1- Makâm-ı İbrahim Yüce Allah Kur'ân-ı Kerim'de "İbrahim'in durduğu mekân olan o yeri, namaz mahalli edinin." buyurmaktadır. Makam-ı İbrahim hakkında Sahih-i Buharî'de özetle şöyle geçmektedir: Hz. İbrahim ve İsmail (Allah'ın selâmı onların üzerine ol-sun) Kâbe'yi bina ederken Hz. İsmail taş getiriyor, Hz. İbrahim de temel atıyordu. Böylece duvarların temeli tamamlanmış oldu. Hz İsmail, bugünkü makam taşını getirip babasının ayağının altına koydu, Hz. İbrahim bu taşın üzerinde durarak temelin üzerine duvar yapmaya başladı. Hz. İsmail taş getirmekte, Hz. İbrahim de duvar örmekteydi, böylece duvarlar tamamlanmış oldu. Bir diğer rivayette de şöyle denilir: Duvarlar yükselince, yaşlı adamın (Hz. İbrahim) boyu yetişmediğinden, oğlu bir taş getirip ayağının altına koydu. Böylece Hz. İsmail taş getiriyor, Hz. İbrahim de duvarı örüyordu. Bu vakadan da anlaşılacağı üzere ve ayette de açıkça belirtildiği gibi yüce Allah, Hz. İbrahim'in (a.s) Kâbe yanındaki ayak taşının ardında namaz kılınmasını emretmek suretiyle Hz. İbrahim'in (a.s) anlamlı bir şekilde anılmasını irade buyurmuştur ki, bizzat Alemlerin Rabbinin emretmiş olduğu bu âmelin şirk telakki edilmesi mümkün değildir. |