| 15-SADİ 15- Sa’dî: Şeyh-i Ecel Sa’dî-yi Şîrâzî ve nazım eserleri konusunda bundan önce söz edildi. Nesir konusunda da şiirde sahip olduğu aynı makama sahiptir. Onun yazarlık noktasındaki önemi birkaç yönlüdür. Birin¬cisi, Sa’dî sanatlı nesirde VI/XII. ve VII/XIII. yüzyılın sanatlı yazan yazarlar hareketini takip etmedi. Aksine ortaya çıkarmış olduğu kendine özgü bir üslupla orta bir yolu ortaya çıkarmaya çalıştı. Gulistân adlı eseri bu üslupla olup temeli nefsin terbiye ve arındırılması üzerine kuruludur. Her bir bölümü bir grup hikayeden oluşur. Sa’dî’nin nesri temelde şiirleri gibi sade ancak mucizevî ve şaşırtıcı bir fe¬sahatle iç içedir. Güzel, çekici, tatlı, akıcı ve heyecan verici bir nesirdir. Sade ve kolay bir nesir olup bu sadelik ve kolaylıkla birlikte yazarın istediği her tür sanat ve süslemeyle de örülü ve güzelleşmiştir. İster Gulistân’da ister diğer mensur eserlerinde olsun ibareler arasına serpiştirilen şiirler sadece süsleme amacıyla olup Şeyh’in söylemek istediğinin dışında bir şey değildir. Aksine adet olarak nesirde açıklamış olduğu konunun devamıdır. Sa’dî’nin mensur eserleri şunlardır: 1- Sufilerin ve zikir ehlinin oturumları tarzında düzenlenmiş olan ve kesinlikle Şeyh’in vaaz kürsüsünde söylediği vaazlarından oluşan beş meclisten oluşan risaleleridir. Bu risalelerde Arapça veya Farsça nazım ve nesir karışık verilmiş ve temelleri sadelik üzerine kurulmuştur. 2- Şemsuddîn Muhammed Sâhibdîvân-i Cuveynî’nin birkaç sorusunu ve Şeyh’in cevaplarını içeren bir risaledir. Sa’dî’nin bu risaledeki sözü de güzel ve zarif ifadeler halin¬dedir. 3- Akıl ve aşk konusunda bir risale olup Sa’dî’nin Sa’duddîn adında bir kişiye verdiği cevaplardan oluşur. Şeyh’in dilinden onun manzum sorusu şudur: “Hak yola giderken kişiye akıl mı yol gösterir aşk mı?” Sa’dî, ona ver¬iği cevabında aşkı hakka ulaşmak için akıldan daha ön¬celikli kabul etmiştir. Yazarın bu risaledeki üslubu sade, bir ölçüye kadar da Gulistân tarzındadır. 4- Nasihatu’l-Mulûk yada “Nesâyihu’l-Mulûk”, siyaset konusunda bir risaledir. Bu risale sade, çok açık bir nesir ve eski üstatların üslubuna göredir. Zaman zaman da vezin ve seci’ tadıyla karışmıştır. Zikredilen bu risaleler dışında Şeyh’in külliyatında başka risalelerle de karşılaşırız ki bunların bir kısmı onun mektupları gibi görünmektedir. |