Cuma 18 Mayıs 2012 - 04:32

الجمعة ٢٧ جمادى الآخرة ١٤٣٣

جمعه ۲۹ ارديبهشت ۱۳۹۱ - ۰۶:۰۲

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

2- İslâm'ın Zuhurundan Sonra

İslâm'ın zuhurundan önce ve cahiliye döneminde durum böyle idi. Fakat İslâm'ın zuhurundan ve İslâm dini tarafından humusun yasanmasından sonra humus farz bir amel hâline geldi. Kur'ân-ı Kerim ve hadislerde Humus'tan şöyle bahsedilmiştir:

 

a) Kur'ân-ı Kerim'de Humus:

 

Yüce Allah Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:

 

Eğer Allah'a ve ayrılma gününde, o iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuz (Muhammed)e indirdiğimiz şeye inanmışsanız bilin ki kazandığınız şeylerin beşte biri, Allah'a, Elçisine ve yakına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalana aittir. Allah her şeye kadirdir.

 

Bu ayet, her ne kadar özel bir konuda nazil olmuşsa da genel bir hükmü beyan etmektedir ki o da her türlü kazançtan müstahak olan kişilere humus ödemenin farz oluşudur. Çünkü eğer bu ayet sadece savaş ganimetlerini kapsayacak olsaydı, Allah Teala'nın, "Bilin ki savaşta elde ettiğiniz şeylerden..." şeklinde veya "Düşmandan elde ettiğiniz ganimetlerden…" diye buyurması ve "kazandığınız şeylerin..." şeklinde buyurmaması daha uygundu.

 

Bu yasamada, İslâm dini, cahiliye dönemindeki dörtte bir yerine önderlik hakkını beşte bir olarak tayin ederek miktarı azaltırken diğer taraftan da humus alanların sayılarını çoğaltmıştır. Şöyle ki, onun bir payını Allah'a, bir payını Resulüne ve bir payını da onun yakınına, üç payını da Resulullah'ın (s.a.a) yakınlarından yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara tayin etmiştir. Ve humusu, savaş ganimetlerine has kılmayıp elde edilen her türlü kazançta farz kılmış, cahiliye dönemindeki "mirba" karşısında onu "humus" diye adlandırmıştır.

 

Ve zekât kavramı, daha önce de dediğimiz gibi Allah Teala'nın mallardaki hakkıyla eşit olduğundan, Kur'ân-ı Kerim'de nerede (yaklaşık otuz ayette) zekât ödemeye teşvik edilmişse, insanın kazandığı her şeyden farz sadaka ve humusu ödemeyi de emretmiş ve yüce Allah, mallardaki hakkını sadaka ve humus ayetlerinde tam olarak açıklamıştır.

 

Humus hakkında Kur'ân-ı Kerim'de bulduklarımız bunlardan ibarettir.

 

b) Sünnette Humus:

 

Hz. Resulullah (s.a.a) savaş ganimetlerinden ve define, hazine ve maden gibi savaş ganimetleri dışındaki gelirlerden humus ödenmesini emretmiştir. Bu konuyu İbn Abbas, Ebu Hureyre, Cabir b. Abdullah, Ubade b. Samit, Enes b. Malik rivayet etmişler ve Ah-med b. Hanbel kendi Müsned'inde, İbn Mâce kendi Sünen'inde kaydetmişlerdir. Biz burada Ahmed b. Hanbel'in İbn Abbas'tan naklettiği rivayeti zikrediyoruz:

 

Resulullah (s.a.a), define, hazine ve madenden humus verilmesini emretti.

 

Sahih-i Müslim, Sahih-i Buharî, Sünen-i İbn Mâce, Tirmizî, İbn Mâce, Muvatta-i Malik ve Müsned-i Ahmed b. Hanbel'de Ebu Hureyre'den Hz. Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğu rivayet edil-miştir:

 

"el-Acmâu curhuha cubarun, ve'l-me'dinu cubarun ve fi'r-rukazi el-hums." Yani, hayvanın vurduğu yara hederdir yani diyeti yoktur; maden de böyledir; rukaza'da (define ve madende) ise humus vardır.

 

Fakat Müsned-i Ahmed'de geçen bazı rivayetlerde hadisin baÅŸ tarafı şöyledir: "el-Behîmetu akluha cubarun." Yani, hayvanın yaralamasının diyeti yoktur..."

 

Ebu Yusuf,[4] bu hadisi "Harac" kitabında genişçe açıklamış ve şöy-le demiştir:

 

Cahiliye döneminde bir kişi bir kuyuya düşerek ölseydi, gelenekleri gereğince o kuyu onun kan parası sayılırdı. Eğer bir hayvan onu öldürseydi o hayvanı ve eğer ölmesine bir maden neden olsaydı kan pahası olarak o madeni alırlardı. Dolayısıyla, bir kişi Hz. Resulullah'a (s.a.a) bunun hükmünü sorunca o şöyle buyurdu:

 

"Hayvanın açtığı yaranın diyeti yoktur; maden ve kuyunun da yoktur; rukaz'a (defineye) ise humus lazım gelir."

 

Daha sonra ondan, "rukaz"ın ne olduğunu sordular. O, "Allah Teala'nın yaratışın tâ başından beri yerde kıldığı altın ve gümüştür." cevabını verdi.

 

Müsned-i Ahmed'de Şa'bî kanalıyla Cabir b. Abdullah'ın Resu-lullah'tan (s.a.a) şöyle rivayet ettiği nakledilmektedir:

 

Evcil hayvan, kuyu ve madenin kan pahası yoktur; fakat defineye humus lazım gelir.

 

Şa'bî, bu hadiste geçen "rukaz"ın define anlamına geldiğini söylemiştir.

 

Müsned-i Ahmed'de Ubade b. Samit'ten şöyle rivayet edilir:

 

Hz. Resulullah'ın (s.a.a) bıraktığı kurallar şunlardır: İnsanın ölmesine neden olan maden, su kuyusu ve hayvanın diyeti yoktur.

 

Bu hadiste geçen "Acmâ" dört ayaklı hayvan ve benzerleri, "cubar" ise karşılıksız ve heder olmak anlamındadır. Re-sulullah (s.a.a) define ve maden için humus tayin etmiştir.

 

Müsned-i Ahmed'de Enes b. Malik'ten şöyle rivayet edilmiştir:

 

Hz. Resulullah (s.a.a) ile birlikte Hayber'e doğru hareket ettik. Yanımızdakilerden biri def-i hacet için bir harabeye gitti ve kendini temizlemek için harabenin duvarından bir toprak parçası koparınca oradan altın döküldü. Adam altınları alarak Resulullah'ın (s.a.a) huzuruna getirdi ve olanları anlattı. Resulullah (s.a.a), onları tartmasını emretti. Adam itaat etti, onları tarttı ve iki yüz dirhem olduğunu gördü. Bu-nun üzerine Resulullah (s.a.a), "Bu definedir ve buna humus lazım gelir." buyurdu.

 

Yine Müsned-i Ahmed'de şöyle geçer:

 

Medine'den bir kişi Resulullah'a (s.a.a) birtakım sorular sordu. Bu sorulardan biri şöyleydi: Bir harabeden bir define bulacak olursak vazifemiz nedir? Resulullah (s.a.a), "Ona, de-fine ve madene humus taalluk eder." buyurdu.

 

Nihayetu'l-Lügat, Lisanu'l-Arab, Nihayetu'l-Erib, Ikdu'l-Ferid ve Usdu'l-Gabe'de "seyebe" sözcüğünde şöyle geçer, (biz Nihayetu'l-Lügat'tan naklediyoruz):

 

Hz. Resulullah (s.a.a), Vail b. Hacer'e şöyle yazdı: "Su-yubda humus vardır." Suyub ise, define anlamındadır. Daha sonra açıklamada bulunarak şöyle yazdı: Suyub, madende bulunup çıkarılan altın ve gümüş damarlarıdır; suyub "seye-be"nin çoğuludur. Resulullah'ın (s.a.a) "suyub"dan maksadı, cahiliye döneminde defnedilen mallar veya madendir; çünkü bu, yüce Allah'ın onu elde eden kişiye lütuf ve bağışıdır.

Resulullah'ın (s.a.a) bu mektubunun tamamı KalkaÅŸendî'nin Ni-hayetu'l-Erib kitabında geçmiÅŸtir. 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.