5- Abdullah b. Ali Cafer'den sonra kardeşi Abdullah b. Ali savaşa gitti. Onun da annesi Ümmü'l-Benin'dir. Abdullah savaşta şu recezleri okuyordu: Ben yücelikler, üstünlükler sahibinin oğluyum İşleri hayır üzere olan Ali'nin oğluyum O ki, Resulullah'ın ceza yağdıran kılıcı idi Sorunları ve korkuları giderendi. Ardından düşmana saldırıp öldürülünceye kadar savaştı. Taberî, Humeyd b. Müslim'den şöyle nakleder: O gün Hüseyin'in (a.s) şöyle dediğini duydum: Allah'ım! Onlara yağmur yağdırma ve onları yeryüzünün bereketlerinden mahrum kıl. Eğer kendilerine az bir ömür verecek olursan da, onları tefrika ve ihtilâf belasına duçar eyle, görüş ayrılıklarına düşür, türlü türlü yollara düşür. Hükümdarlarını asla onlardan razı etme. Çünkü onlar bizi, yardım vaadiyle davet edip daha sonra da bize karşı savaşa kalkıştılar! Humeyd şöyle diyor: Hüseyin'in yanında ancak üç veya dört yareni kaldığında, İmam (a.s) kendisine ince dokumalı göz kamaştırıcı bir Yemen şalvarı getirmelerini emretti. Şalvarı getirdiklerinde İmam (a.s) şahadetinden sonra düşmanların, onu üzerinden çıkarmamaları ve soymamaları için onun birkaç yerini yırtıp parçaladı. İmam'ın (a.s) yarenlerinden biri, "Böyle yapacağınıza altından kısa bir şalvar giyseydiniz ya!" dedi. İmam (a.s), "Böyle bir şalvar benim şanıma yakışmaz; böyle bir elbise zillet ve alçaklığın nişanesidir." buyurdu. Fakat şehit olunca Bahr b. Kâ'b o elbiseyi de İma-m'ın (a.s) üzerinden çıkararak onu çıplak bıraktı. Ebu Mihnef, Amr b. Şebib kanalıyla Muhammed b. Abdurrah-man'dan şöyle rivayet etmiştir: (Bu olaydan sonra) Bahr b. Kâ'b'ın elleri (anormal derecede) kışın terliyor ve yazın da odun gibi kuruyordu.
|