Cuma 18 Mayıs 2012 - 04:44

الجمعة ٢٧ جمادى الآخرة ١٤٣٣

جمعه ۲۹ ارديبهشت ۱۳۹۱ - ۰۶:۱۴

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

4- Hayber Arazileri

 Hayber, Medine'nin sekiz menzillik (yaklaşık 90 km.) uzaklığında, Şam yolu üzerinde yer almıştır. "Hayber Vilayeti" denen bu bölgede yüksek surları, çok miktarda tarla ve hurmalıkları olan sekiz kale vardı. Yahudi azgınları orayı sığınak edinip Arap kabileleriyle ittifak kurdular.

 

 Resulullah (s.a.a) Hudeybiye'den döndükten sonra, hicretin yedinci yılının safer ayında veya o yılın rebiulevvel ayının birinci günü bir orduyla Hayber üzerine yürüdü ve Cabir b. Abdullah dışında Hudeybiye'ye katılmayanların hiçbirine Hayber Savaşı'na katılma izni vermedi. Çünkü onlar Hudeybiye'de Resulullah'ın (s.a.a) yanında yer almaktan sakınmış ve yaygara çıkararak Müslümanları korkutmuşlardı.

 

 Resulullah (s.a.a), Yahudileri bir ay boyunca Hayber'deki kalelerinde kuşatmış ve her gün kaleden çıkan on binlerce Yahudi'yle savaşmıştı; nihayet bazı kaleleri savaşarak ve bazılarını da sulh ve barışla ele geçirdi.

 

 Resulullah (s.a.a) savaşarak ele geçirdiği savaş ganimetleri-nin humusunu alıp geri kalan beşte dördünü Hudeybiye ve Hayber Savaşı'na katılan Müslümanlar arasında bölüştürdü. Fakat toprağı işleyecek elamanları olmadığı için o arazilerde çiftçilik yapıp mahsullerinin yarısını kendisine vermeleri şartıyla Yahudilere bıraktı.

 

 Resulullah'ın (s.a.a) Hayber'i 36 hisseye bölüp her hisseyi de 100 hisseye ayırdığı, on sekiz bölümünü kendisine ve on sekiz bölümünü de aralarında bölüşmeleri için diğer Müslümanlara verdiği ve Re-sulullah'ın (s.a.a) payının onlardan birinin payı kadar olduğu söy-leniyor.

 

 Ve yine denilmiştir ki, Müslümanların hissesi olan iki payı Hu-deybiye'ye katılanlarla Cafer b. Ebu Talib'le birlikte Habeş'ten dönenler arasında bölüştürdü.

 

 Yine onun humus payının "el-Ketibe", Müslümanlara ulaşan ise, "Şekka, Nutah, Selalim ve Vetih" olduğu, Hz. Resulullah'ın (s.a.a) onları mahsulünün yarısı karşısında Yahudilere bıraktığı söylenmektedir.

 

 Oradan elde edilen mahsul Ömer'in hilafetine kadar Müslümanlar arasında bölüştürülüyordu; fakat Ömer ekilen tarlaları her birinin hissesine göre onlar arasında bölüştürdü.

 

 Sire-i İbn Hişam, İktifâ ve diğer kaynaklarda şöyle geçmiştir (biz İbn Hişam'dan naklediyoruz):

 

 Ketibe, Allah'ın humusu, Resulullah'ın (s.a.a) hissesi, zevi'l-kurbanın ve miskinlerin payı, Hz. Resulullah'ın (s.a.a) eşlerinin masrafları ve sulh için Resulullah (s.a.a) ile Fedek ahalisi arasında vasıta olanların hissesidir.

 

 Futuhu'l-Buldan'da da şöyle geçer: Resulullah'ın (s.a.a) eşlerinin de onda hisseleri vardı; Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki:

 

 Sizden isteyeniniz onun meyvesinden ve isteyeniniz de ziraatından alsın; hatta isterse onu miras bıraksın.

 

 Meğazi-i Vakidî'de, "Sehmani'l-Ketîbe" isminin nasıl verildiği de genişçe açıklanmıştır.

 

 Vefau'l-Vefâ'da ise şöyle geçer:

 

 Vetih ve Selalim halkı Resulullah (s.a.a) ile sulh yapınca bu ikisi Resululah'a has yerlerden oldu ve Ketibe onun humusunun bir parçası sayıldı. Ketibe, Vetih ve Selalim tarafında yer aldığı için onlarla bir sayılıp Resulullah'ın (s.a.a) geriye bıraktığı sadakalarından sayıldı! Bunun nedeni ise Hayber kalelerinin bir kısmının savaşla ve bir kısmının ise sulh ve barışla fethedilmesidir.

 

 Bu konuda nakledilen çeşitli rivayetleri bu şekilde toplayabiliriz.

 

 Kadı Maverdî ve Ebu Ya'la demişlerdir ki:

 

 Resulullah (s.a.a) Hayber'in sekiz kalesinden üç tanesini mülk edinmiş, bunlar; Ketibe, Vetih ve Selalim kaleleridir.

 

 Ketibe'yi humus ganimetinden almış, Vetih ve Selalim'i ise savaşmadan ele geçirildiği için yüce Allah "fey" olarak Hz. Resulullah'a (s.a.a) vermiştir. Böylece bu üç kale Resu-lullah'a (s.a.a) has fey ve humus olmuştur.

 

 Müellif der ki: Onların sözünü teyit eden bir nokta da şudur: On-lar demişlerdir ki, Resulullah (s.a.a) Hayber'de 18 hisse almıştır. Bu ise Hayber'e katılan diğer savaşçıların hisselerinin toplamına eşittir. Bu ise Allah Teala'nın, Hayber'in bir bölümünü, fethi için at koşturulup savaşılmadan Resulullah'a (s.a.a) vermiş olmasını gerektiriyor. Böylece bu da Hz. Resulullah'ın (s.a.a) savaşarak ele geçirdiği humus hissesine eklenerek Resulullah'ın (s.a.a) toplam hissesini diğer Müs-lümanların hissesinin toplamıyla eşit duruma getirmiştir.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.