserle­rinden biri Arapça adıyla Kitâbu’l-Muhta­sar fi Hisâbi’l-Cebr ve’l-Mukâ­bele adlı kitabının Latince ve İn­gilizce tercümesi mevcut olup meşhurdur.

Ebû’l-Abbâs Fazl b. Hâtem-i Tebrîzî, III/IX. yüzyılın bir diğer ünlü ma­tema­tikçi müelliflerindendir (ö.309/921 yılı dolayları). Öklides’in Kitâbu’l-Usûl adlı kitabının şerhi ve Simtu’l-Kıble adlı kitap ona ait olup basılmıştır.

Bu yüzyılın büyüklerinden Hârezmî, yani Muhammed b. Ke­sîr-i Fergânî’nin adı, İslâm aleminde Latince yazan yazarlar üzerinde büyük bir etki bırakmış ol­masından dolayı zikredilmeye değerdir. Onun eserlerin­den usturlab ile ilgili iki risale ve astroloji bilimi usu­lüyle ilgili kitabının Latinceye çevrileri elde mevcut­tur.

Varlıklı bir Horâsânlı aileden dünyaya gelmiş olan Mûsâ b. Şâkir-i Horâ­sânî’nin çocukları (Muhammed, Ahmed, Hasan), Bağ­dat’ta matema­tik alanın­daki telif, tercüme ve araştırma ortamını ge­liştirmiş ve diğer İranlılar gibi bu bi­limlerin ilerlemesi yönünde büyük etkiler bırakmışlardı. Bu üç kardeşten Muhammed (ö.259/873), hep­sinden daha ünlü olup ona ait olan “Kitâbu’l-Mahrûtât” adlı kitap bü­yük bir üne sahiptir. Hâce Nâsıreddîn-i Tûsî, bundan ya­rarlanarak bir eser yazmıştır. Bu kardeşlere ait olan “Ma’rifetu’l-Eşkâli’l-Basîte ve’l-Kurriye” adında bir başka eser de elimizde mevcuttur.

Meşhur matematikçi Ebû Ma’şer Cafer b. Muhammed-i Belhî, çe­şitli eserle­riyle günümüzde de eski dünyanın çok büyük matematikçi bilim adamları ara­sında sayılan bir konuma sahiptir. Onun eserlerin­den on iki kadar kitabı elde mevcuttur. Bunlardan birisi de Farsça’ya Risâle der İtti­sâl-i Kevâkib ve Kırânât adıyla çevrilmiş olan Kırânâtu’l-Kevâkib adlı kitabı olup elde mevcuttur.

Bu bilim adamlarının ve bunlara benzer diğer birkaç büyük ma­tema­tik­çinin II/VIII.  ile III/IX. yüzyılda İranlılar arasından çıkmış ol­ması, matematik, heyet ve astronomi bilimlerinin Sâsânîler döne­minde yükseli­şinin en üst derece­lerine ulaştığı gerçeğinin bir göster­gesi olup es­kiden beri İslâm dünyası araştır­macıla­rının bunu kabul et­tiği bir gerçek­tir.

Bu üst derecenin aynısını İranlılar, tıp bilimleri alanında da gös­ter­miş­lerdir. İran merkezleri arasında bundan önce de zikredildiği üzere Gundîşâpûr, tıp bi­limi alanında etkin ve üstün bir makam bul­muş ve bu merkezde, İran, Yu­nan ve Hint tıp bilimleri birbirine ka­rışmış, bu yolla söz konusu bilim dalında önemli ilerlemeler gerçekleşmiştir. Nitekim gö­rül­düğü gibi bu merkezin en ünlü hocala­rının Bağ­dat’a gitmeleriyle bir­likte onların bulundukları yerlerdeki ders ortamı da gitmiş oldu. Bu şehir de bir başkent ve siyasî merkez olmaktan bir anda bir tıp bilimleri merkezi ha­line dönüşmüş oldu. Dönemin en önemli ve en yetenekli ta­bipleri bu­rada ders vermek ve telif yapmakla ilgilen­diler.

Bunun üzerinden çok zaman geçmeden Huneyn b. İshak-i ‘Abbâdî (ö.264/877), kendine özgü eşsiz çabalarıyla Hippokrates ve Galenos’un eserleri­nin Arapçaya tercüme edilmesi noktasında bu yeni merkeze Yu­nanca rengini de katmış oldu. Huneyn de Gundîşâpûr ta­bipleri gibi tıp kitaplarını Arapçaya ter­cüme etmeğe ilave olarak tıp alanında Kitâbu’l-‘Ayn ve Kitâbu’l-Mesâil gibi Arapça telifler de ka­leme aldı.

Fakat ilk kez olarak İslâm medeniyeti içinde ünlü İskenderiye ve Yu­nan alimlerinin kitaplarının yerini tutacak esaslı bir tıp kitabı te­lif et­meyi başarabilen kişi, Mazenderanlı büyük alim Ali b. Rebben-i Taberî’dir. Ba­bası Rebben Sehl-i Taberî, Merv ilim merkezinde yetiş­miş kendi dönemi­nin filozof, hekîm ve mate­matikçilerinden olup “Rebben” yani “Üstad” olarak lakaplandırılmıştı. Hıristi­yanlık inancı üzerindeydi. Arap edebiya­tında ve kendi döneminin bilim dalla­rında üstün bir yeteneğe sahip olan oğlu, ömrünün bir kısmını doğum yeri olan Taberistân’da ge­çirdi ve 224/839 yılına kadar Mâzyâr b. Kâren’in veziriydi. O öz­gürlükçü emirin düşmesinden sonra Bağdat’a gitti ve halife el-Mu’tasım billah’ın vezirli­ğine seçildi. Ondan sonra da el-Vâsık ve el-Mutevekkil’in hizme­tinde bu­lundu ve Firdevsu’l-Hikme adlı ki­tabını el-Mutevekkil’in hilafeti­nin üçüncü yı­lında kaleme aldı. Bunun dışında tıp, eczacılık ve diğer ko­nularla ilgili kitapları da vardır. Bunlar içinden ed-din ve’d-devle ve Hıfzu’s-sıhha adlı kitapları elde mevcut­tur. İlk defa m.1928 yılında Ber­lin’de bastırılan Firdevsu’l-Hikme, aklî ve ilmî bir üslupla yazılmış ve ya­zılması esnasında büyük Yunanlı, İs­kenderiyeli, Hintli ve İranlı tabiplerin bilgilerinden ya­rarlanılmış tıp bilimleri dalında kap­samlı bir kitaptır. Bundan dolayı bu kitap müelli­fin zamanına dek İslâm medeni­yetinde en önemli ve en büyük tıp ki­tabı sayılmış ve İslâm tıbbının “Erkan-ı Er­baa=Dört Temel”inden biri olmuştur. Unutulmamalı ki İslâm tıbbının Er­kan-ı Erbaa’sından olan diğer üç temel de büyük İranlı tıpçılar, yani Muhammed Zekeriyya-yi Râzî (III/IX. ve IV/X. yüzyıl), Ali b. Abbâs-i Me­cûsî-yi Ahvâzî (IV/X. yüzyıl) ve Ebû Ali b. Sînâ (IV/X. ve V/XI. yüzyıl) ta­rafından kaleme alın­mışlardır.

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.