Perşembe 9 Şubat 2012 - 04:03

الخميس ١٧ ربيع الأول ١٤٣٣

پنجشنبه ۲۰ بهمن ۱۳۹۰ - ۰۵:۳۳

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

Arap propagandacısı zorba Emevî devleti yıkılıncaya dek du­rum bu şekilde devam etti. Nihayet İran halkı özellikle Horâsânlılar, Abbâsoğullarını Kufe’de, ondan sonra da İran’ın bir kasabası durumunda olan Bağ­dat’ta hilafet tahtına oturttular. Kendileri de dinî, siyasî, idarî, sos­yal ve askerî tüm işlerin yürütülmesi için onların etrafında kenetlen­di­ler. Abbâsoğullarının hilafetinden beri uzun bir zaman geniş İslâm mem­leke­tinin gerçek idareciliğini ve yöneticiliğini elinde bu­lunduran bu büyük kimseler, eskiden sahip oldukları ilmî bilgiler neticesinde, Sâsânî dö­nemi­nin ilerlemiş medeniyet eserlerinden yararlanmış ol­malarından dolayı Sâsânî dönemi geleneklerini ve adetlerini Bağdat’ta yeni­den uygulamaya koydular. Yapmış oldukları değişik ısla­hatların yanında bi­lim işiyle ve alimlerin teşvik edilmesiyle de uğraş­tılar. Büyük bir oranda kendilerinin etki­sinde kalmış olan ilk Abbâsî halifeleri de bu yolda onlara eşlik edip Bağdat’ta alimleri toplama yo­lunda mal harcayıp on­ları Yunan, Süryanîce, Pehlevîce, Hintçe ve Nabatça dillerinden ünlü bi­limsel kitaplar tercüme etmeye teşvik ettiler.

Bu yolda atılan ilk adım, ikinci Abbâsî halifesi Mansûr-i Devvânikî (136-158/753-775) döneminde atılmıştır. O, hastalığa ya­kalan­mış olma­sından dolayı, Gundişâpûr Hastanesi başkanını, yani ünlü İranlı Nasturî bir doktor olan Buhtîşû’un oğlu Corcîs’i Bağdat’a getirtip sonra da burada ikamet etme zorunda bıraktı. Ondan sonra da yavaş yavaş onun tanınmış alim, tabip ve eczacı talebele­rinden ve iş arkadaşlarından bir grup insan, Bağdat’a gelmeğe başlayıp o şehirde yazım ve eğitim-öğretim alanını ge­nişlettiler. Bu bilim adamları ara­sından Buhtîşû’un ailesinin seçkinlerin­den başka Mâsûye’nin oğlu Yuhanna, Çehârbaht’ın oğlu İsa, Yûsuf-i Nakil (mütercim) ve Sehl oğlu Şâpûr gibi kimseler, İslâmî tıp tari­hinde üstün bir makama sahiptirler.

Diğer yandan Abbâsî halifeleri, Mansûr döneminden itibaren, astro­nomi ku­rallarına olan inancın etkisiyle, İranlı büyük astronom ve mate­matikçilerden Nevbaht-i Ahvâzî ve oğlu Hurşâzmah-i Mekînî, Ebû Sehl ve Arapların valisi ko­numunda olan İranlı bir aile yani İbrahim b. Habîb-i Fezzârî ve oğlu Muhammed vb. gibi kimseyi kendi sa­raylarında topladılar. Bunlar da kendi telif ve öğretim işlerini bu kez Arap diliyle Bağdat’ta de­vam ettirdiler. Böylece adı ge­çen bilimsel merkezler yerine yeni bir bilim­sel merkez, Abbâsî halifelerinin ve İranlı vezirleri­nin ve yetkililerin maddî ve manevî gölgesi ve himayesi altında meydana geldi, Dımeşk ve Har­ran’dan, ayrıca Huzistân, Horâsân ve İran’ın diğer bölgelerinden birçok alimi kendine çekti. Çok geçmeden de eski dünyanın en büyük bir bilim merkezi haline gelerek İslâm devleti topraklarında bir­çok değişik bilim merkezi­nin ortaya çıkmasına kaynaklık etti.

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.